İçeriğe geç

Gerçek Deliler Ve Deliller

Bölüm 9 · 1 dk okuma

Gerçek Deliler Ve Deliller

Bölüm 9

Dikotomi Ve Romantizm

Kalbimden geçenleri göremediğimde anlamıştım öldüğümü ve ağlamıştım hâlime, çaresizliğime. Geri dönülebilir bir yoldu bu; etim ve kemiğim benimle, kalbimse tertibimle.

Düşünemediğim anlarda fark etmiştim arzularımın söndüğünü; bu ateşi yakmaya uğraşmak istemeyecek kadar gördüğümü. Arzum olsaydı, rüzgâr ne derdi bana? Yağmur kav olurdu daha bana, eğer arzum olsaydı.

Her şeyi baştan yaşamak bile istemezdim. O kadar tasdiklemiştim ki kendimi; duygularıma ihtiyacım vardı. Ağlamaya, kızmaya, merhamete, dosta, hezimete... Bir şeyler yaşamaya ihtiyacım vardı.

Hepsinden kaçıyordum. Kalbi örgülü bir çocuk gibi, mânen yapılmış bir giysi giymem gerekiyordu. Bu maneviyatı içimde bulamadım. Bazenleri saldırganlaştım, bazenleri ise uysaldım.

Tutsaktım; sözlerimi esirgeyecek kadar tutsaktım. Korkaktım; düşlerimdeki hayale bile inanamayacak kadar korkaktım. Uzaktım; her şeyden o kadar uzaktım...

Böyle geçen günlerimde yazmıştım bu şiirimi. Madden ve mânen kuytudaydım yine ve yine. Yürümeliydim ama araf, arada kalmışlık, atalet, eylemsizlik ve dinginlik denilerek kaçılan bensizlik beni mahvetmişti.

İşte şiirim, dostlarım.

Dikotomi ve romantizm.

Nasıl olur da âşık olur insan?

Nedir aşkı bu kadar güzel yapan,

Hayata anlam katan, bende eksik olan,

Fermanımı yazan, mutluluğumu satan,

Âşık olamamak mıydı?

Kararan camım çatlıyor harfi harfine,

Sararan yaprağım dökülüyor tane tane.

Yıldızlarım kayboldu, indi gecenin karanlığı perde perde,

Her bir sahne hayatımdaki bilmecelerle...

Baş başayım soruların içinde,

Yüzüyorum ama nefes alamıyorum belki de.

"Belkiler biter mi?"

Sanmam.

Bu san nasıl biter?

Anlamam.

Soru sormak için mi doğdum?

Sorgulamam.

Neden mi?

Sonum için biraz daha zaman gerekli.

Kim mi söyledi?

İçimdeki canavar...

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.