Bölüm 12 — “Saklanan İsim”
“Belki de bu aileydi.”
Atlas’ın sözleri Derin’in aklından çıkmıyordu.
Ertesi sabah uyandığında bile aynı cümle zihninde dönüp duruyordu.
Eğer hedef kendisi değilse...
Neden Yılmaz ailesi?
Neden 19 yıl boyunca saklanan bir sır?
—
Kahvaltı masasında herkes gergindi.
Kaan Yılmaz gece boyunca araştırma yaptırmıştı.
Karan’ın önünde dosyalar vardı.
Kuzey ise sürekli telefonuyla konuşuyordu.
Bir şeyler bulmaya çalışıyorlardı.
Tam o sırada Karan dosyalardan birini açtı.
Yüzü aniden değişti.
“Baba...”
Kaan başını kaldırdı.
“Ne oldu?”
Karan elindeki belgeyi masaya bıraktı.
“Eski koruma hakkında bilgi buldum.”
Atlas hemen yaklaştı.
“Ne yazıyor?”
Karan derin bir nefes aldı.
“Adamın adı Mehmet Kaya değilmiş.”
Herkes sustu.
“Yıllarca sahte kimlik kullanmış.”
Derin’in kalbi hızlandı.
“Gerçek adı ne?”
Karan belgeye baktı.
Ve yavaşça okudu:
«“Murat Arslan.”»
Bir anda Selin Hanım’ın elindeki bardak yere düştü.
Cam parçaları etrafa saçıldı.
Herkes şaşkınlıkla ona döndü.
Kadının yüzü bembeyaz olmuştu.
“Kaan...”
Sesi titriyordu.
“Bu ismi tanıyorum.”
Derin’in nefesi kesildi.
“Nasıl?”
Selin Hanım’ın gözleri doldu.
“Doğumdan birkaç gün önce... beni sürekli takip eden biri vardı.”
Kaan şaşkınlıkla ayağa kalktı.
“Neden daha önce söylemedin?”
“Çünkü önemsiz sanmıştım.”
Atlas kaşlarını çattı.
“Bu adam doğumdan önce sizi takip ediyor, doğum gecesi hastanede ortaya çıkıyor ve sonra kayboluyor.”
Kuzey yumruğunu sıktı.
“Bu tesadüf değil.”
Tam o sırada kapı çaldı.
Malikânenin kapısı.
Bu kez gelen kişi bir polis memuruydu.
Kaan onu içeri aldı.
Polis elindeki dosyayı uzattı.
“Eski hastane arşivlerinde bir şey bulduk.”
Karan dosyayı açtı.
İçinden sararmış bir not çıktı.
Üzerindeki yazı yılların etkisiyle silinmeye başlamıştı.
Ama tek bir cümle hâlâ okunuyordu:
«“Kızı değiştirin. Yoksa herkes ölecek.”»
Odadaki herkes donup kaldı.
Çünkü artık bu sadece bir aile sırrı değildi.
Birileri 19 yıl önce ölümden korkmuştu.
Ve o korku bugün yeniden ortaya çıkıyordu.