Araba durunca bende kapıyı açıp diğerlerini beklemeden çıktım.
Çantamdan anahtarımı çıkarıp binanın kapısını açıp, hafifçe açık bıraktım ve 4. Kata çıktım evime gelince kapıyı açtım ve sadece öyle durup baktım.
Tabiki her zaman o evde kalmam, sadece bana ihtiyacım olan şeyleri alıp gidicem ve sonra tabiki geri gelicem... Arada.
Çünkü burayı öyle kolay bırakamam.
Odama gidip, dolabın üstündeki valizimin içine kıyafetlerimi doldurmaya başladım, birkaç kıyafet bırakmıştım tabiki.
Takı kutularını da valize koyduktan sonra kapatıp, odamdaki çiçekleri, sarkan bitkileri, kaykayımı, elektro gitarımı ve normal gitarımı bir köşeye koydum.
Çiçekleri çiçekleri koyarken, cihan bey gelip "kızım yardım gerekiyomu?" Dedi tatlı bir biçimde sorarak söylemişti.
"Aslında şu köşedeki gitarları götürebilirsiniz" Dediğimde kafasını salladı ve o elektro gitar ve malzemelerini alırken, arkadan Ozan geldi ve o da çiçekleri alıp bişey söylemeden aşağı indi.
Banyodan bakım malzemelerini bir çantaya koyup sırtıma taktım ve odama dönüp
"Yakın zamanda geri gelicem merak etmeyin" Dedim ve masanın üzerindeki gitarımı ve kaykayımı alıp kapıyı kapatıp çıktım.
Aşağıda arabaya yaslanmış olan Ozan beni görünce sırtımdaki çantayı hemen aldı.
Bende çantadaki gitarımla beraber arabaya bindim.
Sürücü koltuğunda cihan bey arabayı Ozan da binince çalıştırdı.
Eve gidene kadar sadece cihan bey okul hakkında bir kaç bir şey söyledi. Onun dışında fazla konuşmadık
Gerek yok zaten fazla konuşmaya
Bir kaç kere dikiz aynasında Ozanla göz göze geldik. Her zaman o gözlerini kaçırdı.
Eve gelene kadar fazla konuşmadık, araba durunca bende hemen kapıyı açıp indim ve yanımdaki gitarımı ve kaykayımı alıp eve yürümeye başladım.
Kapıyı zar zor çaldım, alya hanım sevimli bir ifadeyle kapıyı açınca bende ufak bir gülümsemeyle içeri girdim.
Asansöre ilerlerken arkadan Alya hanımın sesini duydum "oğlum kalkın yardım edin kardeşinize" Dediğinde
Deniz "o benim kardeşim değil" Dediğini duydum, ay hasbam ben sana çok bayılıyodum ya
Eşyaları asansöre bırakıp "bende zaten seni abim olarak görmüyorum" Dedim ve asansörün düymesine bastım.
Yukarı çıkınca eşyaları alıp odama gittim.
Gitarı bir kenara bırakıp kaykayıda terasa bıraktım.
Arkadan cihan bey baba ve Ozan gelince eşyaları bir kenara bıraktılar bende teşekkür edince Ozan bir kere yüzüme bakıp bişey demeden odadan çıktı.
"Bak kızım istersen şu terasa bir koltuk takımı alabiliriz yada başka bişey istersen o da olur, hatta şey yapalım biz senle alışverişe çıkalım bişeyler alırız ha ne dersin"
"Çok güzel olur ama hiç gerek yok zaten bi kaç puf alsam bile yeter fazla daraltmak istemiyorum" Dediğimde anlayışla başınk salladı.
"Peki kızım sen nasıl istersen, bunları yerleştirmekte yardım ederim tabi istersen"
"Aslında terasın demirlerinde fazla boyum yetmiyo onun için bir kaç sarkan bitkilerim vardı" Dediğimde hemen heyecanlanıp kafasını kaldırdı
"Tabiki hemen yaparım" Ay nası sevindi garibim
Poşetten sarkan bitkileri çıkarıp ona verdim ve nereye asacağını söyledim.
O da hemen yaptı tabi, bende O sırada, elektro gitarın aletlerini kuruyordum.
İşini bitirince Cihan beye teşekkür ettim ve O da başka bişey yapıp yapamayacağını sordu bende olmadığını söylediğimde odadan çıktı.
Sakin adımlarla balkona yürüdüm, güneş batıyordu....
Fazlasıyla yorulduğum için

