İçeriğe geç

Gerçek Akhan

Bölüm 5 · 7 dk okuma

Gerçek Akhan

Bölüm 5

•3•

Merhaba canlarım nasılsınız??

Bol bol oy ve yorum yapmayı unutmayalım lütfen♡♡

Polat'dan

Akşam yemeği için herkes masaya toplanmıştı.

Tüm aile burdaydık aramızda sadece Asel eksikti. Oda çok yakında yanımızda olacaktı. Kardeşim benim minik kızım bizimle bu evde yaşayacaktı aksine asla izin vermeyecektim.

Berkan'da burdaydı oda Aseli bulmamız konusunda bize çokça yardım etmişti. Ancak nokta atışını herkesden habersiz ben yapmıştım. Ve kardeşimi yıllar süren acılı arayışın, bekleyişin ardından bulmuştum.

Aras elimize mektup geldiğinde daha küçüktü bu yüzden hiçbir şeyden hiçbir zaman haberi olmamıştı.

Aselin yaşadığındam bile haberi yoktu şimdi herkesle beraber Aselin ablası olduğunu öğrenecekti.

Herkes sessiz bir şekilde yemeğini yerken konuyu nasıl açacağım düşünmeye başladım.

Saatlar sürmüş gibi gelen bir düşünmenin ardından konuyu açmaya karar verdim.

Hafifçe öksürüp dikkatli üstüme çektim.

"Size bir şey anlatmam verekiyor."

Herkesin dikkati bana yönelmişti ve Savaş söze girdi.

"Anlat abi dinliyoruz."

Derin bir nefes alıp konuşmaya devam ettim.

"Öncelikle bence Arasa gerçekleri açıklamakla başlamalıyım."

Aras kafasını bana çevirdi ve kaşlarını çatarak konuşmaya başladı.

"Bu mesele sinirlirimi bozacak gibi bir his var içimde."

Haklıydı birazdan kıyameti koparacaktı.

"Aslanım sana söyleyeceklerimi sana daha önce anlatmadığım için üzgünüm ancak bunu ilk öğrendiğimizde daha küçüktün ve-"

Aras sinirle sözümü kesti

"Abi uzatma ve anlat!"

Arasın sözümü kesmesine sinirlenen Savaş lafa girdi.

"Aras! saygını bozma adam akıllı dinle!"

Berkan Savaşı yatıştırdı.

"Tamam Savaş sakin ol."

Konuşmayi uzatmamaya karar vererek söze girdim.

"Aras kız kardeşimiz yaşıyor."

Aras şok içinde bana baktı ve ayaklandı.

Derin derin nefesler alıp sakinleşmeye çalışarak sessiz ama sert sesiyle konuşmaya başladı.

"Sen ne dediğinin farkındamısın?! Ne demek kız kardeşimiz yaşıyor??"

"Ne yani benim ablam yaşıyor ve sen yada siz bunu uzun zamandır biliyormuydunuz?!"

Etrafta bir uğultu yükselmişti herkes Arasa hep bir ağızdan durumu açıklamaya çalışıyordu.

Uğultu kesildiğinde ve ortam sesizleştiğinde Miran lafa atladı.

"Aslanım bunu öğrendiğimizde sen daha küçüktün ve sana bu durumu açıklayamazdık."

Aras ateş saçan gözleriyle tekrar bağırarak konuşmaya başladı.

"Ne yani bunun için sizi anlamam mı gerekiyor?! ben kaç kere ölmüş sandığım ablamın mezarına gittim meğerse boş olan bir mezara. Bunu biliyordunuz ve buna öylece izin verdiniz öyle mi?!"

"Benim psikolejimi hiç mi düşünmediniz o mezarda ben saatlerce otururken onla dertleşirken hiç kimseye anlatamadığım sıkıntılarımı ona anlatirken siz gerçekleri biliyordunuz ve susuyordunuz yani."

"Bi siktirin gidin."

Savaş elini masaya sertçe vurdu ve ayağa kalkarak Arasa bağırmaya başladı.

"Lan sana saygını bozma dedim değil mi!"

Arasın üstüne doğru yürüdüğünde araya Korhan girdi.

"Savaş abartma lan hazmedemiyor duyduklarını işte bir müsade et."

"Kardeşimizin kim olduğumu buldum."

Etraf tekrar sessizleşirken Berkan konuşmaya başladı.

"Ne demek buldum bunu bize ne zaman söylemeyi düşünüyordun Polat?"

"Daha çok yeni 1 ay önce buldum ve onu bu süre zarfında sadece uzaktan izleyebildim. Çözemediğim pürüzler vardı ve ben onları halletmeden ona yaklaşmanıza izin veremezdim yaklaşmazdık."

Berkan sinirle soluklandı ve konuşmaya başladı.

"Keşke bana haber verseydin bu işte en az senin kadar emeğim vardı zaten ona yaklaşacağım bir durumum yoktu benim."

Miran sakin tutmaya çalıştığı sesi ile konuşmaya başladı.

"Kim kime ne anlatmadı diye tartışmanız bittiyse kardeşimin kim olduğunu öğrenmek istiyorum"

Bir süre sessiz kaldım ve sert sesimle kim olduğunu söyledim.

"Asel."

Aras histerik bir şekilde güldü.

"Aaa acaba hangi Asel masanın altındaki Asel mi hangi Asel söylesene abi?!"

Sinirle bağırdım.

"Hocan olan Asel Aras Asel Adan'dan bahsediyorum!"

Ortamın kaçınci kere sessizleştiğini bilemezken başından beğri sessiz olan Açelya'nın alayla kırkırdadığıni duydum.

"Bir öğretmen parçasımı yani?"

Savaş ona doğru döndü ve bağırmaya başladı.

"Kes sesini Açelya!"

Açelya korkuyla yerinden sıçrarken başını sağa sola salladı ve odasına doğru yürümeye başladı son sözünü söylemeyide unutmadı.

"Basit bir kadını ailemize mi sokacaksınız delirmişsiniz siz."

Etrafta tekrar sesler yükselirken o hiçbirimizi takmayarak odasına çıktı.

Artık ne olacağını ben bile tahmin edemiyordum.

Asel'den

Sabah uyandığımda bugünün cuma olmasının mutluluğu vardı üzerimde. Yarın hafta sonuydu.

Aynı zamanda bugün Akhanlara yemeğe davetliydim. Aslında bu durumdan pek hoşnut olduğum söylenemezdi. Polat denilen adamı gözüm hiç tutmamıştı gizemli konuşuyordu, samimi davranıyordu aklımı karıştırıyordu.

Ama taş gibi adam ha kabul et.

İç sesime gözlerimi devirdim ama aynı zamanda ona hak vermeden duramadım Polat gerçekten çok yakışıklı bir adamdı.

Maşallah maşallah Allah sahibine bağışlasın.

İç sesimin dediğine kıkırdayıp hazırlanmaya devam ettim

Havada kış ayının vermiş olduğu dondurucu soğuk vardı.

Tamamen simsiyah giyinmiştim. Mini siyah elbisem, üstümde kabanım ve kilotlu çoraplarımla hazırdım. Ayağımada siyah çizmelerimi geçirmiştim.

Yüzüme biraz renk verdim ve rujumu sürdüm. Evden çıkıp otobüs durağına doğru yürümeye başladım.

Okula vardığımda öğretmenler odasına girip eşyalarımı bırakıp kitapları almak üzere dolabıma yöneldim.

Yanıma Kaan hoca geldiğinde bakışlarımı ona çevirdim.

"Asel hocam iyi günler yeni bir hoca gelmiş duydunuz mu?"

Merakla sordum.

"Yok duymamıştım kimmiş?"

"Aslı Güngör adında bir ingilizce öğretmeni birazdan oda gelir isterseniz sizde bir merhaba diyin."

Başımı salladım. Tam o sırada içeri sarışın, yeşil gözlü çok güzel bir kız girdi.

Bu yeni ingilizce öğretmeni olmalıydı.

Herkese gülümsedi ve odadaki diğer öğretmenlerle selamlaşmaya başladılar.

Sıra Kaan hoca ile bana gelince içten bir şekilde gülümsedim.

"Merhaba ben Aslı yeni ingilizce öğretmeniyim."

Elini sıktım ve konuşmaya başladım.

"Bende Asel matematik öğretmeniyim. Tanıştığımıza memnun oldum."

Kaan hoca ilede selamlaştığında öğretmenler zili çaldı.

Ona dönüm ve "Öğretmenler zili çaldı benim derse gitmem gerek tekrardan tanıştığıma memnun oldum hoşgeldiniz." Dedim.

Oda teşekkür etti Kaan hoca ilede vedalaştığımda 12/B sınıfına doğru yürümeye başladım bugün ilk dersim onlarlaydı.

Sınıfa girdim ve selamlaşma faslından sonra ders işlemeye koyuldum. Bugün fark ettiğim şey ise Arasın sınıfta olmamasıydı. Sanırım hastaydı ve bu yüzden okula gelememişti.

Benimde okul abimin olsa gelmezdim.

Diyen iç sesimle gülmemek için zor durdum. Sınıfta ders anlatırken gülsem adım deli hocaya çıkabilirdi.

Bir ara ders hiç bitmeyecek gibi gelmişti tam yavaştan darlanmaya başlarken zil çaldı.

Sınıftan çıkıp öğretmenler odasına doğru yürümeye başladım. Odanın önüne geldiğimde Aslı hocanın bana doğru gülümseyerek geldiğini fark ettim.

"Merhaba Asel hocam nasılsınız."

Gülümsedim.

"İyim Aslı hocam siz?"

"Lütfen bana Aslı de gereksiz resmiyetten hoşlanmam."

Ne tesadüf bende gereksiz samimiyetten hoşlanmam. Genede onun bu tatlı hali bana hiç itici gelmemişti.

"Peki maden sende bana Asel de bende gereksiz resmiyetden hoşlanmam"

Yalanını seveyim senin.

İç sesime sinir olurken beyaz bir yalandan zarar gelmeyeceğini düşündüm.

Aslı tekrar konuşmaya başladığında düşüncelerimden kurtulup ilgimi ona yönelttim.

"Okul çıkışı kahve içmeye ne dersin? bildiğim buraya yakın güzel bir kafe var hem sohbet ederiz."

Başımı salladım artık cidden bu yanlız yaşadığım mağramdan çıkmam gerekiyordu hem Aslı tatlı bir kızdı.

"Olur derim o zaman sana numaramı vereyim okul çıkışıda kapıda buluşuruz ne dersin?"

Başını salladı ve ona numaramı verdim ve Derslere girmek üzere vedalaştık.

Girdiğim derslerden ve sürekli aynı konuları anlatmanın sıkıntısıyla bir günü daha bitirmiştim.

Telefonumun çalmasıyla ilgimi ona yönelttim. Ve yabancı bir numaranın beni aradığıni fark ettim. Büyük ihtimalle arayan Aslıydı.

Çok fazla bekletmeden telefonu açtım ve kulağıma götürdüm.

Aslı beni beklediğini ve nerde kaldığımı soruyordu. Okuldan şimdi çıkacağımı söyleyip telefonu kapattım.

Aslı'nın yanına geldikten sonra beraber kafeye doğru yürümeye başladık.

Şirin bir kafenin içine girdiğimizde şiparişleri vermiştik bile. Bu kafeye bayılmıştım.

Sipiraşler geldikten sonra Aslı ile koyu bir muhabbete dalmıştık.

Kendimizden bahsettik ailelerimizden.

Daha doğrusu o kendi ailesinden bahsetti. Benim bir ailem yoktu ama olsun. Ben kendime yeterdim.

Aslı 25 yaşında benden 1 yaş büyüktü.

Çok iyi anlaşmıştık ve bunun böyle devam etmesini diliyordum.

Çok tatlı bir kızdı çok iyi bir öğretmen olduğuda belliydi. Hayvanları çok seviyordu en sevdiği meyve kiviydi.

Üniversite sınavında iyi bir sıralama yapmasına rağmen hayal ettiği gibi ingilizce öğretmeni olmuştu.

Ayrıca çok komik bir kızdı.

Uzun geçen sohbetin ardından Akhanlarda yemeğim olduğu aklıma gelmiş ve Aslıya durumu açıklayıp vedalaşıktan sonra evime gelmiştim bile.

Hazırlanmaya başladım. Farklı siyah elbiseyle bir kombin yaptım

Tek fark bu sefer gri renk bir kaban giymiştim.

Dışardan korna sesi geldiğinde son dokunuşlarıda bitirmiştim.

Hemen çıktım ve şoförün kapımı açmasına izin vererek arabaya bindim.

Yolun boş olmasıyla birlikte hızlı geçen yolculuğun ardından eve gelmiştik bile.

Şoför kapımı açtığımda dışarı usulca çıktım.

Ve büyük bir şok yaşadım.

Burası bir ev değildi basbaya saray yavrusu gibi bir şeydi.

Etrafa baktığımda evin etrafını çevreleren koruma ordusuyla karşılaştım.

Kapıya doğru yürüdüğümde koruma beni durdurdu ve ismimi sordu kulaklığı ile konuştuktan sonra içeri alınmıştım.

Evin kapısına doğru geldim ve zili çaldım.

İşte başlıyorduk.

***

Evet bir bölümün daha sonuna gelmiş bulunmaktayız.

Sizce şimdi neler olacak?

Bir sonraki bölümde görüşmek üzere canlarım♡♡♡

Bölüm sonu

1 yorum