Sonrası çok hızlı gelişti. Araba onların evinin önünde durdu. Ev dediğime bakmayın bildiğiniz saray. Kocaman ama boş sade çimli bir bahçesi var. Bahçede hasır bi oturma Grubu. Ev iki kat ve beyaz ağırlıklı. Bazı odalarda balkon var. Genel olarak çok modern.
İçeri girdiğimde odada beş kişi vardı. Biri sarışın güler yüzluydü. Diğer herkes esmerdi ve sanki bakışlarıyla beni öldürecek gibi bakıyordu.
" Kızım sağdan sırayla isimleri Koray , Barış, Uraz, Araz ve Yiğit. "
Uraz ve Araz ikizdi.
Kısaca merhaba dedim.
çekinerek nerede kalacağımı sordum.
"İkinci katta koridorun sonunda balkonlu bir oda var. Şimdilik orada kal kızım olduğun belli olunca kendine göre düzenlersin."
" Tamam " dedim ve odamı bulmaya çalıştım.
Koridor baya uzundu. Sonunda odamı buldum. İçeri girdiğimde ağzım açık kaldı. Oda çok güzel beyaz ağırlıklı olarak düzenlenmişti.
Hemen yatağa girdim. Zaten çok yorgundum hemen uyumaya başladım.
" Kalksana be ."
" Offf noluyo ya ."
" Hadi kalk kahvaltıya gelmen için annem yolladı. "
Barış odamda beni uyandırmaya çalışıyordu. Oflayip yatakta oturdum. " Tamam ben inerim. "
Odamdan çıkınca banyoya girip elimi yüzümü yıkadım.
Saçlarımı tarayıp üstüme eşofman takımı giydim.
Kahvaltıya indiğimde herkes ordaydı. Kısaca merhaba deyip oturdum.
Tabağıma birkaç domates koydum. Ben tabağımı foldurirken onlar da bana bakıyordu. Ayımı oynuyor demek istesem de. Onlara ne bakıyonuz der gibi bakıp önüme döndüm.
Tam tabağımı bitirince kalkarken Koray da kalktı. Ben ne olduğunu anlamadan bileğimi tuttu.
" Önceki ailende şiddet mi gördün. ?"
Bileğimi çok kötü tutuyordu. Kesin moraracaktı.
" Bırak bileğimi canımı yakiyosun. "
Sesimi ne kadar sakin çıkarmaya çalışsam da olmuyordu.
" Cevap ver "
Artık resmen çırpınıyordum. Ben kurtulmaya çalıştıkça daha da sıkıyordu bileğimi.
"Canımı yakiyosun bırak."
Sesim ağlamaklı çıktı. Diğer herkes yemek yemeği bırakmış bizi izliyordu. Ben kazağımı tutup bileğimi saklamaya çalışırken daha da çıldırıyordu. Boynundaki damarlar belirginleşti.
Onu durduran şey canımın acısıyla yere düşen gözyaşımdı. Bı an şaşırdı önce bileğimi tutan eli gevşedi. Hemen bileğimi kendime çekip ona yumruk attım. Yalnız baya sert vurmuştum. odama geçtim. Onun karşısında ağlayamazdım.
Yere yatağımın yanına çöktüm. Artık gözyaşlarımi tutamıyordum.
Ne yaptım sanki ben ona. Neyin sinıri bu. Elim bileğime gitti. Mosmor olmuş. Resmen parmaklarının izi çıkmış. Pislik mahvetti bileğimi.
Resmen hıçkıra hıçkıra ağladım. Artık sakinlesmeye başladım. Aşağıdan bağırış sesleri geliyordu. Ne olduğunu anlamadım. Zaten çokta umrumda değil.
Sesler daha da arttı. Artık anlaşılıyordu.
" Sen ne yaptığının farkında mısın, o senin kardeşin"
Biyolojik annem ağlıyordu.
" Ne yaptığını sanıyorsun lan sen. Neyin siniri bu. "
Biyolojik babam da çok sinirliydi.
Demin gosterseydin ya sinirini.
" Baba iki günlük kız için kardaşime bağıramassın. Daha ne olduğu belli değil. Hırlı mıdır hırsız mıdır bilmiyoruz farkındaysan. "Sarı çiyan yiğitti
" O senin kardeşin."
Biyolojik annem baya üzüldü.
Sonra bir çarpış sesi geldi. Dış kapı hızla çarpıldı.
Adım sesleri yukarı geliyordu.
Hızla toparlandım. Koşarak elimi yüzümü yıkadım. Zaten sonra kapım çaldı.
"Kızım gelebilir miyim?"
Ben şimdi buna nasıl kıyıyım.
" Gel"
" Canım ben çok özür dilerim lütfen bizi affet. Koray iyileşti sandık. Onun sinir problemleri var. İlaç kullanıyordu. Yaşadığın her şey için üzgünüm. Ben benim kızım olduğunu biliyorum. "
Elini kalbine koydu
" Buradan hissediyorum sen benim kızımsın. Koray'ı affetme sürünsün haketti. Ama lütfen bizimle kal. "
" Zaten çok istesemde başka bir yerde kalamam. Her türlü size kalıyorum merak etmeyin. "
" Öyle bir söyledinki sevinsem mi üzülsem mi bilemedim. "
" Siz çok iyisiniz hiç üzülmeyin."
" Canım kızım benim. Sarılabilir miyim"
Gülümsedim.
" Olur." Çünkü benimde ihtiyacım var
O bana sarılınca çok iyi hissettim. Sanki bütün yüklerim alınmış gibi. Biyolojik annem çok tatlı bir kadındı.
Arada gözleri bileğime kayıyordu. Soramiyordu da.
O odamdan çıkınca ders çalışmaya başladım.
Konulara yaz tatilinde bakmam çok iyi olmuştu. Çoğunu biliyorum. O yüzden sadece test çözdüm.
Ne kadar çözdüm bilmiyorum ama gözlerim kapanıyordu.
Öğle yemeğine katılmamış yine ders çalışmıştım.
Muhtemelen saatler geçti.
