İçeriğe geç

Gelmek istediğim yer

Bölüm 4 · 8 dk okuma

Gelmek istediğim yer

Bölüm 4

Neler oluyor?

Ertesi sabah Duru Koleji her zamanki gibi kalabalıktı.

Koridorlarda öğrenciler koşuşturuyor, bazıları kantine gidiyor, bazıları da sınavdan konuşuyordu.

Ama Alina'nın olduğu yerde biraz garip bir sessizlik vardı.

Alina sınıfa girdiğinde Elis ve Pelin hemen arkasından geldi.

Elis: “Alina.”

Alina çantasını sırasının yanına bıraktı.

Cevap vermedi.

Pelin: “Günaydın?”

Alina telefonunu çıkardı.

Yine cevap vermedi.

Elis ve Pelin birbirlerine baktı.

Elis: “Hâlâ kızgın.”

Pelin: “Bence de.”

Elis: “Ne yapacağız?”

Pelin: “Bilmiyorum.”

Elis: “Bir şey yapmamız lazım.”

Pelin: “Ay zaten iki gündür bizimle konuşmuyor.”

Elis: “Biliyorum.”

Pelin: “Ya tamamen bizi bırakırsa?”

Elis: “Saçmalama.”

Pelin: “Ama kız bayağı ciddi.”

Elis: “Alina bizi bırakmaz.”

Pelin: “Nereden biliyorsun?”

Elis cevap vermedi.

Alina olmadan okulda kimse Elis ve Pelin'e eskisi kadar dikkat etmezdi.

İkisi de bunun farkındaydı.

Elis biraz sonra Alina'nın yanına oturdu.

Elis: “Canım.”

Alina telefonu kapatıp ona baktı.

Alina: “Ne?”

Elis: “Bize hâlâ kızgın mısın?”

Alina: “Biraz.”

Pelin hemen diğer taraftan yaklaştı.

Pelin: “Ay tamam canım, özür diledik.”

Alina: “Biliyorum.”

Elis: “O zaman konuş bizimle.”

Alina birkaç saniye düşündü.

Alina: “Şu an istemiyorum.”

Elis'in yüzündeki gülümseme kayboldu.

Pelin de sessizce yerine oturdu.

Alina ise ikisine kızgın olsa da hâlâ onları seviyordu.

Onların gerçekten kendisini düşündüğünü sanıyordu.

Bu yüzden aralarındaki şeyin sadece küçük bir tartışma olduğunu düşünüyordu.

---

İlk ders başladı.

Öğretmen tahtaya sorular yazarken sınıf sessizleşti.

Alina defterini açtı.

Bir süre sorulara baktı.

Sonra istemsizce birkaç sıra önündeki Emre'ye baktı.

Emre çoktan soruları çözmeye başlamıştı.

Kalemi hızlı hızlı hareket ediyordu.

Alina birkaç saniye onu izledi.

Elis bunu fark etti.

Elis: “Yine ona bakıyorsun.”

Alina hemen önüne döndü.

Alina: “Bakmıyorum.”

Pelin: “Bayağı baktın.”

Alina: “Ya bir kere baktım.”

Elis: “Tamam canım.”

Alina: “Ne gülüyorsun?”

Elis: “Bir şey yok.”

Alina şüpheli bir şekilde baktı.

Sonra tekrar önüne döndü.

Öğretmen sınıfa döndü.

Öğretmen: “Bu soruyu kim çözebilir?”

Kimse elini kaldırmadı.

Emre elini kaldırdı.

Öğretmen: “Emre, sen gel.”

Emre tahtaya çıktı.

Soruyu birkaç dakika içinde çözdü.

Öğretmen: “Doğru.”

Emre yerine oturdu.

Alina yine ona baktı.

Pelin Alina'nın kulağına eğildi.

Pelin: “Sen gerçekten bu çocuğu niye merak ediyorsun.”

Alina: “Neyi merak edeceğim?”

Pelin: “Bilmiyorum.”

Alina: “Ben de bilmiyorum.”

Pelin gülümsedi.

Pelin: “Tamam.”

Emre yerine oturduktan sonra başını kaldırdı.

Gözleri Alina'nın gözleriyle buluştu.

İki saniye kadar birbirlerine baktılar.

Sonra Emre tekrar defterine döndü.

Alina'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

---

Ders bittiğinde herkes koridora çıktı.

Alina sırasından kalkarken Elis yanına geldi.

Elis: “Kantine geliyor musun?”

Alina: “Gelirim.”

Elis'in yüzü hemen aydınlandı.

Elis: “Gerçekten mi?”

Alina: “Evet.”

Pelin: “Ay sonunda normale döndük.”

Alina güldü.

Alina: “Siz de çok abartıyorsunuz.”

Pelin: “Sen iki gündür bizimle konuşmuyorsun ama.”

Alina: “Tamam tamam.”

Elis Alina'nın koluna girdi.

Elis: “Ay canım benim.”

Alina gülerek kolunu çekti.

Alina: “Bırak ya.”

Üçü beraber sınıftan çıktı.

Koridorda Ateş, Ata ve Alaz onları bekliyordu.

Ateş: “Sonunda barışmışsınız.”

Alina: “Kim söyledi?”

Ateş: “Suratlarınızdan belli.”

Alaz: “Dün hepiniz cenaze gibiydiniz.”

Pelin: “Ne alakası var?”

Alaz: “Var.”

Ata Alina'ya baktı.

Ata: “Bana hâlâ kızgın mısın?”

Alina: “Biraz.”

Ata: “Ben özür diledim.”

Alina: “Biliyorum.”

Ata: “E?”

Alina: “Ne e?”

Ata: “Barışmadık mı?”

Alina gülerek başını salladı.

Alina: “Tamam, barıştık.”

Ata gülümsedi.

Ata: “İyi.”

Ateş: “Oh, sonunda.”

Alaz: “Ben de kavga çıkacak sanıyordum.”

Alina: “Siz kavga çıkarmayı seviyorsunuz zaten.”

Ateş: “Ben hiçbir şey yapmadım.”

Alaz: “Senin varlığın yetiyor.”

Ateş: “Kes.”

Herkes güldü.

Tam o sırada koridorun diğer tarafından Emre geçti.

Alina'nın bakışları yine ona kaydı.

Ata bunu fark etti.

Ama bu sefer hiçbir şey söylemedi.

Sadece Emre'ye baktı.

---

Öğle arasında kantin her zamankinden daha kalabalıktı.

Alina, Elis ve Pelin bir masaya oturdu.

Bir süre sonra Ata, Ateş ve Alaz da yanlarına geldi.

Ata: “Buraya oturabilir miyiz?”

Alina: “Otur.”

Ateş: “Ay ne kadar izinli bir hayatımız var.”

Pelin: “İstersen git.”

Ateş: “Yok, burası güzel.”

Alaz: “Yemeğini de burada yiyecek.”

Ateş: “Sen niye benim adıma konuşuyorsun?”

Alaz: “Çünkü seni tanıyorum.”

Alina güldü.

Tam o sırada Emre kantine girdi.

Elinde yine kitabı vardı.

Alina onu görünce birkaç saniye sustu.

Elis: “Yine geldi.”

Pelin: “Kitapla doğmuş olabilir.”

Alina: “Ay siz çocuğu niye bu kadar sevmiyorsunuz?”

Elis: “Sevmiyorum.”

Pelin: “Ben de.”

Alina: “Size ne yaptı?”

Elis: “Hiçbir şey.”

Alina: “E o zaman?”

Pelin: “Bilmiyorum. Çok soğuk.”

Alina: “Belki öyle biridir.”

Elis: “Sen niye savunuyorsun?”

Alina: “Savunmuyorum.”

Elis: “Savunuyorsun.”

Alina: “Ya tamam.”

Ata konuşmaya girdi.

Ata: “Boş verin.”

Alina ona baktı.

Alina: “Sen de bir şey söyleme.”

Ata: “Ben bir şey demedim.”

Alina: “Bu sefer demedin.”

Ata gülümsedi.

Ata: “Akıllandım.”

Alina: “İyi.”

Emre uzaktaki masalardan birine oturdu.

Kitabını açtı.

Alina birkaç saniye ona baktı.

Sonra kendi yemeğine döndü.

Ama aklı oradaydı.

---

Son dersin bitmesine yakın Alina defterini çantasına koyarken bir şey fark etti.

Matematik defteri yoktu.

Alina çantasını karıştırdı.

Alina: “Of.”

Elis: “Ne oldu?”

Alina: “Defterim yok.”

Pelin: “Sırada mı?”

Alina: “Yok.”

Elis: “Dolabına bak.”

Alina: “Orada da yok.”

Pelin: “Nerede bıraktın?”

Alina düşündü.

Sonra aklına geldi.

Alina: “Kantinde.”

Alina hızlıca sınıftan çıktı.

Koridorda birkaç dakika aradı.

Sonunda kantine gitti.

Defteri boş masalardan birinin üzerinde duruyordu.

Alina rahatladı.

Tam defteri alacakken arkasından bir ses geldi.

Emre: “Bunu mu arıyorsun?”

Alina döndü.

Emre elinde birkaç kağıtla duruyordu.

Alina: “Evet.”

Emre defteri uzattı.

Emre: “Burada kalmış.”

Alina: “Sen buldun?”

Emre: “Evet.”

Alina: “Teşekkür ederim.”

Emre: “Rica ederim.”

Alina defteri aldı.

Ama gitmedi.

Emre de gitmedi.

Alina: “Sen burada ne yapıyorsun?”

Emre: “Ders çalışıyorum.”

Alina: “Tahmin ettim.”

Emre hafifçe güldü.

Emre: “Ne var?”

Alina: “Hiç.”

Emre: “Sen niye buradasın?”

Alina: “Defterimi almaya geldim.”

Emre: “Aldın.”

Alina: “Evet.”

İkisi birkaç saniye sustu.

Alina: “Sen hep böyle misin?”

Emre: “Nasıl?”

Alina: “Kısa cevap veren.”

Emre: “Bilmiyorum.”

Alina: “Bence öylesin.”

Emre: “Sen de çok konuşuyorsun.”

Alina şaşkın şaşkın baktı.

Alina: “Ben mi?”

Emre: “Evet.”

Alina: “Ben çok konuşmam.”

Emre: “Konuşuyorsun.”

Alina: “Sen benimle konuşmadığın için öyle geliyor.”

Emre birkaç saniye düşündü.

Emre: “Olabilir.”

Alina güldü.

Alina: “Bak, sonunda normal cevap verdin.”

Emre de hafifçe gülümsedi.

O sırada koridordan öğrencilerin sesleri geliyordu.

Emre defterlerini topladı.

Emre: “Ben sınıfa geçiyorum.”

Alina: “Tamam.”

Emre yürümeye başladı.

Alina birkaç saniye sonra arkasından gitti.

---

Merdivenlere geldiklerinde Alina'nın elindeki defterlerden biri yere düştü.

Alina: “Of.”

Eğilip almak istedi.

Emre de aynı anda eğildi.

İkisi bir anda birbirlerine çok yaklaştı.

Alina durdu.

Emre de durdu.

Bir an ikisi de ne yapacağını bilemedi.

Alina başını kaldırdı.

Emre ona baktı.

Aralarında çok az mesafe vardı.

İkisi de konuşmadı.

Emre'nin bakışları bir an Alina'nın gözlerinde kaldı.

Alina da gözlerini kaçırmadı.

Sanki ikisi de bir şey söyleyecekmiş gibi oldu.

Ama hiçbir şey söylemediler.

Emre bir anda geri çekildi.

Defteri yerden aldı ve Alina'ya uzattı.

Emre: “Al.”

Alina defteri aldı.

Alina: “Tamam.”

Emre: “Ben sınıfa gidiyorum.”

Alina: “Tamam.”

Emre hızlıca merdivenlerden çıktı.

Alina olduğu yerde kaldı.

Bir süre arkasından baktı.

Alina: “Ne oldu şimdi?”

---

Merdivenlerin üst tarafında Ata durmuştu.

Emre yanından geçerken Ata ona baktı.

Ata: “Sen.”

Emre durdu.

Emre: “Ne oldu?”

Ata: “Alina'yla ne yapıyordun?”

Emre kaşlarını çattı.

Emre: “Hiçbir şey.”

Ata: “Gördüm.”

Emre: “Defterini aldı.”

Ata: “Ben onu demiyorum.”

Emre birkaç saniye sustu.

Emre: “Sen yine karışıyorsun.”

Ata: “Sana daha önce söyledim.”

Emre: “Ben de sana daha önce söyledim.”

Ata: “Ne dedin?”

Emre: “Sen karışma dedim.”

Ata'nın yüzü gerildi.

Ata: “Sen benimle böyle konuşamazsın.”

Emre: “Neden?”

Ata: “Çünkü Alina'dan uzak durmanı söylüyorum.”

Emre: “Alina senin değil.”

Ata bir an sustu.

Sonra Emre'nin üzerine yürüdü.

Emre: “Ata, sakin ol.”

Ata: “Sen sus.”

Ata onu itti.

Emre geriye doğru birkaç adım attı.

Ateş ve Alaz hemen merdivenlere koştu.

Ateş: “Ata! Yeter!”

Alaz: “Ne yapıyorsun?”

Ata: “Karışmayın.”

Alaz: “Oğlum sakin ol.”

Ata tekrar Emre'ye doğru ilerledi.

Ateş araya girdi.

Ateş: “Tamam! Bitti.”

Emre derin bir nefes aldı.

Emre: “Ben kavga etmek istemiyorum.”

Ata: “O zaman Alina'dan uzak dur.”

Emre: “Bu senin kararın değil.”

Ata: “Sen hâlâ—”

Tam o sırada Alina merdivenlerin başında göründü.

Alina: “Ne oluyor?”

Herkes sustu.

Alina aşağıya baktı.

Emre'nin yüzündeki ifadeyi görünce şaşırdı.

Sonra Ata'ya döndü.

Alina: “Siz yine mi kavga ediyorsunuz?”

Ata: “Bir şey yok.”

Alina: “Bir şey yoksa neden Emre'nin üstüne yürüyorsun?”

Ata cevap vermedi.

Alina: “Ata?”

Ata: “Ben sadece konuşuyordum.”

Ateş araya girdi.

Ateş: “Konuşma biraz fazla hararetlendi.”

Alina: “Ne konuştunuz?”

Kimse cevap vermedi.

Alina: “Emre?”

Emre başını kaldırdı.

Emre: “Boş ver.”

Alina: “Nasıl boş vereyim?”

Emre: “Gerçekten önemli değil.”

Alina ona baktı.

Alina: “İyi misin?”

Emre: “İyiyim.”

Alina: “Emin misin?”

Emre: “Evet.”

Alina birkaç saniye sustu.

Sonra Ata'ya döndü.

Alina: “Sen ne yaptın?”

Ata: “Alina, ben—”

Alina: “Hayır. Gerçekten yeter.”

Ata sustu.

Alina: “Daha dün bunun yüzünden kavga ettik.”

Ata: “Ben seni düşünüyorum.”

Alina: “Biliyorum ama bunu istemiyorum.”

Ata'nın yüzü düştü.

Alina: “Ben kiminle konuşacağıma kendim karar veririm.”

Ata: “Tamam.”

Alina: “Tamam değil.”

Ata bir şey söylemedi.

Alina arkasını döndü.

Emre de birkaç saniye sonra kendi sınıfına doğru yürüdü.

Alina onun arkasından baktı.

Sonra Ata'ya baktı.

Alina: “Neden sürekli böyle yapıyorsun?”

Ata cevap vermedi.

---

Elis ve Pelin olanları uzaktan izliyordu.

Pelin: “Bu sefer bitti.”

Elis: “Ne bitti?”

Pelin: “Her şey.”

Elis: “Ne diyorsun sen?”

Pelin: “Alina'yı da kaybettik, popülerliği de.”

Elis: “Saçmalama.”

Pelin: “Saçmalamıyorum. Kız artık bizi dinlemiyor.”

Elis: “Bize hâlâ arkadaşım diyor.”

Pelin: “Şimdilik.”

Elis birkaç saniye Alina'nın arkasından baktı.

Elis: “Ya tamamen giderse?”

Pelin: “O zaman ne yapacağız?”

Elis: “Bilmiyorum.”

Pelin: “Ben de bilmiyorum.”

İkisi sessiz kaldı.

Sonra Pelin tekrar Alina'ya baktı.

Pelin: “Alina giderse okulda bizim ne işimiz kalacak?”

Elis cevap vermedi.

Çünkü o da aynı şeyi düşünüyordu.

Alina'nın yanında olmadan okulda eskisi kadar dikkat çekmeyeceklerini ikisi de biliyordu.

Elis: “Onu kaybetmememiz lazım.”

Pelin: “Ama nasıl?”

Elis: “Bilmiyorum. Bir şey bulacağız.”

Pelin: “Umarım.”

Alina ise onların bu konuşmasını duymamıştı.

Hâlâ biraz ileride duruyor, Emre'nin gittiği koridora bakıyordu.

Sonra Elis ve Pelin'e döndü.

Alina: “Siz burada ne yapıyorsunuz?”

Elis hemen yüzündeki ifadeyi değiştirdi.

Elis: “Seni bekliyoruz canım.”

Pelin: “Evet.”

Alina yanlarına geldi.

Alina: “Hadi gidelim.”

Elis gülümsedi.

Elis: “Tamam.”

Pelin de Alina'nın koluna girdi.

Pelin: “Ay beraber çıkalım.”

Alina: “Olur.”

Alina onların gerçek düşüncelerinden habersiz, ikisini de hâlâ en yakın arkadaşları sanarak yürümeye başladı.

---

Akşamüstü okul yavaş yavaş boşalmaya başladı.

Emre sınıfta tek başına oturuyordu.

Önünde kitabı açıktı.

Bir soruyu okumaya çalıştı.

Sonra tekrar okudu.

Ama aklı soruda değildi.

Kalemi elinde duruyordu.

Bir süre sonra kitabı kapattı.

Emre: “Ne oluyor?”

Tam o sırada kapının önünden Alina geçti.

Emre başını kaldırdı.

Alina da onu gördü.

İkisi birkaç saniye birbirlerine baktı.

Alina gülümsedi.

Emre de istemsizce gülümsedi.

Sonra Alina yürüyüp gitti.

Emre arkasından baktı.

Bir süre sonra tekrar kitabını açtı.

Ama bu sefer de okuyamadı.

Çünkü ilk defa derslerden başka bir şey aklını bu kadar meşgul ediyordu.

Ve bunun ne olduğunu kendisi de bilmiyordu.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.