Zaman geriye sardıkça şehirdeki binaların duvarlarındaki çatlaklar kapanıyor, boyalar tazeleniyor, insanların yüzündeki kırışıklıklar silinip yerini gençliğin pürüzsüzlüğüne bırakıyordu. Ancak bu büyüleyici geriye dönüşün arkasında dehşet verici bir gerçek vardı: Saat sıfır noktasına, yani kırk yıl önceki o karanlık geceye ulaştığında, Agah’ın kendi eliyle yaptığı ve bütün bir mahalleyi harabeye çeviren o büyük yangın yeniden başlayacaktı. Agah tersine akan sokaklarda, geçmişe doğru koşan insanların arasından sıyrılarak dükkanına geri koştu. Masadaki çarkların ritmi hızlandıkça Agah’ın elleri gençleşiyor, saçlarındaki beyazlar siyah tellere dönüşüyor, ama zihnindeki vicdan azabı daha da ağırlaşıyordu. Saatin zembereği son sınırına dayanmak üzereydi; ya cımbızı ana çarkın arasına sokup zamanı tamamen durduracak ve şehri bu zamansız boşluğa hapsedecekti ya da çarkın dönmesine izin verip kırk yıl önce yaptığı o korkunç hatayla, tutuşan evin alevleriyle yeniden yüzleşecekti. Cımbızı kaldırdı, pirinç dişlinin tam üzerine getirdi ve nefesini tutarak son kararının eşiğinde durdu
Bölüm 2
Kırk Yıllık Yüzleşme