Kenan abim mektubu okumaya başladı. Mektubu okuduktan sonra bana baktı ve hemen ardından mektubu yırtıp çöpe attı. Hepimiz ona şaşkınlık içerisinde baktık. Bakışlarım kenan abimden çekip barışa baktım ve onunda bana baktığını fark ettim.
Abim neden böyle bir şey yapmıştı ki? Sebebi neydi o mektupta neler yazıyordu onu bu kadar sinirlendiren neydi?
Tam abime bir soru sorucaktım ki kenan abim barışa baktı. “barış benle gel”dedi ve odadan çıktı. Barış bi bana bi murat abimlere bakıp kenan abimin peşinden gitti. Gerçekten ne oluyordu hiç bir fikrim yoktu ama sanırım iyi şeyler olmuyordu bunu şimdiden fark etmiştim bile.
“sizce ne oluyor? ”diye sordu kutay abim. Bakışlarımı kapıdan çekip kutay abime baktım. “bilmiyorum ama kötü bir şeyler olduğundan eminim”dedim.
Aradan yarım saat geçti ama gelen giden yoktu. Kenan abim ve barışa uğlaşamıyorduk. Endişelenmeye başlamıştım. Acaba nereye gitmişlerdi.“sanki yer yarıldı içine girdiler” dedi acar abim.
Harbiden nereye gittmişlerdi. Onları defalarca aramamıza ramen açan olmamıştı ve bizde en sonda pes etmiştik. Hepimiz oturup bir şeyler hakkında konuşurken acar abimin dediği ile hepimiz ona şaşkınlıkla baktık. “ben acıktım” dedi. “20 dakika önce bir büyük pizza yedin ve sen hala aç mısın? ”diye sordu murat abim.
“evet”dedi acar abim ve hepimiz ona şaşkınlık içerisinde baktık. Gerçekten ne yerse yesin doymazdı. “ayı”dedi kutay abim ve dediği ile gülmeye başladım. Ben gülünce diğerleri de güldü. “sen hep bu şekilde gül güzelim”dedi murat abim.
Aslında neden güldüğümü bende bilmiyordum çok saçma bir şey için gülmüştüm ama o an bunu istemiştim. Gülmek istemiştim uzun bir aradan sonra mutlu olduğumu his etmek istemiştim.
Acar abim odadan çıktı ve bizde murat ile kutay abimle kaldık. Kutay abim televiziyondan bir tane filim açtı ve izlemeye başladık. Hepimiz filime dalmıştık.Filimi izlerken kapı bir anda açıldı ve içeriye kenan abim ile barış girdi.
Onların girdiğini görünce hemen onlara döndük ve kutay abim de filimi kapattı. “neredeydiniz siz?” diye sordum ve ikisi de kendilerini koltuğa bıraktılar. Gitmelerinin üstünden 2 saat geçmişti ve onlar daha yeni gelmişlerdi.
Barış derin bir nefes alıp verdi ve benim gözlerimin içine baktı bende onun gözlerinin içine baktım. “küçük bir işimiz vardı bitanem onu hal edip geldik”dedi ve oturduğu yerden kalkıp yanıma geldi ve saçımdan öptü. Saçları ıslaktı ve bu da demek oluyordu duş almıştı.
“acar nerede?”diye sordu kenan abim. Acar abimi unuttmutşuk ve o neredeyse 1 saatir ortalıklarda yoktu. Hala yemek mi yiyordu gerçekten?
O an kapı açıldı ve içeriye acar abim girdi. Elinde iki tane büyük tost vardı ve onları yiyerek içeriye girdi.
Hepimiz şaşkınlık içerisinde ona bakarken o sanki hiç bir şey yokmuş gibi koltuğa oturup tostlarını yemeye başladı ama tostlarını yerkenden televiziyonu açıp bir şeyler izlemeye başladı.
“o mektupta ne yazıyordu abi? ”diye sordu kutay abim. Kutay abimin sorduğu soruyu hepimiz çok merak ediyorduk ve bunu sadece barış ve kenan abimin bildiğine emindim. “önemli bir şey değil”dedi ve geçiştirmeye çalıştı. Ama başaramayacağına çok emindim çünkü hepimiz orada ne yazdığını çok merake diyorduk.
“yalan söyleme abi cevap ver ne yazıyordu ve neden bizden saklamaya çalışıyorsunuz”dedi bu sefer murat abim. Bende çok merak ediyordum ama cevap vermeseler bile murat abimlerin bir şekilde öğreneceklerinden emindim. “murat olmaz zorlama kardeşim”dedi kenan abim ama murat abim derin bir nefes alıp verdi. “ne zorlama ya gizemli biri kardeşimizin peşinde bunun farkında değil miyiz sanıyorsun hepimiz farkındayız bizden bir şey saklayamazsınız söyleyin” dedi. Sinirlenmişti.



