İçeriğe geç

Gerçek ailem / gerçek aile

Bölüm 20 · 4 dk okuma

Gerçek ailem / gerçek aile

Bölüm 20

19.

Sonunda otobüs durdu ve saat sabah 05.30. Bu saatte kim çadır kurmak için delirir ki. Ben değilim.

Resmen yarım saattir bir çadırı kuramadım ya şaka gibi.

Sanırım bir tek bende sorun var çünkü herkes çadırlarını hazırlamayı bitirdi ve çoğu uyuyor! Bense yerimde sayıyorum.

Yağmur bile uyudu ben daha çabalıyorum.

Arkamdan gelen sesle refleks olarak hızla arkamı döndüm. Bir çıtırtı sesi geldi fakat kimse yoktu.

Sanırım benim paranoyaklığım. Fazla uzatmadan önüme döndüm.

Hâlâ çabalıyorum ama yok olmuyor bu lanet şey. Sinirle yere fırlattım çubukları.

" Lanet olsun size geri zekalılar alt tarafı şurda dikileceksiniz onu bile yapamıyorsunuz neden bunu insanların kullanacağını düşünüp basit bir şekilde yapmıyorlar ki ?"

Arkamdan gelen kıkırdama sesiyle arkamı döndüm e yine kimse yok.

Acaba ben akıl sağlığımı falan mı kaybettim ?

" Allah'ım sonunda bu da oldu deliriyorum. "

Çadırın içine girsem yada üzerine uzansam beni böcek falan ısırır mı ki?" Bence uyku tulumunu kurmalıyim.

Tulumu alıp altıma bir sofra bezi serdim. İkiye katladım böylece yere yatmayacağım.

Uyku tulumunun fermuarını çekip içine girdim. Biraz uyusam sonra kurardım hem çadırı.

🥀

Uyandığımda birden nerede olduğumu kavrayamadım. Sonradan aklıma çadır geldi. Ona bakınca kurulu olduğunu gördüm. Bu çok saçma. Birilerinin bunu kurmuş olması lazım. Sabah duyduğum sesler bununla ilgili olabilir. Off ben iyice delirdim.

Kim kurmuş olabilir ki?

Ama ben bunu takarım arkadaş. Yağmur un yanına gittim. Uyanmamıştı. Çadırın aşırı sağlam kapısına birkaç kez vurdum. Daha yeni uyanmıştı saçları kuş yuvası gibiydi. Bu haline gülümsedim. Benim arkadaşım gerçekten çok tatlıydo.

Saçlarını ben taradım ve bağladım o da benimkini yaptı. .

Birlikte dışarı çıktık. Bugün yemekler bizdeydi o yüzden küçük tüpün yanına geçtik.

Bir yandan yemek yaparken bir yandan da sohbet ettik.

" Knk benim çadırımı sen mi kurdun?"

" Yoo niye ki ?"

" Biri benim çadırımı kurmuş bende sen olabilirsin diye düşündüm."

" Ben değildim. Kim olabilir ki?"

" Bende onu anlamadım. "

" Neyse illaki buluruz. "

" Yalnız yemekler harika kokuyor. "

" Ay evet biz baya becerikliymişiz. "

" Dimi ya çok leziz görünüyor. "

Gerçekten de leziz görünüyordu. Mis gibi kokuyordu. Resmen ağzımın suyu aktı.

O sırada yanımıza Tuğba hoca geldi.

" Ooo maşallah benim kızlarıma siz aşcı falan olun. "

" Teşekkürler hocam. "

" Ben diğer kızları çagırıyım mı yoksa siz kurar mısınız sofrayı?"

" Biz kurarız hocam. "

Bir de diğerleriyle uğraşmaya gerek yok. Şimdi gıcık gıcık laf yaparlar bir de onları mı çekecem.

" Yalnız gerçekten bravo kızlar. Sizi alan yaşadı."

" Yok be hocam kimse çekemez beni. Ben evlenmeyi falan düşünmüyorum. " Bunu diyen bendim.

" Aaa öyle deme kızım. Belli mi olur belki ilk sen evlenirsin. "

" Yok yok evlenmem ben. "

" Eh sen bilirsin. "

Sofra hazırdı. Bu orman gibi yerde bile mis gibi yemek yaptık. Gerçekten de Tuğba hocanın dediği gibi maşallah bize .

Bence artık yemekleri yiyebiliriz.

Sanırım tek aç benim çünkü kimse sofraya oturmadı.

Bunlar beni mi beğenmiyo be. Aman yemesse yemesinler.

Anaa e biz kimseyi çağırmadık ki. Normal gelmemeleri.

" Aç olanlar gelsin arkadaşlar yemek yiyecez. "

Heh yavaş yavaş geliyorlar. Meğer bendeki mallıkmış. Neyse oraya çok takılmayalım.

Yalnız kendimi öve öve bitiremem ben. Bu ne güzellik yahu. Mis olmuş mis

Berk ve Cem de oturdu. Pezevenk Ozan da yanıma oturdu. Bunun çıkmadığı bir ben kaldım herhalde. Her gün farklı biriyle takılıyor.

" Ooo Lara yemekler harika olmuş. "

Sesi o kadar alaycı ki. Bana mı yazıyor bu? Yalnız ben bunu parçalarım. Piçe bak ya.

" Teşekkürler."

Sesim sanki biraz sert çıktı. Niye öyle oldu ki.

" Aaa sanki beni dövecek ne oldu kız niye kızdın?"

" Yok birşey uykumu alamadım da ondan biraz sinirliyim. "

Yalan söyledim. Açıkcası ben sinirli falan değildim.

" Heee anladım. "

" Hadi çocuklar yemeğinizi yiyin. "

Berk biraz sinirli gibiydi. Neden öyle oldu ki. Onluk bir şey yok.

🥀

Off yemekten sonra yaklaşık 3 saat falan sözde yürüyüş yaptık. Tamam yürümeyi severim ama bu bildiğin sürünmek. Ayrıca ben yürümeyi Herayla yaparım. En azından onun da tuvaletini hallederim ama bu çooook sıkıcı.

En arkadan onları takip ediyorum. Çünkü hepsi dünden razıymış. Bunlar yürümüyor bildiğin koşuyor!

Yağmur bari sen yapma. Yazıklar olsun. Neyse ki birazdan kamp alanına varicaz. Yoksa ben yollarda ölürüm.

Hehh kamp alanı görünmeye başladı.

Bir anda vücudum benden izinsiz koşmaya başladı. Direkt çadırıma gittim. Çoook yoruldum be. Ohh sonunda. Keşke eşlikcim Hera da olsaydı.

Elime yanımda getirdiğim kitabımı aldım. Okumaya başladım. Zaten her kitabına bayıldığım bir yazar. Su gibi aktı zaman

_________________________________

Selammm

Sanırım kısa bir bölüm yazamayacağım. Çünkü olmuyor.

Yazılı zamanı olduğu için çok yazamadım ama zaten ben bölümleri yazar yazmaz paylaşamıyorum onun yerine tekrar okuyup yeni yerler ekliyorum.

Umarım beğenirsiniz ayrıca bana sürekli yorum yazan Sude naz teşekkürler. Aslında bu bölüm biraz uzun olduğu için taslakta 500 kelime falan duruyordu sonra bir girdim yorum sayısı artmış. Senin sayende bölümün devamını severek yazdım ayrıca beni beğenen kullanıcılar Yestiri , Zeynep , almila, edyeli, İlayda ve cciccim size de çok teşekkür ederim. Gerçekten beni motive eden sizlersiniz

Eminim adını unuttuğum vardır onlardan gerçekten özür dilerim. Herkesin adını aklımda tutamadım. Ama beni okuyan ,yorum yapan , okuma listesine ekleyen herkese teşekkürler

İyiki varsınız sizi çok seviyorum 💝💖

Bölüm sonu

4 yorum