Yul yeong: üzgünüm Muk seon mi hoşcakal. Artık sadece bedenim değil sevdiğim şeylerde değişti. Sadece So-ra seni çok seviyordu anlatmak istedim. Seni seviyordum Muk seon mi.
Muk seon mi: hayır! Sen hala So-ra'sın bunu bana yapamazsın! Lütfen So-ra seni gördüğüm andan beri seviyorum. Lütfen.
Yul yeong: umarım seni çok mutlu edecek birini bulursun. Benim işlerim var, daha araştıracak binlerce şey off.
"Muk seon mi ağlar"
Muk seon mi: Hepsi Mi ja yüzünden o seni öldürmeseydi şuan dünyanın en mutlu insanları olacaktık. Ne olur? Beni hiç mi sevmeyeceksin? So-ra için bile mi? Ben senden başka birini bulamam bulmakta istemiyorum!
Yul yeong: çok işim var. Lütfen böyle yapma. Üzülüyorum. Tamam yine arkadaş kalacağız yine çok mutlu olacağız. Hatta bana yardım edebilirsin bugün o dağa gitmem lazım, birlikte gidebiliriz. Seni sevmiyorda değilim. Sadece aşk değil.
Muk seon mi: Pekala, tamam yardım edeceğim. Elimden geleni yapacağım senin için.
"Muk seon mi, yul yeong'a sarılır. Yul yeong'da ona"
Yul yeong: hadi gidelim!
Muk seon mi: Birlikte!
Won mi ja: nereye?
Yul yeong: dağa gidiyoruz, araştırma için.
Won mi ja: bizde gelelim tek gitmeyin.
Muk seon mi: gerek yok!
Bin jun sang: gel ben acıktım yemek yiyelim Mi ja.
Won mi ja: tamam, ama senle aynı masaya oturmam söyleyeyim.
Bin jun sang: çok meraklıydım seninle aynı masaya oturmaya. Hadi yürü gidelim!
Won mi ja: tamam. İyi yolculuklar yul yeong ve Muk seon mi
Muk seon mi: ohh sonunda.....
.
.
.
.
.
.
Saat 17:37
"Dağa ulaşırlar."
Yul yeong: önce beni kimin kaçırdığını görmeliyim.
Muk seon mi: hayır, ben bakarım!
Yul yeong: tamam, ama dikkat et!
Muk seon mi: merak etme sen. Sakın buradan ayrılma, aynen böyle dur. Birşey olursa çığlık at. Bunu da giy üşüme. Ha, bide.......
Yul yeong: tamam sadece bakıp geleceksin. Bana ne olabilir?
"Muk seon mi, yul yeong'un kaçırıldığı odaya girer ama odada hiçbir şey yoktur. Yul yeong'un yanına gider"
Muk seon mi: yul yeong yanlış yere gelmiş olamayız değil mi? Burada kimse yok. Eşya bile yok. Ama o seni kaçıranı öldüreni bir bulsam alnından öpeceğim. Ne isterse yapacağım.
Yul yeong: n... Nasıl? hiç kimse yok mu? Ama neden? Off yeter ama! Sadece normal bir hayat istiyorum. Beni kaçıranın ruhu beni neden kaçırdın!!?
Muk seon mi: tamam hava kararmadan gidelim. Ben görevliler tutacağım, bu dağ ve etrafını iyice araştırsınlar. Sen rahatına bak. Ben herşeyi çözeceğim.
Yul yeong: sağol, ben de eve gidip evime kimin girdiğini bulmak için birşeyler yapacağım. Belki de beni kaçıran da o dur. Ama sanmam ikisi farklı kişilikler. Beni kaçıran kız dı ama evime giren erkek gibi.
Muk seon mi: erkek mi? Evine nasıl giriyor o!?! Ve evine giren biri mi var? Nasıl anladın?
Yul yeong: sakin ol. Emin değilim ama çok belli. İşte bugün bunu çözeceğim. Eve kamera koyacağım, bazı hassas kağıtlar koyacağım o eve geldiyse kağıtlar yok olacak ama gelmediyse kağıtlar ben geldiğimde yeni yeni yok olacak. Ve heryere parmak izi ile çalışan alarmlar koyacağım. Sadece bana ötmeyecekler. Şimdilik bu kadar.
Muk seon mi: çok hazırlık yapmışsın. Neden ki?
Yul yeong: eve giren çok zeki biri, ama nedense beni sevdiğini hissediyorum sanki sürekli bana gizlice yardım ediyor gibi, görünmez olduğunu düşünüyorum. Pek inandırıcı gelmeyebilir ama....
Muk seon mi: o kim oluyorda seni sevip sana yardım ediyor!?! Bide zeki ve görünmezmiş görünmez olsa bile zeki değil!
Yul yeong: sesini yükseltme insanlar bakıyor. Çok yürüdük yanımda para da yoktu. En azından çok az olsaydı taksi bir yere kadar götürürdü. Ben nasıl tekrar okula gittim ki?
Muk seon mi: bende de para yok hepsini gelirken harcadık.
Yul yeong: ne olur ne olmaz cebime bakayım..... Ne?! Cebimde iki yüz lira var. Ama ben yanıma hiç almadım eminim! Yoksa........ Evet bak gördün mü yine o yardım etti bana.
Muk seon mi: kim? o evine giren mi? Bence sen koymuşsun dur unutmuş olabilirsin.
Yul yeong: evet artık eminim!! Bir takipçim var!!
Devam edecek.......