14 Kasım 2023
Bugün bir şey olmamış gibi evine gittim. Dünden kalan hüzün vardı gözlerinde. Ne kadar saklamaya çalışsa da başarısız oluyor, bir şey olmamış gibi davranıyordu. Gözleri doluyordu, her an ağlayacak gibi duruyordu.
Bir damla yaş süzüldü badem gözlerinden elmacık kemiklerine doğru. Sonunda "Ağlayışının sebebi ne?"diye sordum. Cevap vermedi... Sessizliği zoruma gitti. Dayanamayıp gitmek için ayaklandığımda hızla kapının önüne geçti ve bana sarıldı! Bir yabancıya sarılır gibi sarıldı. Teması sevmiyorum diye rahatsız etmemeye özen gösteriyordu adeta ama beni rahatsız etti.
Yıllardır tanıdığım kişi şuan bana yabancı muamelesi yapıyordu. Garip şekilde zoruma gitti. Uzak durmasını isteyen benken...
Hakkım varmıydı ki? Nasıl davranmasını söyleyip sonra da zoruma gitmesine?
Boşlukta kalan kollarımı sonunda sırtında birleştirip ondan daha sıkı sarılıp göğüs kafesine sokuldum. Günlerdir koklayamadığım kokusunu içime çekip vermedim birkaç saniye, kokusu hiç gitmesin istedim. Beni kokladığını hissettim, boynuma yavaş yavaş gömüldü sonra da derin nefes alıp geri çekildi.
Bu anlattıklarım saniylere içerisinde olmasına rağmen bana saatler gibi geldi.
☆
Ne yapmaya çalışıyor diye sorguladım yol boyunca. Benim pişman olmamı mı istiyordu? Gerçekten özlediği için mi sarılmıştı? Yoksa bir veda sarılışımıydı?
Neyi düşünsem yine dipsiz çukurda hissediyordum kendimi. Neye karar versem sonunda üzülen yine ben oluyordum.
Ne yaparsam hepsi yanlış gibi geliyordu.
Olsun herkes gibi olmak yerine yanlış yolda doğru adımlarla ilerlemek daha mantıklı geliyordu.
Tam karşıdan karşıya geçiyordum, arkamdan seslendiğini duydum. "Hazal! Hazal bi baksana!". Yolun ortasında aniden durup arkamı döndüm, badem gözleriyle kesişir kesişmez kendimi yerde gökyüzüne bakarken buluverdim. Yabancı yüzler başıma toplanmış öylece bana bakıyordu. Ne olmuştu? Araba mı çarpmıştı? Neden garip şekilde bakıyorlardı?
Kalabalığın arasında yine onu gördüm. Sarılmadan önceki hüzün vardı gözlerinde. Hüznün yanında bir duygu daha yer almıştı. İlk defa acıyı görmüştüm. Odadan çıkmadan önceki sarılış geldi aklıma. Veda sarılışımıydı? Ölüyormuydum? Ne olcaktı?
Neye canı acıyordu?
Bedenimde garip bir acı vardı. Ne gözlerimden yaş damlıyor ne de sesim çıkıyordu. Sonrası karanlık ve uğultulu sesler...