İçeriğe geç

Gelmek istediğim yer

Bölüm 8 · 6 dk okuma

Gelmek istediğim yer

Bölüm 8

Biz artık neyiz?

Ertesi sabah

Öğrenciler sınıflara giriyor, bazıları sınavdan konuşuyor, bazıları da hafta sonu planlarını yapıyordu.

Ama Alina'nın aklında bunların hiçbiri yoktu.

Sınıfa girer girmez gözleri Emre'yi aradı.

Emre sırasındaydı.

Başını kaldırdığı anda Alina'yı gördü.

İkisinin de yüzünde aynı anda küçük bir gülümseme oluştu.

Alina çantasını bıraktı ve onun yanına geçti.

Alina: “Günaydın.”

Emre: “Günaydın.”

Alina: “Bugün de benim için yer ayırmışsın.”

Emre: “Zaten sen oturuyorsun.”

Alina: “Yani istemesen de oturacağım.”

Emre: “Biliyorum.”

Alina güldü.

Alina: “Bayağı alıştın bana.”

Emre: “Galiba.”

Alina yerine oturdu.

Bir süre ikisi de konuşmadan önlerindeki defterlere baktı.

Sonra Alina başını Emre'ye çevirdi.

Alina: “Bir şey soracağım.”

Emre: “Sor.”

Alina: “Dün söylediklerimizi düşündün mü?”

Emre kalemini bıraktı.

Emre: “Evet.”

Alina: “Ve?”

Emre birkaç saniye düşündü.

Emre: “Ben de ne olduğumuzu bilmiyorum.”

Alina: “Ben de bilmiyorum.”

Emre: “Ama bilmek istiyorum.”

Alina gülümsedi.

Alina: “Ben de.”

Tam o sırada zil çaldı.

Öğretmen sınıfa girdi.

Konuşmaları yarım kaldı.

Ama ikisinin de aklında aynı soru vardı.

Biz artık neyiz?

---

İlk ders boyunca Alina birkaç kez Emre'ye baktı.

Emre de her seferinde onu fark etti.

Bir ara öğretmen tahtaya soru yazarken Alina küçük bir kağıda bir şey yazdı.

Kağıdı Emre'ye doğru itti.

Emre açtı.

«“Sence sevgili olsak nasıl olur?”»

Emre kağıdı okudu.

Başını kaldırıp Alina'ya baktı.

Alina gülümseyerek ona baktı.

Emre kağıdın altına bir şey yazdı ve geri verdi.

Alina kağıdı açtı.

«“Bunu ders sırasında konuşmasak?”»

Alina kaşlarını kaldırdı.

Kağıdın altına yazdı:

«“Korktun mu?”»

Emre okudu.

Gülmemek için başını eğdi.

Sonra yazdı:

«“Hayır.”»

Alina:

«“O zaman?”»

Emre:

«“Ders bitince konuşalım.”»

Alina kağıdı kapattı.

Kalbi biraz daha hızlı atmaya başlamıştı.

---

Teneffüs olduğunda Alina hemen ayağa kalkmadı.

Emre de yerinden kalkmadı.

Sınıf yavaş yavaş boşalırken ikisi yan yana kaldı.

Alina: “Eee?”

Emre: “Ne?”

Alina: “Ders bitince konuşacaktık.”

Emre: “Biliyorum.”

Alina: “Konuşalım.”

Emre: “Burada mı?”

Alina etrafa baktı.

Alina: “Herkes gidiyor.”

Emre: “Bahçeye çıkalım.”

Alina: “Tamam.”

İkisi sınıftan beraber çıktı.

---

Bahçenin daha sakin tarafına geçtiler.

Alina banklardan birine oturdu.

Emre de yanına oturdu.

Bir süre ikisi de konuşmadı.

Alina sonunda sessizliği bozdu.

Alina: “Sen neden bu kadar düşünüyorsun?”

Emre: “Çünkü benim için önemli.”

Alina'nın yüzündeki gülümseme biraz büyüdü.

Alina: “Ben de önemli miyim?”

Emre ona baktı.

Emre: “Evet.”

Alina birkaç saniye sustu.

Alina: “Ne zamandır?”

Emre: “Bilmiyorum.”

Alina: “Tahmin et.”

Emre: “Sen beni sürekli konuşmaya zorlamaya başladığından beri olabilir.”

Alina güldü.

Alina: “Ben seni zorlamadım.”

Emre: “Zorladın.”

Alina: “Biraz.”

Emre: “Çok.”

Alina: “Tamam, çok.”

İkisi de güldü.

Sonra Emre'nin yüzü yeniden ciddileşti.

Emre: “Ama gerçekten...”

Alina ona baktı.

Emre: “Seni düşünmeye başladım.”

Alina sessizce dinledi.

Emre: “Ders çalışırken bile aklıma geliyorsun.”

Alina gülümsedi.

Emre: “Sen gülünce ben de gülüyorum.”

Alina: “Bu kötü bir şey mi?”

Emre: “Hayır.”

Alina: “O zaman?”

Emre: “Ben alışık değilim.”

Alina: “Neye?”

Emre: “Birini bu kadar düşünmeye.”

Alina'nın yüzündeki gülümseme yumuşadı.

Alina: “Ben de seni düşünmeye başladım.”

Emre ona baktı.

Alina: “Hatta bazen neden düşündüğümü bile bilmiyorum.”

Emre: “Ben de.”

Alina: “O zaman ikimiz de aynı durumdayız.”

Emre: “Galiba.”

---

Tam o sırada bahçenin diğer tarafından Ata, Ateş ve Alaz çıktı.

Ata onları gördü.

Olduğu yerde durdu.

Ateş: “Yine mi?”

Alaz: “Bırak artık.”

Ata: “Bir şey yapmıyorum.”

Ateş: “Ama bakıyorsun.”

Ata: “Ne yapayım?”

Alaz: “Hiçbir şey.”

Ata cevap vermedi.

Gözleri hâlâ Alina'daydı.

Alina ise Ata'yı fark etmedi bile.

Emre'yle konuşmaya devam ediyordu.

---

Bir süre sonra zil çaldı.

Alina ayağa kalktı.

Alina: “Derse dönelim.”

Emre de ayağa kalktı.

Emre: “Tamam.”

Alina yürümeye başladı.

Sonra durup ona döndü.

Alina: “Bu arada...”

Emre: “Ne?”

Alina: “Ben cevabını bekliyorum.”

Emre: “Hangi cevabı?”

Alina: “Sevgili olsak nasıl olur?”

Emre birkaç saniye sustu.

Sonra:

Emre: “Bunu akşam söyleyeceğim.”

Alina: “Neden akşam?”

Emre: “Çünkü sana doğru düzgün söylemek istiyorum.”

Alina gülümsedi.

Alina: “Tamam.”

---

Öğle arasında Alina masada Elis ve Pelin'le oturuyordu.

Pelin: “Neden bu kadar mutlusun?”

Alina: “Mutlu olamaz mıyım?”

Elis: “Olursun ama bir şey var.”

Alina: “Yok.”

Pelin: “Emre.”

Alina: “Ne Emre'si?”

Elis: “Yüzünden belli.”

Alina güldü.

Alina: “Bir şey yok.”

Pelin: “Bir şey var.”

Alina: “Sonra anlatırım.”

Elis'in yüzü biraz gerildi.

Elis: “Bize anlatmayacak mısın?”

Alina: “Anlatacağım.”

Pelin: “Ne zaman?”

Alina: “Olunca.”

Elis ve Pelin birbirlerine baktı.

Elis: “Tamam.”

Ama ikisinin de içindeki huzursuzluk giderek büyüyordu.

---

Derslerin sonuna doğru Emre birkaç kez saate baktı.

Alina bunu fark etti.

Alina: “Heyecanlı mısın?”

Emre: “Biraz.”

Alina: “Ben de.”

Emre: “Sen niye heyecanlısın?”

Alina: “Çünkü senin ne söyleyeceğini merak ediyorum.”

Emre gülümsedi.

Emre: “Söyleyeceğim.”

---

Son zil çaldığında sınıf bir anda hareketlendi.

Herkes çantasını alıp çıkmaya başladı.

Alina yerinden kalktı.

Emre de çantasını aldı.

Alina: “Nereye gidiyoruz?”

Emre: “Bahçeye.”

Alina: “Yine mi?”

Emre: “Evet.”

Alina: “Tamam.”

İkisi beraber sınıftan çıktı.

Koridor kalabalıktı.

Emre bir süre sessiz kaldı.

Alina da onu sıkıştırmadı.

Bahçenin sakin tarafına geldiklerinde Emre durdu.

Alina ona baktı.

Alina: “Şimdi söyleyecek misin?”

Emre derin bir nefes aldı.

Emre: “Evet.”

Alina bekledi.

Emre: “Ben bunu çok düşünmedim sanıyordum.”

Alina: “Ama düşündün.”

Emre: “Hem de çok.”

Alina gülümsedi.

Emre: “Seninle konuşmak hoşuma gidiyor.”

Alina sessizce dinledi.

Emre: “Senin yanında kendimi farklı hissediyorum.”

Alina: “Ben de.”

Emre: “Ve artık bunun ne olduğunu biliyorum.”

Alina'nın yüzündeki gülümseme büyüdü.

Emre: “Senden hoşlanıyorum, Alina.”

Alina birkaç saniye hiçbir şey söylemedi.

Emre devam etti.

Emre: “Eğer sen de istiyorsan... benimle sevgili olur musun?”

Alina ona baktı.

Sonra gülümseyerek başını salladı.

Alina: “Olurum.”

Emre'nin yüzündeki gerginlik bir anda dağıldı.

Emre: “Gerçekten mi?”

Alina: “Gerçekten.”

Emre: “Tamam o zaman.”

Alina güldü.

Alina: “Bu kadar mı?”

Emre: “Ne yapmam gerekiyor?”

Alina: “Bilmiyorum.”

Emre: “Ben de bilmiyorum.”

Alina: “O zaman ikimiz de öğreniriz.”

Emre: “Olur.”

İkisi yan yana yürümeye başladı.

Alina: “Şimdi herkesin bunu bilmesi gerekmiyor.”

Emre: “Bence de.”

Alina: “Biraz kendimize kalsın.”

Emre: “Tamam.”

Alina: “Ama Elis ve Pelin öğrenirse kesin ortalığı ayağa kaldırırlar.”

Emre: “Neden?”

Alina: “Çünkü beni Ata'yla yakıştırıyorlar.”

Emre'nin yüzü biraz değişti.

Emre: “Ata'yla?”

Alina: “Evet.”

Emre: “Sen onunla olmak istiyor musun?”

Alina: “Hayır.”

Emre'nin yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

Emre: “İyi.”

Alina: “Kıskandın mı?”

Emre: “Biraz.”

Alina kahkaha attı.

Alina: “Sen de kıskanıyormuşsun.”

Emre: “Normal.”

Alina: “Nesi normal?”

Emre: “Sevgilim sonuçta.”

Alina bir an sustu.

Sonra gülümseyerek:

Alina: “Sevgilin...”

Emre: “Evet.”

Alina: “Bunu duymak güzelmiş.”

---

Okulun çıkışına geldiklerinde Elis ve Pelin onları uzaktan gördü.

Pelin: “Yan yana geliyorlar.”

Elis: “Evet.”

Pelin: “Sence?”

Elis: “Bilmiyorum.”

Alina onları görünce el salladı.

Elis ve Pelin gülümseyerek karşılık verdi.

Alina yanlarına geldi.

Pelin: “Nerelerdeydiniz?”

Alina: “Bahçedeydik.”

Elis: “İkiniz?”

Alina: “Evet.”

Pelin Emre'ye baktı.

Sonra Alina'ya.

Bir şey söylemedi.

Alina da hiçbir şey açıklamadı.

Henüz.

---

Okulun diğer tarafında Ata onları görmüştü.

Alina'nın Emre'yle beraber yürüdüğünü görünce yüzü düştü.

Ateş yanına geldi.

Ateş: “Kanka.”

Ata: “Ne?”

Ateş: “Bırak artık.”

Ata: “Bırakamıyorum.”

Alaz: “Çünkü hâlâ seviyorsun.”

Ata cevap vermedi.

Sadece Alina'ya baktı.

Alina ise Emre'yle konuşup gülüyordu.

Ata ilk defa gerçekten geç kaldığını hissetti.

---

Akşam Alina telefonunu eline aldı.

Yeni bir mesaj vardı.

Emre: “Eve vardın mı?”

Alina gülümsedi.

Alina: “Vardım. Sen?”

Cevap hemen geldi.

Emre: “Ben de.”

Bir süre sonra yeni mesaj geldi.

Emre: “İyi geceler, sevgilim.”

Alina birkaç saniye ekrana baktı.

Sonra gülümseyerek cevap verdi.

Alina: “İyi geceler, sevgilim.”

Telefonu yatağının üzerine bıraktı.

Ama birkaç saniye sonra tekrar aldı.

Mesaja yeniden baktı.

Gülümsedi.

Çünkü artık her şey değişmişti.

Emre artık sadece sınıftaki sessiz, derslerine düşkün çocuk değildi.

Alina için başka bir anlamı vardı.

Ve Alina da artık Emre için sadece okulun en popüler kızı değildi.

Onlar artık sevgiliydi.

Ama Duru Koleji'nde bu sırrın uzun süre saklı kalması pek mümkün görünmüyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.