Lara'dan
Henüz uykuya dalmamıştım, çünkü düşüncelerim beni esir etmişti. Neden buradayım? Hala anlamıyorum ve evime düzenime dönmek istiyorum, aynı zamanda da bu ekipden kopmak istemiyordum. Düşüncelerimden telefonumun sesiyle sıyrıldım. Telefonumda Duru yazıyordu. Bekletmeden açtım. "efendim Duru" "kanka sen neredesin, aradın beni sonra yüzüme kapattın. Aras'ı aradım bilmiyorum dedi. Şirkete gelmişsin. Hani buluşacaktık. Beni ektin mi? Evine gittim yoksun. Endişelendim senin için, yüz kere aradım açmıyorsun telefonları. Eylül ve Aras'a aradı. Birşey mi oldu. Lara konuşsana" Duru'nun endişeli sesiyle derin bir iç çektim "sakin olursan konuşacağım" "tamam sakinim, anlat neredesin" derin bir nefes alıp konuşmaya başladım. "seni aradığım gibi telefonum kapandı, yeni şarj edebildim. Sana söyleyeceğim şey buluşmayacağımızdı. Nedenini sakın sorma, Aras'a ve Eylüle söyle merak etmesinler" dedim ve yüzüne kapattım. "oh çok şükür Duru'nun dilinden kurtulduk" dedim kendi kendime. Telefonumu bıraktım ve kendimi uykuya hazırladığım sırada kapı sert bir şekilde açıldı. Kapını sert bir şekilde açılmasıyla olduğum yerde zıpladım "kimden kurtuldun?!" dedi, hem sert hemde bağırdığı sesiyle, Onursuz direk bey. Ben ne olduğunu bile anlamadan, telefonumu eline aldı. Diğer eliyle de kolumu tutup beni resmen sürükledi. Karan bey yanımıza kadar gelip beni direğin ellerinde kurtardı. Birbirlerine bağırmaya başladılar "bırak Karan bırak, bu kadında seni yüz üstü bırakacak! bunu da aramıza soktular! O da hai-" "cümleni tamamlama Onur! Lara hain değil! Herkesi aynı kefeye koyma!" Onur sinirli olduğunu belli eden derin bir nefes aldı "evden ya bu kadın gidecek ya da ben seçimini yap Karan" neden beni seçsin ki, an yakın arkadaşını, dostunu seçer tabiki de. Ama kolumdan tutulup sürüklendiğim evde de duracak değildim tabiki de. Direk beyin elinden telefonumu çekip aldım. "seçim yapmasına gerek yok ben giderim."dedim ve kapıya doğru yöneldim. Aklıma gelen şeyle onlara geri döndüm "kurtuldum dediğim şey arkadaşımın diliydi, umarım bir daha dinlemeden yargılamazsın. Eğer böyle yapmaya devam edeceksen bende Beyza için üzülmeye başlayayım." sözüm bittiğinde kapıya doğru geri döndüm ve o evden çıktım. Kapıdaki korumalar gitmeme izin vermiyordu."hanımefendi gidemezsiniz Karan beyin emri var" "başlarım Karan beyine de emrine de! Bırakın lan beni! Eşkiyamısınız siz! Polisi aramamı istemiyorsan bırak beni!" içerde yaşadığım öfke ile korumaya patlamıştım. "efendim bizde emir kuluy-" cümlesini Onursuz direk bey ve diğerleri böldü. Diğerleri dediğim Efe, Baran, ve Mert'di. 4 kişi beni istemiyor ve bana güvenmiyordu. Diğerleri yani Karan bey, Bora bey, Yiğit bey ve Emir bey bana güveniyordu ama arkadaşlarını şeçtiler. "bırak gitsin Hakan" dedi Direk. Sinir adam ya sanki ben sana çok meraklıyım. Sonra bana döndü "Eğer Kaan'ın söylediklerini bir başkasına söylersen seni kendi ellerimle öldürürüm" beni sinirlendiriyordu "ay çok korktum, gidiyimde ülke değiştireyim. Bana bak ben senin bildiğin kadınlardan değilim. Ne yaşadıysanız yaşadınız beni onlarla bir tutma" sinirlendiğini biliyordum. Öfkeyle konuştu "buradan defolup git yoksa ben seni gönderirim ama başka dünyaya" "merakınız değilim" Emir beylerin kapıdan çıktığını fark ettiğimde onlara döndüm. "Emir bey istediğiniz dosyalar ve istifam yarın masanızda olur" Emir bey önce Onur'a sert bir bakış attı sonrada bana döndü "Lara bunlar adına ne desem az olur. Şirkette sana ihtiyacımız-" onu elimle durdurup söze girdim "Emir bey ben kararlıyım, kendinizi boşuna yormayın ve arkadaşlarınız adına birşey demenize gerek yok, onlar taraflarını belli ettiler sadece. Size iyi günler dilerim" dedim ve o eve bir daha geri dönmek istemeden kapısından çıktım. Kendimi ilk defa bir yere ait hissetmiştim ve oradan kovulmuştum. Sanırım onları asla affetmeyeceğim.
Karan'dan
Onur Lara'yı odaya gönderdikten sonra bana döndü "oğlum hayatımızı anlatsaydın kadına!" sert çıkışmasına aldanmadım "neden böyle bir şey yaptın?" de sordu Baran. Ona döndüm "güveniyorum çünkü." Onur sinirle nefes aldı "oğlum sen en son Büşra'ya güvendin, ne oldu?, arkadaşım dostum dedin ne oldu? Sattı seni, sattı bizi! Lara'da yapacak aynısını, senin bizim bütün zaaflarımızı düşmana ötecek! Hem sen bu kadar çabük güvenen biri değilsin ne varda bu kıza güvendin he! Bir daha kimseye güvenmeyeceğim diyen sen değilmiydi? Ne değiştide bu kadına-" "Aşık oldum çünkü, ben Lara'ya aşık oldum. Oldu mu? Ben kadına sırılsıklam aşık oldum. Onda kimsede olmayan güzellikler, duygular, hisler tattım. Ben ilk defa bir kadının ağlamasına dayanamadım. Ben onun konuşurkenki ses tonuna, gülerken kısılan gözlerine, utandığında da sinirlendiğinde de kızaran yüzüne, her şeyine aşık oldum Onur anlıyor musun? Sen Beyza'ya aşık olamadın mı?" ağzımdan çıkanlar gerçekti ben gerçekten Lara'ma aşık oldum "aynı şey değil-" "tam olarak aynı şey, hatırlatırım sen Beyza ile barda tanıştın." "herkez bir değil Karan, bu işe karımı katma" benim gerçekten sinirimi bozmuştu "herkez bir değilse neden Lara'yı o kadına benzetiyorsun? Neden kıza böyle davranıyorsun?" haksız çıkmasının siniriyle mutfaktan çıkıp merdivenlere yöneldi. Onu yalnız bırakmanın daha iyi olacağını düşünerek yanına gitmedim. Merdivenden gelen koşuşturma sesleriyle, salondan çıkıp merdivenlere yöneldim. Onur Lara'nın bileğini sıkıca tutmuş, sürükleyerek kapıya doğru götürüyordu. Lara daha yeni yaralanmıştı ve canı acıyordu, hemen Onur'a engel oldum. Lara telefonunu alıp çıktığında Onur'a döndüm. "kendin gibi davranmıyorsun" cümlemi henüz bitirmemişken Onur arkasını dönüp kapıya doğru yürüdü ve dışarı çıktı. Lara'yı o halde asla yalnız bırakamazdım. Bir de istifa edecekmiş Onur yüzünden. Onur'a sert bir bakış gönderdikten sonra Lara'mın peşinden evden çıktım. Çoktan taksiye binmişti bu yüzden hemen arabama atlayıp taksiyi takip ettim. Lara'nın evine geldiğimizde taksi durdu, içinden insanı büyüleyen güzelliği ile Lara'm çıktı. Evine çıkana kadar onu izledim, deniz kızı olan bir tane prenses vardı Hımm adı neydi ya... Ariel evet Arieldi. Lara benim Arielimdi. Kızıl saçları ve zümrüt rengi gözleriyle insanı büyüleyen prenses Ariel, prensi için ailesinden, düzeninden ve benliğinden vazgeçmişti. Peki benim Arielim, benim için herşeyinden vazgeçer mi? Sanmıyorum, daha benim ona olan duygularımı bilmiyor, beni sadece patronu olarak biliyordu. Ben bunu değiştirebilir miydim?