Telefona öylece donmuş bir şekilde bakıyordum
Ekran resmi alıp, bana attım ve ekran resmini silip telefonu geri yerime koydum.
Odadan ışık hızıyla çıkıp mutfağa indim.
Kendime su doldurup koltuğa oturdum ve camdan parlayan ay'ı izleyerek suyumu içtim.
Suyu bitirince yerimden kıpırdamadım ve ay'ı izlemeye devam ettim.
Mutfağa gelen adım sesleriyle kafamı kapıya doğru çevirdim.
Babam inmişti. Kapıdan babam bana doğru bakıyordu.
Onun olduğunu görünce geri önüme döndüm ve kafamı koluma dayayıp ay'ı izlemeye devam ettim.
Sonra yanıma yavaş adımlarla geldi ve oturdu.
Gözlerimin içine bakmaya başladı.
"İyiyim baba" Dedim
"Umarım öylesindir oğlum"
Dedi ve omzuma moral verir gibi hafifçe vurdu.
"Geçicek oğlum, hepsi geçicek"
"Baba... "
"Efendim" Dedi ve bakışlarını bana çevirdi
"Rüzgar abime söylemedik" Dediğimde sıkıntılı bir nefes verip, arkasına yaslandı.
"Sabah söyliycem, biz söylemeden öğrenirse daha kötü olur, yarın sabah ona bizzat haber vericem" Dedi ve ayağa kalktı. "Sende yat hadi, sabah rüzgar abine söylediğimizde direk gelecektir. Sende uykunu almış olursun, hadi oğlum" Dedi ve kapıdan çıkmadan önce arkasını dönüp
"Herşey düzelicek, güneşimiz yeniden doğucak oğlum, sakın üzülme" Dediğinde kafamı sallamakla yetindim.
Babam mutfaktan çıkınca, biraz daha oturdum ve bende yerinden kalkıp yukarı çıkmaya başladım.
Güneşin odasının önünden geçerken, kapının hafifçe aralıklı olduğunu gördüm ve kafamı yavaşça içeri soktum.
Babam ve annemin ablamın yatağının önünde sessizce bişey konuştuklarını duydum. Ama ne konuştuklarını anlamıyordum, çok sessizlerdi. Sonra konuşmalarını bırakıp, ablamın alnından öpüp kapıya yöneldiler, bende hemen odanın yanındaki lavabıya girdim.
Son kez sadece babamın "herşey düzelicek" Dediğini duydum.
Annemler odalarına gidince bende lavabodan çıktım ve odama girdim. Deniz abim yoktu, galiba odasına gidip uyudu.
Bende fazla uzatmadan direk yatağa yattım, ve fazla geçmeden uyuya kaldım.
~~~~
Güneş'ten
*etraf gözle görülmeyecek kadar karanlıktı, nereye gittiğimi bilmeden yürüyordum öylece.. Sonra bir anda bir müzik sesi geldi ve etraf hafifçe aydınlandı.
Ayaklarım müziğin geldiği yöne doğru gidiyordu. Ben sadece etrafa bakıyordum. Etrafta fazla simetrik dizilmiş evlerle doluydu, ne çocuk, ne insan, ne bir kedi yada köpek...
Sonra bir anda o sokaktan, bir düğüne gelmiştim yani galiba ışınlanmıştım.
Etrafta oldukça fazla insan vardı, müzik normalden daha yüksek sesle çalıyordu. Herkes bir yöne odaklanmış, alkışlıyordu. O tarafa bakınca bir gelin ve damat masada oturmuş, nikahlarını kıyıyordu. Gelinin yüzü bulanıktı ama damatın yüzü... Bu, Ardaydı...
Ama o mutluydu...
Durduğum yerde sadece öylece bakıyordum oraya, gözümden bir damla yaş aktı. Sonra gözleri bir anda beni buldu. Tam o anda uykudan pardon, kabustan uyandım.
Yatakta oturur pozisyona gelerek, arkama yaslandım. Duvara bir süre boş boş baktım. Sonra kalkıp odamdaki lavaboya yürüdüm.
Daha hızlı ayılmak için ilk önce telefondan hafif yüksek sesle, "BAND4BAND" açtım. Sabahları rap dinlemek favori aktivitelerimden biridir. Bu kişi de Central Cee olunca bir ayrı oluyor.
Lavabo da işlerimi hallettikten sonra, lavabodan çıkıp giyinme odasına yürüdüm. Üzerimdeki pijamaları çıkarıp, gri bir eşofman takımı giydim.
Sabah saat daha 08.04 olduğu için sahilde yürüyüş yapmaya karar verdim. Sarı saçlarımı tarayıp açık bıraktım ve yüzüme hafifçe makyaj yapıp telefonumu alarak kapıyı açtım ve asansöre binip aşağıya indim.
Sabah kalkınca su içmediğim için yönümü mutfağa çevirmemle, atlası görmem bir oldu.
Koltuğa oturmuş dolapta bulduğu çikolatalardan birini yiyordu. Bende beni fark etsin diye "günaydın" Dedim normal bir sesle.
Benim olduğumu görünce o da "günaydın!" Dedi hafif enerjik bir sesle.
"Sabah sabah çikolata yemek çok sağlıklı değil yalnız" Dedim ve bir bardak alarak su doldurdum.
"Ona bakılırsa akşam da yemek sağlıklı değil" Dedi umursamazca çikolatasını yemeğe devam ederken.
Wait...
Bu, beni akşam uyumadan önce çikolata yediğimi mi görmüş...
Fazla da ses çıkarmamıştım ama
"Kuru iftira!" Dedim suyumdan bir yudum alarak. "Hiç inandırıcı gelmedi ablacım" Dedi. "Ben gece mutfağa bile gelmed- wait" Dedim şaşkınlıkla.
Dediğinin farkına vardığında gülen ifadesi yavaşça soldu.
"Sen bana ablacım mı dedin!"
"Valla dedim" Dedi şaşkınca
Bir anda yükselerek "Ayy canım kardeşim benim" Dedim ve koltuğa atlayarak, atlası kollarımın arasına aldım. Atlas şaşkınlıkla gözlerini açarken, ben ona sarılmakla meşguldüm.
"Kızmadın mı yani?" Dedi tereddütle
"Ne kızması ya, saçmalama" Dedim canım kardeşimi sarmalayarak. bu cevabıma karşı, Atlas'ta bana sarıldı.
Tam ayrılıcakken
