Hafta ortasıydı. Okul koridorları yorgun bir kalabalığın arasında kaybolmuş gibiydi. Öğrencilerin çoğu sınav stresiyle ya da dram dolu arkadaş gruplarıyla meşguldü. Ama Ela’nın aklı sadece Berk’tedi. Berk’in defteri, cümleleri, sessizliği… Bunlar onun kafasında sürekli yankılanıyordu.Fakat o gün işler karışmaya başladı.Ela, öğle arasında kantine indiğinde Selin’i ve Mert’i aynı masada kahkaha atarken gördü. Selin, Ela’nın en yakın arkadaşıydı ama son zamanlarda aralarında bir mesafe oluşmuştu. Mert ise sınıfın “herkesle iyi geçinen ama kimseye ait olmayan” çocuğuydu.Ela, yanlarına gittiğinde Selin hemen gülerek koluna sarıldı.“Günaydın aşkım! Neredesin sen yaa, Berk’le gizli gizli görüşüyormuşsunuz falan?”Ela’nın içi bir an kasıldı. “Sadece konuştuk biraz, o kadar.”Mert, Ela’ya dikkatle baktı. “Dikkat et, o çocuk biraz… garip. Sınıfa hiç karışmıyor, seninle neden konuşuyor ki?”Ela gözlerini devirdi. “Gariplik göreceli Mert. Bence herkes biraz garip.”Masaya o an Barış da geldi. Mert’in en yakın arkadaşı, aynı zamanda okulun sosyal kelebeklerinden biri. Berk’ten pek hoşlanmadığı belliydi.“Selin,” dedi Barış, “geçen gün o çocuk seni neredeyse ezip geçti ya merdivende, hâlâ laf etmedi ha?”Selin omuz silkti. “Belki utangaçtır, ne bileyim…”Ela masadan kalktı. “Ben biraz hava alacağım,” dedi.Bahçeye indi. Berk oradaydı yine, sırtı duvara yaslanmış, müzik dinliyordu. Bu kez Ela onun yanına gitmedi. Uzak bir banka oturdu ve sessizce onu izledi. Aklında tek bir şey vardı:Ben onun gibi miyim?Dışlanmış, yanlış anlaşılan, kimsenin hakkında gerçeği bilmediği biri mi?O sırada Berk başını kaldırdı ve Ela’yı fark etti. Gülümsedi. Sessizce el salladı. Ela da karşılık verdi ama içi karma karışıktı.İkisi de aynı bahçede, aynı sessizliğin içinde, ama bu kez biraz uzaktaydılar.
Bölüm 4
Arada Kalanlar
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.