İçeriğe geç

Genç Vampir

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Genç Vampir

Bölüm 1

1. BÖLÜM

Odamda oturmuş kitap okuyordum. Gelen bağırış seslerini duyunca gözlerimi devirdim. Annemin sesiydi. O kadar alışmıştım ki artık evimizin bir şarkısı gibiydi. Daha doğrusu evlerinin. Sözde onların eviymiş burası benim evim değilmiş öyle diyorlar. Gözlerimi tekrar kitaba döndüğüm anda duyduğum bağırışla irkildim "ZETA!" Kitabı kapatım ve yavaşça içeri doğru yürüdüm.

"Seni bekliyoruz hızlı olsana kızım." diyen annemin sesiyle hızlanarak içeri yürüdüm. "Evet yine ne var?" diye sordum. Annem gülmeye başladı. Babama baktım. Umursamaz bir şekilde telefonuna bakıyordu. Anneme boş bir bakış attım. O da hemen konuşmaya başladı. "İster kıyafetlerini topla ister toplama ama sen bugün bu evden gidiyorsun." Duyduklarımla gözüm irice açıldı.

"Şaka yapıyor olmalısınız?! Nereye gidiyorum?" dedim. Annem "Nereye istersen ama bu evden başka bir yere." dedi. Bu kadar iğrenç olması miğdemi bulandırıyordu. Ben onun öz kızıydım bana nasıl böyle davranabiliyordu? Babam hiçbir kavgaya karışmadığı gibi bunada karışmıyordu. Anneme bakıp "Dışarıdaki sıradışı varlıkları biliyorsunuz! İkinizde! Öz kızına neden bunu yapıyorsun anne!" diye bağırdım. O ise umursamaz bir tavırla karışılık verdi "Kazara doğdun! Ayrıca kes sesini bizim seni dışarı atmamamızı istemiyorsan hızlı ol!" Odama gidip kapımı çarptım. Kıyafetlerimi alsam bile dışarıda o varlıklar olduğu sürece bir işime yaramıyacaktı. Bu yüzden bir çanta buldum ve içine ihtiyaçlarımı koydum.

Odamdan çıktım. Annem ve babam içerideydi. Babam "O varlıklardan uzak dur." dedi. "Sanki çok umurunda!" diye bağırdım ve kapıyı çarparak evden çıktım.

Sabahları dışarıda bazı insanlar ve Kurt İnsanlar olurdu. Kurt Adam değil, Kurt İnsanlar. Hem kız kurt, hem de erkek kurt olduğu için şehrin başkanı onlara bu ismi koydu. Onları göndermek yerine onlara isim koyup kendisi başka bir şehre kaçtı. Bu yüzden o başkanın her daim aptal bir ucube olduğunu düşünürüm. Sadece ben değil arkadaşlarımda öyle düşünür. Evden dışarı çıktığımda yavaş yavaş caddeye doğru yürüdüm. Herkes bana bakıyordu çünkü tam olarak 13 yaşındaki bir çocuğun bu varlıkların olduğu bir şehirde nasıl dışarı bırakıldığını düşünüyorlardı. Ama eğer ailesi sorumsuzsa bırakılabileceğini kimse bilmiyordu! Bundan sonra Darla ve Boris annem ve babam değildi. Zaten bir anne ve baba olmayı haketmiyorlardı. Her daim bana bağırır vurarlardı. Hatta bu yüzden kolumda kocaman bir bıçak kesintisi vardı. Bu üç gün önceydi. Odamda oturmuş ders çalışıyordum. Darla denilen o kadın beni yanına çağırdı. Duymamışım. Kitaba dalmıştım ne yapabilirim! Elinde bıçakla odama girdi. Neden lafımı ikiletiyorsun aptal kız diye bana bağırdı. Bana ona itaat edeceğimi söyledi. Bunu yapmayacaktım tabiki! İşte bu yüzden inkar ettim. İşte o anda koluma bileğimden dirseğime kadar kesti. Büyük bir çığlık attım. Gözlerimden yaşlar aktı. Sonra birşey olmamış gibi pamukla kanı durdurdu. Bana ceza olsun diye kolumu dikmeyeceğini söyledi. Öbür kolumuda kesmesin diye ne olumsuz cevap verdim ne de olumlu. Yalnızca kolumu tutarak ona baktım. Üç gün boyunca arada bir kolum kanadı.

Bıçak kesintisi yine kanamasın diye sürekli koluma dikkat etmem gerekiyordu. Bir parka girdim. Banka oturdum ve çantamı koydum. Telefonu yanıma almıştım. Ama şarjı akıl edememiştim. Ne bir priz vardı ne de bir şarj aleti. Kalan şarjımla telefonda bana lazım olabilecek bilgilere baktım. Kurt İnsanlar gece dışarı çıkmazlarsa sorun yoktu. Ama Vampirler her gece dışarı çıktıkları için bi tık korkuyordum. Ne bi tıkı hayvan gibi korkuyordum! Bu bankta uyursam gece gelip beni ısırabilirlerdi. Uyumasamda arkamdan sessizce yaklaşıp ısırabilirlerdi. Bu şehrin en tehlikeli yaratıkları Vampirlerdi. Ama Periler vardı. Periler genelde benim gibi dışarıda kalan sıradan insanları Kurt İnsanlardan ve Vampirlerden korurdu umarım benide korurlar. Periler haricinde buradaki hiç bir yaratığı sevmiyordum. Bu düşünceleri kafamdan atıp şarjı bitip kapanan telefonuma baktım. "Kahretsin..." diye mırıldandıktan sonra çantamı karıştırmaya başladım. Bu sefer emin olmuştum. Kesinlikle powerbank yoktu. Şarj kablosu da yoktu. Ofladım ve çantamdan bir kitap çıkardım. Bu kitaba baktığımda aklıma hep aklıma teyzem gelirdi. O asla Darla'ya benzemezdi. Bana çok iyi davranırdı. O bir yazardı ve bu kitabı o yazmıştı. Yazdıktan 2 ay sonra ölmüştü. İşte o öldükten sonra Darla bana daha kötü davranmaya başladı. Ölmeden önce kitabı çok popülerleşmişti. Bende çok isteyince bana bir tane hediye etmişti. Okumaya fırsatım olmamıştı ama mükemmel olduğuna emindim. Bu kitabı asla o evde bırakamazdım. Bu yüzden yanımda getirdim. Bu kitaba canım gibi bakacaktım. Kitabın ilk sayfasını açıp okumaya başladım.

****************************************************************

Artık esnemeye başlamıştım. Uykum gelmişti ve kitabın kaçıncı sayfasında kaldığıma baktıktan sonra kitabı kapatıp çantama koydum. Başımı kaldırdığımda havanın kararmaya başladığını gördüm. Bu parkta kalırsam yaşama ihtimalimin %1 olduğunu bildiğim için tenha bir yer bulmaya çalıştım. Parktan çıktığım anda aklıma vampirlerin tenha yerlere hep gittikleri aklıma geldi. Genelde perilerin olduğu bir şato vardı. Buraya inanılmaz bir şekilde uzaktı. Oraya gidemeyeceğimi bildiğim için düşünmeye başladım. Bir günlüğüne bir arkadaşımda kalsam olurdu. Ama haber vermeden gidemezdim ve telefonum kapanmıştı. Uzunca iç çektim. Açık bir bina kapısı buldum. Binanın deposunda bir günlük kalsan ne olabilirdi ki? Koşarak binaya girdim. Depo gayet temizdi. Demek ki binadakiler temiz insanlardı. Vampirler, Kur İnsanlar ve Periler genelde Şatolarda yaşarlar. Bu yüzden binalarda hep insanlar vardı. Rahatça içeri girdim. Yanıma ince bir hırka almıştım. Onu üzerime örtüp kafamı çantama koydum. Uyandığımda hiçbir sıkıntının çıkmaması için dua ettikten sonra gözlerimi kapatıp uykuya daldım.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.