Kitabı kaldırıp ona vururken koluyla kendini korudu.
" Kimsin sen? " Dedim sesimin titremesini engelleyerek. Elimdeki kitabı ona tutuyordum ama kolu yüzünde olduğu için görememiştim. Yavaşça elini indirdi.
Calvin.
biri bana şaka yapıyor olmalıydı değil mi?
Calvin " Sen... Karşılaşmalarımız neden bu kadar tuhaf ? Ayrıca kitabı indirirsen, tehtit altında konuşamam. "
Elindeki kitabı indirdim" Yok artık. Şaka yapıyorsun. "
" Ne " Dedi sesini uzatarak. " Ya sen? Beni mi takip ediyorsun? "
" Hayır tabii ki. Ama buranın normal bir kütüphane olmadığı belli değil mi ? " Ağzını arıyordum, burada kesin bir şeyler dönüyodu.
" Öyle. Bir kitap arıyordum. "
" Ne! " Diyerek bağırmıştım ,yoksa. " Kim istedi? "
" İsmin Lucia'ydı değil mi? Neden herşeyi ben söylüyorum? Biraz da sen anlat. "
Rafa yaslandım kafamı kaldırıp " Çıldırıcağım. Bir kadın söyledi, orta boylu, orta yaşlı. Sana? "
" Bana da. Şerefsize bak hani sadece bana özeldi. "
Calvin ve kadının tanışması.
Kantine yürüyordum. Bir kadın beni durdurdu.
" Sen Calvin Town'sun değil mi? Sana bir görevim olacak. " Dedi kafın kolumu tutarak.
" İsmimi biliyorsunuz , vay ve artık tanınıyorum.
Ancak hanımefendi param yok. Lütfen rahat bırakın beni, hem de okulda hiç yakışmıyor. "
" Bir kitap bulmanı istiyorum. "
" Kaçık mısın nesin, bırakın kolumu .Ben neden sizin kitabınızı bulayım? "
" Bak çocuk dinle bir , sana istediğin her şeyi verebilirim. Gelecek, yeni bir hayat, istediğin her şeyi ne olursa olsun. Sadece bana Yakamoz adındaki kitabı bulup getir. İki günün var "
Düşünmeye başladım. Her şeyi değiştirebil miydi? İstediğim şeyi ... Gerçekten bu büyük bir fırsattı ama ya kandırıyorsa... Yine de bir kitap en fazla ne kadar zor bulunabilir ki.
" Tamam , anlaştık . Bir sorum olacak, acaba bu tek bana özel değil mi? "
" Anlaşma yapılmıştır. Elbette, bu fırsat milyonda bir denk gelir. "
Yarım yamalak gülüştük ve kadın yavaşça gitti.
Hah turnayı gözünden vurdun Calvin. Neyse, şu işi bitirelim....
günümüz.
Demek ki kadının " Birilerine göre hızlısın " Dediği kişi Calvin'di .
Calvin " Milyonda iki denk gelmiş ve o sensin. " Dedi ve güldü. " Bak anlaşma yapalım buraya ilk ben geldim Lucia. Bu da demek oluyor ki kitap benim. "
" O ne demek. Hiçte bile burayı dün ben buldum ve sen yoktun . " Calvin yavaşça geri yürüyordu. " Aklından bile geçirme! " Dedim elimi sallayarak. Ama o sırıtıyordu.
koşup raflarda o kitabı arıyordu. Ben de hiç vakit kaybetmeden raflara baktım . O kadar çok kitap vardı ki. Nedense keyifliydim, nedenini çözemiyordum.
Aşağıda bulamamıştım, Calvin'in baktığı yerlerde de yoktu. Merdivenlerden üst kata çıktım ve oradaki raflara baktım, o da peşimden gelmişti. Biraz baktıktan sonra kitabı gördüm. Diğerlerine göre kadifemsi, mavi, eflatun, su yeşili renklerine sahipti. En önemlisi ismi yakamozdu.
Heyecanla " Buldum " Dedim. Demez olaydım. Kitap rafın en yükseğinde duruyordu ve Calvin de fark etti.
" Onu nasıl alacağım ? "
Calvin " Tırmanmaya yarayan bir merdiven lazım. "
Katın diğer ucunda merdiveni gördüm . Beraber çekip getirdik.
" Çıkıyorum. "
" Ben çıksam " Dedi Calvin.
" Hayır merdiveni sıkı tut sadece. Tamam mı? "
Yavaşça çıktım merdivenin sonuna gelip kitaba uzandım . Ama merdiven sallanıyordu.
" Sıkı tutsana. "
Calvin " Düşersen eğer kitap benimdir. "
" Şakanın sırası değil bak. "
Hızlıca indim. Ayaklarımla yere basmanın verdiği rahatlamayı şimdiden özlediğimi anladım.
Kitap elimdeydi . Calvin de kitabın bir ucundan tutmuştu. Çekiştirmeye başladık.
" İlk ben aldım. "
" Sana yardım ettim. " Diye tartıştık. Neden bu kadar abartmıştık bilemiyorum. Bazen insan bir şeylere sahip olma ihtimali bile onu değiştirebiliyor. Bu kitabın onun olmasını istemiyordum. Hayatım düzeninden çıkmıştı ve bunu sevmeye başlamıştım. Bu kitabı vereceği ödüller değil için değil ,neden önemli olduğunu merak ettiğim için istiyordum.
Arkanda katın merdivenlerine dayandı.
O sırada kitabı Calvin'den hızlıca alıp aşağıya tuttum.
" Kitabı bana bırak yoksa yırtar atarım. Benim için sorun değil. "
Kütüphane tanımadığım, sert, soğuk bir sesle inledi.
" Sen kimin kitabını alıyorsun! "
