Çarşamba, bugün büyük gündü. Okula gitmek için kıyafetlerimi giydim . koyu mavi ince bir kazak, siyah bol bir pantolon, üzerine bir de hırka almıştım. Çantamı hazırlayıp çıktım. Dört katlı bir evde çatı katında kalıyordum. Ara sıra yangın merdiveninde çıkıp kitap okuyordum. Ailem başka bir şehirdeydi. Annem yani, büyükannneme yardım için gitmişti ara sıra yanıma uğruyordu . Babamı küçüklüğümden beri görmemiştim.
Kulaklığımı takıp yürüdüm.
Okula geldiğimde direkt sınıfıma geçtim. Birkaç kişi çoktan gelmişti . O da oradaydı , Calvin. Koyu kırmızı bir kazak giymişti. Motoruyla beni ıslatan çocuk. Sanki hiçbir şey olmamamış gibi sırama geçtim. Bir defter çıkartıp karalama yapıyordum. Ne zaman sıkılsam veya aklıma bir şey takılsa bunu yapardım.
İstemsizce gizemli kütüphane Yazmıştım.
Bir türlü aklımdan çıkmıyordu , ayrıca o kadını da bulmam gerekliydi. Olası bir ihtimal kitabı orada bulursam ve ona verirsem benim için her şeyi değiştirebileceği gibi laflar söylemişti.
Ders hocası gelince odağımı değiştirmeye çabaladım. Ama yanımda Calvin'i görünce sıçradım.
" Sen neden buradasın?" Dedim sessize, hocanın gözüne batmak istemezdim. Ani bir atakla karalama yaptığım defteri kapattım. Gizemli kütüphanenin ismini fark etmemiştir umarım .
" Sen geldiğinden beri buradayım. Şaşırıyorum da beni nasıl fark etmezsin? "
" dikkat etmedim. Neden buradasın? "
" Dünkü olaydan sonra seni tanımak istedim. "
Bunu demesiyle göz göze geldik. Ne yani? Kabul edeceğimi mi sanıyordu?
" Seni görmezden gelmemi istemiyorsan önüne dön. "
Gülümseyip önüne döndü.
Dersi biraz olsun dinleyebilmiştim . Zil çalınca koşarak sınıftan çıktım.
Kadını bulmam lazımdı. Eğer kitabı orada bulursam karşılığında sunucağı şeyler konusunda anlaşma yapmalıydık. Katlarda, koridorlarda gezdim ama yoktu. Ders zili tekrar çalmadan önce bir şansım olsun isterdim. Bahçeye çıktım ve bir banka oturdum. Bahçede dolaşan insanların sesleri kulağımı tırmalıyordu. Kendimi hafifçe esen rüzgara bıraktım. Gözlerimi kapattım. Bir süre dünya durmuş gibiydi benim için.
Gözlerimi açtım. Ne! Evet bu oydu. Kadını okula giderken görüyordum . Koşarak yetiştim.
" Hey! "
Kadın durdu " Lucia, gelmişsin. Evet? "
" Kitabı bulmaya çok yaklaştım . "
Kadın bir kahkaha attı " Hızlısın birilerine göre "
" Kime? "
" Hiç . Peki nerede bulacağını umuyorsun? "
" Gizli bir kütüphane buldum."
Bunu demekle kadının yüzünde sinsi bir gülümseme yayıldı ama o kadar kısaydı ki hayal gördüm sandım.
"Ee ne istediğine karar verdin mi? "
" Vereceğim. "
Ne isteyebilirdim? Hiç tanımadığım babamı görmek mi? ? Para mı? Geleceğimi mi ? Hayal ...
Ah ne düşünüyorum ben.
" O zaman yakında görüşeceğiz Lucia. "
" Sizi nerede bulabilirim? "
" İste ,yeter. Ben karşına çıkarım . "
Dedi ve gitti.
Kafam çok karışmıştı.
Ders zili çalınca sınıfa girdim. Calvin yerine geçmiş birkaç kişiyle sohbet ediyordu. Sınıftaki diğer insanlarsa gülşüyor, fotoğraf çekiniyor, çalışıyordu...
Dersler bir bir bitti, bugün düne göre okuldan daha erken çıkacaktım. Öncelikle bir pastaneye uğradım. Bir çörek ve kahve sipariş ettim. Bu pastanenin artık müdavimi olmuştum .
Akşama doğru Gizemli kütüphaneye gittim. Sokağa girdim ama tabela yoktu. Nasıl olur? Eminim buradaydı! Olduğum yerde yürümeye başladım . Yaklaştım ama nasıl yok olur? Kütüphanenin yerinde şimdi eski bir dükkan vardı.
Ümitsizlik her yanımı sarmıştı. Pes ediyordum. Hayatım için bir macera arayıp boşa çabalamak ben gibi aptalların işiydi. Çünkü şanssızlık bizim gibilerin yakasını bırakmazdı.
Ne bekliyordum ki.
Eve geri dönecekken başka bir sokaktan o tabelayı gördüm. " Ne! " Diye bağırdım kendimi tutamayarak. Kütüphanenin karşısına koştum, gözümü kapatıp açtım. Gerçekti.
Kapıyı açıp girdim. İlk gördüğümden daha da güzelleşmişti. Açık olduğu için biraz daha fazla ışık yanıyordu. Rafların arasından sesler duydum. Buranın sahibi olabilir miydi? Ama öyle olsa beni karşılamaz mıydı? Korkmaya başlamıştım. Sese doğru yaklaşırken yakınımdaki raftan kalın bir kitabı elime aldım.
Aramızda bir raf vardı. Orada biri vardı. Kendimi toplayıp kitabı kaldırdım ona vurmak için. Karşına çıktım tam vuracakken hızlıca kitabı tuttu.
