İçeriğe geç

GİZLİ İŞLER

Bölüm 2 · 4 dk okuma

GİZLİ İŞLER

Bölüm 2

2. BÖLÜM

EMİR'DENYakın burayı...Ve Mihrimah'ın kafasının düşüşünü izledim, kalbim sıkıştı, nefesim kesildi, yer ayaklarımın altından kaydı gitti. Fatih'in beni kuvvetlice sarsması ile yavaş yavaş kendime geldim.

FATİH: "Emir Hadi toparlan içeri girmemiz lazım, Mihrimah hala içerde."

EMİR: "Doğru, doğru Mihrim içeride yaralı onu çıkarmam lazım." dedim sayıklarcasına. Kapıyı açıp koşmaya başladım, önden korumalar arkadan biz son hızı içeri giriyorduk. Tam biz girdiğimiz an adamlardan biri kibriti yerlere döktükleri benzinin üzerine attı ve arkadaki kapıdan çıktı. Koşarak Mihrimah'ın yanına gittim yüzü acıdan kasılmış bir halde yatıyordu. Hemen kucağıma aldım.

FATİH: "Hadi Emir alevler yükselmeden çıkmamız lazım acele edelim."

EMİR: "Arkandayım." Fatih öndeki adamlara seslendi "Hemen çalıştırın arabayı." O yolu nasıl geldiğimi bilmiyorum. Depodaki revire geldik Hastaneden daha güvenliydi ne zaman ağır bir hastamız olsa buraya getirirdik, Arif abi doktorumuzdur. Kendisi çok güvenilir birisidir, buraya ilk defa bir kadın getirdiğimi görünce şaşırmıştı açıkçası. Mihrimahı sedyeye bıraktım.

EMİR: "Abi acil müdahale lazım çok kan kaybetti." Arif abi bir kafa hareketi yaptı Fatih yanıma gelip kolumdan tuttu ve beni dışarı çekti. 2 saat sonra Arif abi dışarı çıktı ve yanımıza yaklaştı.

ARİF: "Şu an durumu iyi ama yarına kadar burada kalsın yakınlarına haber verin de merak etmesinler."

EMİR: "Tamam abi çok sağ ol."

ARİF: "Siz Sağ olun. Dikkatli olun kız kendini çok zorlamasın dikişleri açılırsa yarası zor kapanır."

EMİR: "Tamam abi dikkat ederiz." Arif abi başıyla son bir selam verip yanımızdan ayrıldı.

FATİH: "Emir bir kız vardı sürekli evine giren neydi adı Çiğdem... değil Buğlem... değil buldum Çiçek."

EMİR: "Evet evet Çiçek ona haber verelim uzun zamandır konuşamayınca merak etmiştir."

FATİH: "Tamam ben hallediyorum sen dinlen biraz."

ÇİÇEKTEN

ÇİÇEK: "Of abi yok cevap vermiyor çıldıracağım, evde de yok ya başına bir şey geldiyse, ya zor durumdaysa, ya hastalandıysa?"

ATAKAN: "Ya kızım bir sakin ol işi vardır belki bir bekle."

ÇİÇEK: "Ne işi ya? Kaç saat oldu sabah da kimse evden çıkarken görmemiş, kesin bir iş var. Ne olur Allah'ım bir şey olmamış olsun ya."

ATAKAN: "Of of neden ağlıyorsun şimdi? Allah'ım yarabbim bekle su getireyim." Ne ara ağlamaya başladım bilmiyorum içimde büyük bir sıkıntı var ve çok endişeliyim. Neden cevap vermez bir insan, merak edeceğimi bile bile ya başına bir şey geldi ya da... ya da yok düşünmekten kafayı yiyeceğim artık bir bulayım onu benden çekeceği var.

ATAKAN: "Al bakalım suyun, ağlama artık abiciğim ya. Ne anlaştık biz seninle izinsiz ağlayamazsın, yok öyle kafana göre gözlerinden İnci dökmek, hem mihri güçlüdür biliyorsun."

ÇİÇEK: Of evet ama içimde kötü bir his var abi ya ne bileyim." (telefon çalar)

ATAKAN: "Bak arıyor." Hemen telefona koştum arayan mihrimdi.

ÇİÇEK: "Alo Mihri Neden cevap vermiyorsun kızım. Ne hallere girdim burada. Evde yoksun telefonun kapalı krizi mi geçirteceksin bana? Ağlamaktan kızardım ya, deli misin sen?"

FATİH: "Çiçek hanım sizsiniz değil mi?"

ÇİÇEK: "Sen Mihri değilsin. Sen kimsin? O telefonun sende ne işi var? Ne yaptınız Mihrime?"

FATİH: "Çiçek hanım sakin olun. Ben Fatih korkmanızı istemem ama Mihrimah Hanım şu an hastanede, yani sayılır."

ÇİÇEK: "Ne demek Hastanede, ne demek sayılır? Ne diyorsun sen be, ne oldu benim kuzuma?"

FATİH: "Eğer bize adresinizi verirseniz size ulaşmamız kolaylaşır."

ÇİÇEK: "Peki peki Mihrimi nasıl göreceğim?"

FATİH: "Siz mesajda iletin adresinizi sizi almaya geleceğiz."

ÇİÇEK: "Tamam atıyorum hemen ve bekliyorum." Hemen adresi atıp beklemeye başladım. Hastane demişti neden, ne oldu Mihrime, kim ne yaptı? Kafamda milyonlarca soru, ne yapmalıyım, ne düşünmeliyim. İnşallah iyidir, inşallah... Yarım saat sonra farklı bir numaradan arama geldi.

FATİH: "Çiçek Hanım aşağıya inebilirsiniz, geldik. Bu benim numaram. Ben Fatih."

ÇİÇEK: "Geliyoruz." Hemen aşağı indik, kapıda VIP türü camları filmli bir araba bizi bekliyordu. Bizi görünce içinden adamlar çıktı. İçlerinden biri elini uzattı.

FATİH: "Ben Fatih size eşlik edeceğim."

ÇİÇEK: "Ben Çiçek memnun oldum."

FATİH: "Peki ya siz?" diyerek abime döndü.

ATAKAN: "Ben Atakan." dedi abim sonrasında hızlı bir şekilde arabaya bindik ve yol almaya başladık. 20 dakikayı aşkın bir süre sonra araba durdu. Ama geldiğimiz yer hastane değildi. Adamlar indi ve bizim de kapımız açıldı. Önden abim arkasından ben indim arabadan. Abim eliyle beni durdurdu.

ATAKAN: "Hastane demiştiniz, burası bildiğimiz depo."

FATİH: "Mihrimah Hanım içeride Lütfen içeri girelim."

ÇİÇEK: "Abi Mihrimah yanlarında olmasa telefonuna ulaşamazlardı."

ATAKAN: "Doğru ama hemen yanımda dur sakın ayrılma tamam mı?" deyince buruk bir gülümseme bıraktım. Korumalar önde biz arkada depoya giriş yaptık, dışarıdan depo gibi gözüken yerin içi adeta teknolojiyle donatılmıştı. Bu kadar muazzam bir yer beklemiyordum açıkçası. Biraz ileride karşımıza bir asansör çıktı, 2. kata indik ve koridorun sağ tarafına doğru ilerledik karşımıza camlarla çevrili bir oda çıktı ve içinde sedyede yatan Mihrimah...

Bölüm sonu

2 yorum