İçeriğe geç

Gerçek ailem / gerçek aile

Bölüm 21 · 5 dk okuma

Gerçek ailem / gerçek aile

Bölüm 21

20.

Sadece okur yaptığın yorumlar için teşekkürler iyiki varsın ve umarım beğenmişsindir. Keşke herkes senin gibi olsa.

Kitap okuduktan sonra uyumuştum. Yağmur beni kamp ateşinin yakılacağını duyunca heyecanla uyandırdı. Tabii benim esneyip sızlanmam onun umurunda bile değildi.

Benim kıyafetlerimi bile o seçmişti. Sanki annem gibi beni giydirdi. Kampın ilk gününün sonuna yaklaşıyorduk. Ve açıkçası ben bu işi sevdim. Kamp yapmak çok güzel. Mutlaka dönünce annemleri ikna edip kamp yapmaya götürmaliyim. Hem balık tutulacak bir yer olursa balık da tutabiliriz. Bence harika bir fikir

Zorla Yağmurun beni çekiştirmesiyle ilerliyordum. O önden ben arkadan gidiyorduk. Yeni uyanmama rağmen uykum var. Ve açıkçası umarım ateş çok uzun sürmez çünkü her an her yerde uyuyabilirim.

Ve uykum varken bu durum çok sakıncalı.

Ateş görünmeye başladı ve oraya doğru ilerledik. Cidden bunu yapmak zorunda mıyım. Uyumak istiyorum bennnn..

Oradakiler kütüklere oturmuş sohbet ediyorlardı. Bizi görünce kenara çekilip yer açtılar. Zoraki bir şekilde oraya oturdum. Bu kadar uykumun olması normal mi.

Sanırım artık bir uyku düzenine ihtiyacım var. Bu böyle olmaz.

" Kızlar yeni çıkan ....... Markanın ayakkabıları çok iyi değil mi?"

" Bence o kadar abartılacak bir şey değil "

" Sen ciddi misin kızım bütün insta bununla çalkalandı. "

O ayakkabılar iğrençti ve giyilecek gibi değildi. Tamamen sosyal medyanın abartmasıydı. Çok çirkin bir duruşları vardı ve cidden asla giymezdim.

"Bence tamamen sosyal medyanın abartması ayrıca güzel de değil. "

" Ayy sen şaka olmalısın "

" Bunları beğenmeyen yok. "

Neden bu kadar abarttılar bilmiyorum ama bana göre fazla

" Aman banane sizden ben kendi adıma konuşuyorum. "

Kendi aralarında fısıldaşırken beni konuştuklarını anlamak çok da zor değildi. Anlam veremedim ama çok da takılmadım. Nedense herkes benimle alay etmek için yer arıyor.

Yanımda çöp şiş ve marsmellow da getirmiştim. Aklıma gelince onları alıp döndüm. İki paket aldım çünkü herkese anca yeterdi. Herkese verdim ve kendikimi ısıtmaya başladım. Ellerimi ateşe tuttum. Biraz üşümüştüm.

Kesinlikle biraz

Yağmur bunu fark etti ve kendi ceketini bana verdi ne kadar ısrar etsem de beni dinlememekte çok kararlı.

" Yaa alsana zaten ateşin dibindeyim ısınırım ben. "

" Olsun olsun sen şimdi hasta olursan kimse senle uğraşmaz bana kalırsın benim bağışıklığım iyi beni takma sen. Sonra birde senle anlamak çok da zor değildi. Anlam veremedim ama çok da takılmadım. Nedense herkes benimle alay etmek için yer arıyor.

Yanımda çöp şiş ve marsmellow da getirmiştim. Aklıma gelince onları alıp döndüm. İki paket aldım çünkü herkese anca yeterdi. Herkese verdim ve kendikimi ısıtmaya başladım. Ellerimi ateşe tuttum. Biraz üşümüştüm.

Kesinlikle biraz

Yağmur bunu fark etti ve kendi ceketini bana verdi ne kadar ısrar etsem de beni dinlememekte çok kararlı.

" Yaa alsana zaten ateşin dibindeyim ısınırım ben. "

" Olsun olsun sen şimdi hasta olursan kimse senle uğraşmaz bana kalırsın benim bağışıklığım iyi beni takma sen. Sonra birde senle

" Olsun al sen senin o "

" Abartma ceket o ayrıca benim olan herşey senindir "

" Sen var ya birtanesin kızım. İyiki varsın sen ya."

Yanaklarını öptüm ve ona sarıldım. Cidden iyiki onunla tanışmıştım. O herşeyiyle harika bir arkadaştı.

" Ay hadi tabu oynayalım. " Sınıfın pickme kızı çıktı yine. Ecrini hiç sevmiyorum.

Herkese umutla baktı ama onu tınlayan yoktu. Onun için üzüldüm şimdi yalan yok.

" Oynamak isteyenlerle oylama yapalım o zaman ." Dedim.

Kimsenin kendini yalnız hissetmesini istemezdim. Zaten en fazla 1 saat oynarız. Sonra muhtemelen sıkılırız.

Benim el kaldırmamla Yağmur, Berk ve Can da el kaldırdı. Hemen hemen bütün sınıf onayladık.

"Tamam kim başlasın o zaman?"

" Benn ."

" Eh peki bana uyar. "

Sıla oyuna başladı. Telefondan kelimelere bakarak anlatmaya başladı. Bizde süre tuttuk.

" Şimdiii hmmm bizim bulunduğumuz yerde ne var?"

" Ağaç?"

" Toprak?"

" Yıldız?"

" Ay"

" Yaprak"

" Yok ya onlar değil. Sabah Ali Ayşe'ye bakarken takılıp düştü. Yere yapıştı. Neyi bahane etti?"

Evet böyle bir rezillik vardı. Aklı sıra gizli gizli Ayşe'yi kesiyordu. Tabii herkes farkındaydı. Bu salaklar ikisi de birbirini sevdiği halde söylemeyip gizli gizli birbirlerine bakıyorlardı. Sonra Ali birden çukur gibi bir yere yuvarlandı. Sınıfca bunu asla unutmayacaktık.

Hep bir ağızdan" DAL" dedik.

" Doğru hepiniz bir söylediniz kim çıkacak?"

Oyun böyle sürdü. Açıkcası anlatınca neler dediğimi bile hatırlamıyorum. Zaten uykum gelmişti. Umursamayıp çadırıma gittim. Ceketini Yağmura teslim ettim.

🌄

Sabah herkesten erken uyandım. Yerimi yadırgadığım için çok uyuyamadım. Erken de kalkınca muhtemelen bir yerde sızıp kalıcam.

Saate bakınca 6 olduğunu gördüm. Benim için fazla erkendi. Esneyerek gerindim. Biraz yürümeye başladım. Çok uzaklaşmadan geri dönerim nasıl olsa.

Çadırımdan çıkıp etrafa baktım. Güneş daha yeni doğuyordu. Açılmak için biraz yürümeliyim.

Spor ayakkabılarımı giyip gezmeye başladım. Kaybolmamak için adımlarımı saydım. Bence bu yeterli olur.

İlerlerken yerdeki çiçekler dikkatimi çekti. Çok güzellerdi. Birkaç tanesini topladım. Onları kurutmaya karar verdim.

Çadırıma dönünce onları bir defterimin arasına koyarım.

Keyfim yerindeydi. Telefonumdan bir şarkı açtım.

Hava ve etraf çok güzeldi. Her yer yemyeşildi.

Sık sık ağaçlar ve ağaçlarda minik böcekler vardı. Açıkcası böceklerden tiksinmediğim için bence bazıları sevimli.

Ne kadar uzaklaştığımı fark ettim. Kahretsin!Kayboldum. Ne yapacağım şimdi ben ya. Çok uzaklaştım ve telefon da çekmiyor. Her yer ağactı ve ben nereden gideceğimi bilmiyordum.

Ya beni fark etmezlerse ve geri dönerlerse. O zaman ben biterim. Kimse yok ve ben çok uzaklaştım. Benim gittiğimden kimsenin haberi yok. Muhtemelen 1 saat sonra falan uyanırlar.

Yerimden ayrılırsam daha da uzaklaşabilirim. Bu riski göze alamam. Mecbur burada beklemek zorundayım.

2 saat sonra.

İki saattir olduğum yerde ileri geri yürüyorum. Acıktım ve susadım bile. Eğer akşama kadar bulamazlarsa yerimden ayrılıcam. Beni bulamama ihtimalleri var ve bu beni korkutuyor.

Sinirle elimi saçımın arasından geçirdim. Ağacın altına oturdum ve burada beklemek zorundayım. Umarım birilerinin aklına gelmişimdir ve beni bulurlar. Yoksa buradan biraz zor çıkarım. Ya geceleri ayı falan geliyorsa. O zaman ne yapayım ben. Muhtemelen bir ayının midesinde olucam.

Kaygımdan kurtulmak ve biraz sakinleşmek için kendi kendime hikayeler anlatmaya başladım. Bir sürü senaryo buldum. Bence bunları yazabilirim.

Böylece biraz vakit geçer en azından.

bu uygulama yüzünden yazıyı 3 defa tekrar yazmak zorunda kaldım ve gerçekten bazı kısımlar bozuldu.

ilk yazdığım kesinlikle daha iyiydi. Ama bu da bence fena değil ama ilkinde betimlemeler falan daha iyiydi.

ve ilk yazdığım daha uzundu. Baya emek harcadım.

Bölüm sonu

4 yorum