İçeriğe geç

Gelmek istediğim yer

Bölüm 10 · 6 dk okuma

Gelmek istediğim yer

Bölüm 10

Plan

Ertesi sabah Duru Koleji'nin koridorları her zamankinden daha hareketliydi.

Ama Elis ve Pelin'in aklında okulda olup biten hiçbir şey yoktu.

İkisi de sınıfın arka tarafında yan yana oturmuş, alçak sesle konuşuyordu.

Pelin: “Dün söylediklerimi düşündün mü?”

Elis: “Bütün gece düşündüm.”

Pelin: “Ve?”

Elis: “Alina'yı Emre'den ayırmamız gerekiyor.”

Pelin etrafına baktı.

Pelin: “Bence de.”

Elis: “Ama direkt yapamayız.”

Pelin: “Neden?”

Elis: “Çünkü artık bize güvenmiyor.”

Pelin: “Haklısın.”

Elis: “Bir de Emre'nin yanında sürekli.”

Pelin: “O yüzden önce Emre'yi kötü göstermemiz lazım.”

Elis birkaç saniye düşündü.

Elis: “Ama nasıl?”

Pelin telefonunu çıkardı.

Pelin: “Bir şey bulacağım.”

Elis: “Ne bulacaksın?”

Pelin: “Bilmiyorum. Ama bulacağım.”

Tam o sırada sınıfın kapısı açıldı.

Alina içeri girdi.

Arkasından da Emre geldi.

İkisi birlikte konuşarak sınıfa girdiler.

Elis'in yüzündeki ifade bir anda değişti.

Pelin ona baktı.

Pelin: “Bak.”

Elis: “Görüyorum.”

Alina sırasına geçti.

Alina: “Günaydın.”

Elis ve Pelin aynı anda gülümsedi.

Elis: “Günaydın canım.”

Alina şaşkın şaşkın baktı.

Alina: “Siz ne ara böyle tatlı oldunuz?”

Pelin: “Ne demek o?”

Alina: “Dün bana söylediklerinizden sonra bugün böyle davranmanız garip geldi.”

Elis: “Biz dün sinirle söyledik onları.”

Pelin: “Hem sen bizim arkadaşımızsın.”

Alina birkaç saniye sustu.

Alina: “Bilmiyorum.”

Elis: “Gerçekten özür dileriz.”

Alina: “Tamam.”

Pelin: “Barıştık mı?”

Alina: “Tam olarak değil.”

Elis'in yüzü düştü.

Alina: “Ama kavga etmek de istemiyorum.”

Pelin: “Tamam.”

Elis: “Biz de istemiyoruz.”

Emre uzaktan onları izliyordu.

Bir süre sonra Alina'nın yanına geldi.

Emre: “Her şey yolunda mı?”

Alina: “Evet.”

Emre: “Emin misin?”

Alina: “Evet.”

Emre: “Tamam.”

Emre yerine geçti.

Elis, Pelin'e baktı.

İkisinin de aklından aynı düşünce geçiyordu.

Plan başlamıştı.

Öğle arasında Elis ve Pelin sınıfta kaldı.

Pelin telefonundan bir şeyler arıyordu.

Elis: “Bulabildin mi?”

Pelin: “Henüz değil.”

Elis: “Bir şey bulmamız lazım.”

Pelin: “Tamam, sakin ol.”

Elis: “Sakin olamam. Alina giderek bizden uzaklaşıyor.”

Pelin: “O zaman Emre'yi ondan uzaklaştıracağız.”

Elis: “Nasıl?”

Pelin bir anda durdu.

Pelin: “Ata.”

Elis: “Ne olmuş Ata'ya?”

Pelin: “Ata hâlâ Alina'yı seviyor.”

Elis: “Evet.”

Pelin: “O zaman onu kullanabiliriz.”

Elis'in gözleri büyüdü.

Elis: “Ne yapacağız?”

Pelin: “Ata'nın Alina'yla yeniden yakınlaşmasını sağlayacağız.”

Elis: “Ama Alina istemiyor.”

Pelin: “İstemese bile bir şey değişmeyecek. Emre'nin kıskanmasını sağlayabiliriz.”

Elis düşündü.

Elis: “Emre kıskanır mı?”

Pelin: “Bilmiyorum.”

Elis: “Ya kıskanmazsa?”

Pelin: “O zaman başka bir şey deneriz.”

Elis: “Ne?”

Pelin gülümsedi.

Pelin: “Emre'nin Alina'dan sıkıldığını düşündüreceğiz.”

Elis: “Ama bunu nasıl yapacağız?”

Pelin: “Onu da birazdan bulacağız.”

Ders çıkışında Ata sınıfta tek başına oturuyordu.

Elis yanına geldi.

Elis: “Ata.”

Ata başını kaldırdı.

Ata: “Ne oldu?”

Elis: “Sen hâlâ Alina'yı seviyorsun, değil mi?”

Ata birkaç saniye sustu.

Ata: “Sana ne?”

Elis: “Bana bir şey yok.”

Ata: “O zaman neden soruyorsun?”

Pelin de yanlarına geldi.

Pelin: “Çünkü sana yardım etmek istiyoruz.”

Ata kaşlarını çattı.

Ata: “Siz mi?”

Elis: “Evet.”

Ata: “Daha dün Alina'yla kavga etmenize sebep olan kişiler sizdiniz.”

Elis sustu.

Pelin: “Hata yaptık.”

Ata: “Ne yapacaksınız?”

Pelin: “Alina'yla yeniden yakınlaşmanı sağlayacağız.”

Ata hemen ayağa kalktı.

Ata: “Hayır.”

Elis: “Neden?”

Ata: “Çünkü Alina artık beni istemiyor.”

Pelin: “Belki de fikrini değiştirebilir.”

Ata: “Zorlamayın.”

Elis: “Kimse zorlamıyor.”

Ata: “Ben onun kararına saygı duyuyorum.”

Pelin birkaç saniye düşündü.

Sonra:

Pelin: “Peki Emre'yle mutlu olduğundan emin misin?”

Ata sustu.

Elis hemen devam etti.

Elis: “Daha yeni sevgili oldular.”

Pelin: “Emre'nin Alina'yı gerçekten sevdiğini nereden biliyorsun?”

Ata: “Bilmiyorum.”

Elis: “İşte.”

Ata cevap vermedi.

Pelin: “Biz sadece gözlerini açmaya çalışıyoruz.”

Ata: “Ne demek istiyorsun?”

Pelin: “Emre'nin Alina'dan uzaklaşmasını sağlayabiliriz.”

Ata: “Nasıl?”

Elis: “Bize güven.”

Ata birkaç saniye düşündü.

Sonunda:

Ata: “Ne yapacaksınız?”

Pelin hafifçe gülümsedi.

Pelin: “Bunu sana sonra anlatacağız.”

Ertesi gün planın ilk kısmı başladı.

Alina kantinde Emre'yle oturuyordu.

Emre: “Bugün matematik ödevini yaptın mı?”

Alina: “Yaptım.”

Emre: “Emin misin?”

Alina: “Evet.”

Emre: “Geçen sefer de yaptım demiştin.”

Alina: “Bu sefer gerçekten yaptım.”

Emre güldü.

Alina: “Gülme.”

Emre: “Tamam.”

Tam o sırada Ata yanlarına geldi.

Ata: “Alina.”

Alina başını kaldırdı.

Alina: “Ne oldu?”

Ata: “Bir şey konuşabilir miyiz?”

Alina Emre'ye baktı.

Emre: “Git istersen.”

Alina: “Tamam.”

Alina Ata'nın yanına geçti.

Ata: “Ben seni rahatsız etmek istemiyorum.”

Alina: “Tamam.”

Ata: “Sadece dün söylediklerini düşündüm.”

Alina: “Ne söyledim?”

Ata: “Kendi kararlarını kendin vereceğini.”

Alina: “Evet.”

Ata: “Haklıydın.”

Alina şaşırdı.

Alina: “Gerçekten mi?”

Ata: “Evet.”

Alina bir süre sustu.

Ata: “Bundan sonra sana karışmayacağım.”

Alina'nın yüzünde küçük bir gülümseme oluştu.

Alina: “Teşekkür ederim.”

Ata: “Sadece mutlu olmanı istiyorum.”

Alina: “Tamam.”

Ata uzaklaştı.

Alina Emre'nin yanına döndü.

Emre: “Ne dedi?”

Alina: “Özür diledi.”

Emre: “İyi.”

Alina: “Bu kadar mı?”

Emre: “Ne diyeyim?”

Alina güldü.

Alina: “Bilmiyorum.”

Emre de gülümsedi.

Uzaktan Elis ve Pelin onları izliyordu.

Pelin: “İlk plan tutmadı.”

Elis: “Daha yeni başladık.”

O akşam Elis, Alina'ya mesaj attı.

Elis: “Canım, yarın okuldan sonra bizimle gelir misin?”

Alina: “Nereye?”

Elis: “Sürpriz.”

Alina: “Ne sürprizi?”

Pelin de gruba mesaj attı.

Pelin: “Söylemeyeceğiz 😌”

Alina: “Tamam ya.”

Elis: “Yarın görüşürüz.”

Alina telefonu kapattı.

O sırada Emre mesaj attı.

Emre: “Yarın okuldan sonra kütüphaneye geçeceğim.”

Alina: “Ben de geleyim mi?”

Emre: “İstersen.”

Alina: “Gelirim.”

Emre: “Tamam.”

Alina gülümsedi.

Ama ertesi gün Elis ve Pelin'in planından haberi yoktu.

Ertesi gün okul çıkışında Elis ve Pelin Alina'nın yanına geldi.

Elis: “Hadi gidiyoruz.”

Alina: “Nereye?”

Pelin: “Söylemedik ya.”

Alina: “Ben Emre'yle kütüphaneye gidecektim.”

Elis: “Bir saat sonra gidersin.”

Alina: “Ama ona söz verdim.”

Pelin: “Bir saatten ne olacak?”

Alina tereddüt etti.

Sonunda:

Alina: “Tamam.”

Üçü okuldan çıktı.

Ama Alina'nın bilmediği bir şey vardı.

Elis ve Pelin'in amacı gerçekten birlikte vakit geçirmek değildi.

Onu Emre'den uzaklaştırmak için ilk adımı atmışlardı.

Ve bu kez planları çok daha büyüktü.

Aynı saatlerde Emre kütüphanede Alina'yı bekliyordu.

Telefonuna baktı.

Mesaj yoktu.

Bir süre daha bekledi.

Sonra Alina'ya yazdı.

Emre: “Geliyor musun?”

Alina'nın telefonu çantasındaydı.

Mesajı görmedi.

Emre birkaç dakika sonra tekrar baktı.

Emre: “Alina?”

Cevap yoktu.

Emre telefonunu masaya bıraktı.

İlk defa Alina'nın gelmemesi onu düşündürmüştü.

Akşam Alina eve döndüğünde telefonunu açtı.

Emre'den iki mesaj gördü.

Hemen cevap verdi.

Alina: “Çok özür dilerim, Elis ve Pelin beni başka yere götürdüler.”

Emre birkaç dakika sonra cevap verdi.

Emre: “Sorun değil.”

Alina: “Kızgın mısın?”

Emre: “Hayır.”

Alina: “Emin misin?”

Emre: “Evet.”

Alina: “Tamam.”

Emre: “İyi geceler.”

Alina mesajı birkaç saniye ekranda tuttu.

Bir şeylerin değiştiğini hissetmişti.

Ama ne olduğunu bilmiyordu.

Ertesi gün Elis ve Pelin planlarının ikinci aşamasına geçti.

Bu kez Emre'nin yanına gidip konuşmaya başladılar.

Elis: “Emre.”

Emre: “Ne oldu?”

Pelin: “Alina'yla ilgili bir şey söyleyeceğiz.”

Emre'nin yüzü ciddileşti.

Emre: “Ne olmuş?”

Elis: “Aslında söyleyip söylememekte kararsızdık.”

Emre: “Ne söyleyeceksiniz?”

Pelin: “Alina'nın son zamanlarda seninle ilgili bazı şeylerden rahatsız olduğunu düşünüyoruz.”

Emre: “Ne gibi?”

Elis: “Bilmiyoruz.”

Pelin: “Ama dün seninle buluşmaya gelmek istemedi.”

Emre: “Bunu nereden biliyorsunuz?”

Elis sustu.

Pelin: “Çünkü bizimleydi.”

Emre: “Kendi isteğiyle mi?”

Pelin: “Evet.”

Emre birkaç saniye sustu.

Elis: “Belki de biraz fazla üzerine gidiyorsundur.”

Emre: “Ben onun üzerine gitmiyorum.”

Pelin: “Biz sadece bil diye söylüyoruz.”

Emre: “Tamam.”

Emre yanlarından ayrıldı.

Elis ve Pelin birbirlerine baktılar.

Pelin fısıldadı.

Pelin: “İşe yarıyor.”

Elis: “Daha yeni başlıyor.”

Aynı gün Alina sınıfa girdiğinde Emre'nin kendisine eskisi kadar konuşmadığını fark etti.

Alina: “Günaydın.”

Emre: “Günaydın.”

Alina: “Nasılsın?”

Emre: “İyiyim.”

Alina: “Bir şey mi oldu?”

Emre: “Yok.”

Alina: “Emin misin?”

Emre: “Evet.”

Alina birkaç saniye ona baktı.

Alina: “Tamam.”

Yerine oturdu.

Elis ve Pelin uzaktan birbirlerine baktılar.

Planlarının ilk parçası çalışıyordu.

Ama onların bilmediği bir şey vardı.

Emre her ne kadar kafasında soru işaretleri oluşmaya başlamış olsa da Alina'ya güvenmek istiyordu.

Ve Alina da bir süre sonra Emre'nin davranışlarındaki değişikliği fark edecekti.

İşte asıl sorun o zaman başlayacaktı.

Çünkü Elis ve Pelin'in amacı yalnızca onları birbirinden uzaklaştırmak değildi.

Alina'yı yeniden kendi yanlarına çekmek istiyorlardı.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.