İçeriğe geç

Gizemli Bahçe

Bölüm 5 · 5 dk okuma

Gizemli Bahçe

Bölüm 5

Küllerden Önce

Okapi neyseki çok hasar görmemişti. Sadece katil vücuduna bıçak ile çizikler atmıştı.. Emir kucağındaki okapiyi klubenin ön tarafında bulunan kamelyaya doğru götürdü. Okapiyi banklardan birine oturttu, kollarındaki ve bacaklarındaki bıçak izlerinin çok derin olmamasını umarak yaralarına bakdık. Neyseki ciddi bir durumu yoktu. Bir süre sonra okapi yavaşça gözlerini aralamaya başladı. Pamuk prensesimiz uyanıyor! Biliyorum komik değildi.. neyse. Emir okapi'nin uyandığını görünce tam Okapiye sarılacaktıki, yaralı olduğunu hatırlayınca kendini zor tuttu. Okapi sonunda gözlerini açabilmişti zorda olsa.

Tırsinator- Büşra! Beni duyuyor musun?

Livre- daha yeni kendine geliyor Emir, cevap veremez

Livrenin Arap sabunu- livrem haklı.

Livre- sus seni Allah'ın Arap sabunu!! böyle bir ortamda şuan sana laf yetiştiremeyeceğim, ama en yakın zamanda bekle sen!

Günpat- evet, bu yüzden şuan lütfen yine böyle bir ortamda saçma kavganızı başlatmayın yine!

Tırsinator- Büşraa! Beni duyuyorsan en azından bir işaret veerr?

Günpat- sakin ol Emir, az sonra kendine gelir.

Bir süre daha aynı şekilde geçti ve sonunda okapiden bir cevap alabildik.

Okapi- E-emir b-ben..

Livre- Okapi, Kendine geldi!

Tırsinator- okapi? Konuşmaya devam et! Canın çok acıyormu? O bahçede ne gördün?? Nasıl bir yerdi. Daha doğrusu bende en son girdiğim için az çok birşeyler gördüm ama çok değil, sen ne gördün??

Günpat- Emir sakin ol, daha kendine yeni geliyor.

Okapi- o-orası dış dünyadan çok daha farklıydı..

Livre- anlatmaya devam et, ama sakın kendini zorlama.

Okapi- içeriye girdiğimde bembeyaz göz kamaştırıcı bir ışık vardı.. gözlerimi zar zor alıştırdım o ışığa. Dediğim gibi çok değişikdi.. dış dünyada karanlık olan hava, içeriye girince bembeyaz oldu. Fakat katilin elime verdiği çiçek sayesinde bembeyaz ışık görüş alanımdan gitmişti. B-bu çok değişik.

Gökalp- bize gördüğün bitki, çiçek veya ağaçlardan bahset.

Okapi- y-yerlerde her renkten bir çiçek vardı.. ağaçlardan bazıları çok kısayken bazıları hiç olmadığı kadar uzundu. Çoğu bitki yosunlar ile kaplıydı ve her yerde yosunlu ve yosunsuz halat parçaları vardı.

Livre- işkence yapmak için kullandığı aletleri gördün mü peki?

Okapi- hayır, beni o lanet tahta sandalyeye oturtduğu an bir çiçeğe eli ile dokundu ve çiçekden eline kan bulaştı, elindeki kan ile yüzüme bişeyler yazdı ve saniyesinde gözlerim kamaşmıştı! Bu yüzden hiçbir şeye dikkat edemedim..

Livre- eğer o saçma yosun bitkisinde alerjim olmasaydı bende etrafı daha dikkatli inceleyebilirdim..

Livre- bunları söylerken okapi bankın kenarına yasladığı sırtını dikleştirerek ayaklanmaya çalıştı. Bu sırada aklıma klubeden ilk yardım çantasını alıp gelmek fikri geldi bu fikri daha önce düşünmeliydim.

Günpat- ilk yardım çantasını alıp geliyorum!

Saat gece vaktine yakın olduğu için etraf çok karanlıktı. Ama yinede koşarak klubeye çıktım. Klubenin kilerinde bulunan ilk yardım çantasını alıp tam tekrar dışarı çıkacaktım ki Nalan anne bir anlık beni durdurdu.

Nalan- Günpat?

Günpat- Noldu Nalan anne, bir sorun mu var?

Nalan- hayır, yok ama.. seni ve yanındaki arkadaşlarının o bahçeye girdiğinizi gördüm... Neden böyle birşey yaptınız? sana girmemen gerektiği konusunda uyarmıştım!!?

Günpat- evet, girdik ve niye bu kadar kızdın kötü bir şeymi var?

Hiç birşey bilmiyormuş gibi davranmak çok zor..

Nalan- her şeyi biliyorsun günpat! Bilmiyormuş gibi yapma! Ne gördün ve neden oraya girdiniz?

Günpat- arkadaşlarım orada bir seri katil olduğunu söyledi ve bizde bu saçma katilin işini bitirmek istedik bu kadar! Ve sen bana hiç bir şey anlatmadın?

Nalan- eğer gerçekten bilmem gerekseydi sana herşeyi anlatırdım. Elinde ilk yardım çantası olduğuna göre bir arkadaşın yaralandı?

Günpat- evet.

Nalan anne çok değişik davranıyordu. Kolumdan tuttuğu gibi klubeden dışarıya doğru götürdü beni ve kendi kendine söylenmeye başladı.

Nalan- böyle bir şeye kalkıştıysanız size bir ders vermek gerek değilmi!? Şimdi neyden bahsediyor bu kadın?

Kamelyaya vardığımızda okapi hayla aynı oturduğu yerde duruyordu. Emir, Gökalp ve Ela ise beni bekliyorlardı. Yerdeki kurumuş yaprakların üzerilerine bastığımızda çıkan seslerden dolayı dördünde bir anda kafasını bizim olduğum tarafa yönelttiler.

Livre- Günpat? Yanındaki N-nalan annemi?

Nalan anne çıkılarak,

Nalan- evet, ben Nalan anneniz. Size bir eğitim vermeye geldim.

Nalan anne bunu dediğinde beşimizde "ne!??!" Diye tepki verdik.

Nalan- Günpat bana seri katilin işini bitirmek istediğinizi söyledi. Bende size işinizi kolaylaştırabilmek eğitim vermek istiyorum.

Livre- gerçekten mi!?? Ama benim zaten eğitimim var teşekkür ederim.

Nalan- olabilir, ama ben o katilin eskiden yakın bir dostuydum, e tabi kendisi katil olucam diye tutturunca onunla konuşmayı bıraktım, bu hale geleceğini bilmiyordum. Şimdi sizi eski dostuma karşı olabilmeniz için eğitim vereceğim, yani eğitimin içinden geçeceğiz birlikte.

Ama bu nasıl olur? Bana anlattıkları hikaye böyle değildi Nalan anne doğruyu söylüyor olabilir mi? Ama davranışları bana pek inandırıcı gelmedi doğrusu herkes şaşkına dönmüş halde Nalan anneye bakıyordu onlarda Nalan annenin hikayeyi yanlış anlatabileceğini sezmişlerdi ondan.

Gökalp- ama bu hika-

Bu çocuk beni deli edecek! Hikayenin doğrusunu anlatmaya kalkışmadan sözünü kesmek zorunda kaldım.

Günpat- Gökalp! Öhööggmm evet, Nalan anneyi bırakalımda bize eğitim versin değilmi??

Bunları derken yüzüme sahte bir gülüş ekledim, kaşlarımıda hafif yukarı kaldırarak gökalp'e sus işareti vermeye çalıştım.

Elimdeki ilk yardım çantası ile daha fazla gecikmeden okapi'nin yanına oturdum ve çantayı açtım. Bulduğum bir ilacı pamuğa döküp okapi'nin kollarındaki yaraları temizlemeye başladım. Tüm yaraları temizleyip yara bandı yapıştırdım, her ne kadar tıp alanında yetersiz bilgilere sahip olsamda bir şekilde birşeyler yaptım.

Emir- saat çok geç oldu. Şu eğitim işine yarın başlasak?

Nalan- tamam ozaman yarın sabah saat tam sekizde herkes attığım konumda olsun. Günpat, sana konumu atacağım sende arkadaşlarına at.

Günpat- tamam Nalan anne.

Çok geçmeden konum telefonuma geldi ve bende beşimizin olduğu gruba konumu attım.

Emir okapiyi tekrar kucağına alıp gitti, arkasından livre ve Gökalp'de benimle vedalaşıp uzaklaştılar. Ve evet Nalan anne ile yalnız kalmıştık. Nalan anne bir anda tekrar klubeye doğru gitti ve bende tabiiki peşinden gittim. Ne yapsaydım yani gecenin bu vakti yapayalnız o koca bahçede tek başıma kalıp derin düşünceler içinde kayıp mı olsaydım?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.