Yazarın bakış açısı
Berk gördüğü ışıklara doğru koşmaya başladı. Laranın hafif olduğunu düşünüyordu ama sürekli kucağında olması işi değiştirdi. Bir ara vermeyi de düşündü sonra yolun uzayacağını bildiği için vazgeçti.
Şimdi ise ona doğru gelen ışığın sahibinin kim olduğunu anlamaya çalışıyordu. Lara için endişe içindeydi.
İçinde buruk bir mutluluk da hakimdi. Onu bulduğu için mutluydu. Ama onun yüzünden zarar görmüştü.
Ne yapacağını bilemedi. Sonunda gelenin kim olduğunu seçti. Gelen Yağmur du.
Onu görünce rahat bir oh çekti. İçi rahatladı. Yağmur arkasındakileri de çağırdı.
Tuğba hoca da geldi. Neyse ki onun ilk yardım eğitimi vardı. Laranın kafasına yavaş bir şekilde baktı. Kafasında kesik oluşmuştu. Dikiş şarttı. O sadece kanamayı durdurabilirdi.
Yanındaki pamuk ve oksijenli su ile kanları silip yarayı bantladı. Şimdilik idare eder diye düşündü.
Bir an önce acile gitmelilerdi. Lara aranırken herkes kendi eşyalarını topladı.
Yağmur da Laranın eşyalarını toplayıp kimseye dokundurtmadı.
Hemen otobüse bindiler Larayı da arka koltuğa yatırdılar. Yağmur onun yanına geçip kafasını kucağına koydu.
Hızla yola çıktılar. Laranın ailesine de haber verildi. Onlar da muhtemelen acilde kızlarının gelmesini bekliyordu.
Yağmur arkadaşının saçlarıyla oynamaya başladı. Yarık olan kısımdan saçlarını çekmeye çalıştı, yol uzundu.
Belki uyanırdı.
Bir an önce hastaneye varmak için hızla gittiler. Zaten bulunması çok zaman almıştı şimdi de gecikmek istemediler. Bu yüzden hızla devam ettiler
🌄
Hastaneye varınca bütün ailesinin de orada beklediğini gördüler. Yağmur kendi ailesinin de böyle olmasını istemeden edemedi. Keşke onun da ailesi ona sahip çıksaydı.
Abileri koşarak geldiler. Berk'in kucağındaki Lara'yı görünce hemen Koray onu kendi kucağına aldı.
Kıskanmışrı kardeşini.
Kimsenin ona dokunmasını istemedikleri için yarasıyla Barış ilgilendi.
Kesiği yavaşça dikti. 5 dikiş attı.
Tüm sınıf arkadaşları ailelerini beklerken Lara'ya bakmaya karar verdi.
Tüm koridor dolmuş onun uyanmasını bekliyordu. Fakat inatçı kızımız bir türlü uyanmadı.
Yavaş yavaş arkadaşlarının aileleri geldi ve dağılmaya başladılar. Lakin Yağmur ve Berk uyanmasını beklemeye kararlıydı.
Onun uyanması için her şeyi yaparlardı. Berk yoğun bir vicdan azabı çekiyordu. O 5 dikiş kim bilir ne kadar canını yakıyordu. Daha fazla dayanamadı ve hava almak için hastanenin bahçesine çıktı.
Lara uyanınca birkaç test daha yapıp eve yollayacaklardı.
🌄
Lara
Yavaşça gözlerimi açtığımda ilk olarak beyaz ışıklarla karşılaştım.
Lan yoksa öldüm mü ben?
Beyaz ışığı görünce anında gözlerimi geri kapadım.
Ben şimdi öldüysem neredeyim.
Aha cennete düştüm sanırım. Benim bildiğim beyaz ışık orda olur.
Bir takım sesler geldi. Bu sefer kafamı hafif yana çevirip yavaşça gözlerimi açtım.
Eee burası sanki tanıdık.
Biz toplu mu öldük acaba. En son ne oldu ki. Heh hatırladım. Gerizekalının biri yüzünden düştüm. Bir düşüşle ölünüyormu ya.
Bunlar nasıl öldü acaba.
" Kızımmm canın çok yandı mı güzelim."diye sordu babam.
" Yoo sadece düşmüşüm. Çok acımıyor ama biraz başım ağrıyor. "
"Ağrı kesici koyalım istersen serumuna."
Elimi kaldırıp seruma baktım. Bu kadar kötü düşmedim ki. Ölmediğime de eminim. E bu niye var
" Yok hayır. Ben açım tüm gün birşey yemedim içmedim size zahmet birşeyler alsanıza. "
"Tamam ben hemen alırım."
Araz abim gidince etrafı incelemeye başladım.
Yağmur gülerek ağlıyordu. Kafayı bozmuş herhalde garibim. Ama annem de ağlıyordu. Ve... birbirlerine sarılarak bana bakıyolardı.
" Siz neden ağlıyorsunuz?"
" Yok bir şey güzelim sen uyandın ya ondan ."
" Bir insan uyandığı için böyle ağlanır mı silin bakiyim vöz yaşlarınızı."
Hemen sildiler ve bana sarıldılar. Kocaman gülümsedim. Sanki onlar benden küçükmüş gibi hissettim.
Benim için endişelendiler ama belli etmemeye çalışıyorlardı.
Beni bu kadar seven insanları üzebilir miyim ki ben. Canlarım benim
Berk
Hâlâ dışarıda Lara'nın uyanmasını bekliyordum. Bir türlü uyanmadı. Ne uykucu bir kızmış diye düşünmeden edemedim.
Bahçede ordan oraya ilerleyip yürüyerek kendimi sakinleştirmeye çalışıyordum. Hepsi benim aptal kafam yüzünden oldu.
Sonra birden abisi dışarı çıktı. Hemen yanına ilerledim. Tam uyanıp uyanmadığını soracaktım ki o önce konuştu.
" Seni bir daha kardeşimin yanında görmiyim. Ne alaka senin kucağındaydı. Sen kim oluyorsun?"
" Abi öyle yerde görünce yanında bir tek ben olduğum için kucağıma aldım. "
" İyi bir daha olmasın. "
" Tamam abi. Lara uyandı mı?"
" Yok ,sen eve git. O uyanınca sana yazar. "
" Peki abi. "
Adam bana soğuk terler döktürdü. O ses tonu neydi öyle ya.
Karşısında korkudan ölecektim. Neyse ki saygılı davrandım. Beni dövecek gibiydi.
Mecburen daha fazla beklemem göze batacağı için eve gittim.
Ama aklım onda kaldı.
.,...,.,.,.,.,..,.,.,.,..,.,.,.,..,.,.,.,..,.,.,..,......,.,.,.,.,
Asyokuyucu sana da yazdığın yorumlar ve beğenilerin için çok teşekkür ederim. İyi ki varsın. Beğenmene çok sevindim.
Şimdiye kadar nasıl gitti sizce kurgu?
Yazım dili nasıl?
Beğenmediğiniz bir yer varmı?

