SABAH
Prenses hizmetçiler size yardımcı olur"
diyen Sofia bir rüzgar gibi odadan çıktı. O sırada hizmetçilerle göz göze geldik karşımda duran 4 hizmetçi benim bir şey söylememi bekliyorlardı ama ben onların yanında soyunmanın doğru olduğunu düşünmüyordum.
"Çıkabilirsiniz ben kendim giyinirim"
Tüm hizmetçiler onaylar şekilde odadan çıkıp kapıyı kapattılar ben tam elbiseyi elime almıştım ki kapı açıldı ve içeri az önce ki hizmetçilerden biri girdi.
" Prenses mektubunuz geldi diğerlerinin yanında vermek istemedim"
Elinde ki zarfı bana uzattı. Zarfı elime aldım ve incelemeye başladım zarfın üzerinde kanatlı bir altın taç vardı, kısa süreliğine hizmetçiye baktığımda onunda zarfa baktığını gördüm.
Zarfın üstünde benim adım bulunuyordu her ne kadar ismim Seralya olmasada.
Zarfı yavaşça açıp içindeki kağıdı elime aldım. Katlanmış kağıdı düzeltip sessizce okumaya başladım.
" Sevgili prensesim ilk öncelikle özürlerimi iletmek isterim mektubunuza çok uzun zaman sonra cevap yazabildim bu aralar krallıkla ilgili büyük sorunlar yaşıyoruz biliyorsunuzdur bunu eski mektuplarımda dile getirmiştim. Bu yüzden sizin gibi bir güzellik abidesiyle ilgilenme vaktim olmadı."
Okuduğum şeyle şaşırdım daha nerede ve kim olduğumu bile bilmediğim bir yerdeyim ve bir de bu da yetmezmiş gibi bana güzellik abidesi diyen bir aptal vardı.Mektuba kaldığım yerden devam ettim
"Mektuplarınızın hepsini saklıyorum onlar benim için değerli çünkü gönderen kişi Altın ve Gümüşten yapılmış bir peri kızı"
Senin aşk edebiyatını... Hayır yani eğer benim zamanımda olsaydık yapay zekadan öğrenmiş derdim. Ama daha yapay zeka ne demek bilmeyen insanların zamanındayım böyle sözleri nereden buluyorsunuz.
Mektuba devam etmek istemesemde ne yazdığını çok merak ediyordum. Yine o saçma aşk edebiyatı yapmasında.
" Yakın bir zamanda sizinle düğün telaşı içinde olacağımıza eminim çünkü çok yakında sizinle evlenmek isteğimi majesteleri olan babama ileticeğim."
Ne!! Evlilik mi ben daha burada ne döndüğünü bilmiyorum adam gelmiş bana evlilik diyor. Bir de üstüne üstlük Sofia denilen kadın bana 18 yaşındasın dedi bu yaşta mı evleneceğim.
'12 yaşında iken 18 yaşıma basınca evlenicem diyordun'
Vay iç ses sende mi geldin bende diyorum ki bu iç ses nerede kaldı herhalde ta o zamandan bu zamana gelmek uzun sürüyor.
Ve bu arada o zamanlar amcama sinirlendiğim için söylüyordum yoksa 18 yaşında evlenecek birine mi benziyorum sen söyle.
Neyse şu an konumuz bu değil
'peki konumuz ne'
İç ses ben şimdiye kadar ne diyorum bilmediğim bir yerdeyim, ismim farklı, saç rengim farklı ve tanımadığım etmediğim bir adam bana evlilik hayalleri olduğunu söylüyor. Hayır adamın tipini görsem neyse diyeceğim ama ne adamın ismini ne de tipini bilmiyorum bu düpedüz şansına ne çıkarsa evliliği.
'Yani şu an tek düşündüğün adamın tipi mı?'
Boşver iç ses senle bu konu hakkında konuşmaya çalışmayacağım. Neyse bak senin yüzünden mektubun devamını okuyamadım.
'Ben ne yaptım?'
Tamam iç ses sen hiçbir şey yapmadın biz hiç bu konuşmayı yapmadık gibi düşün yoksa herkes mektubun devamını merak etmekten çatlayacaklar.
Neyse biz kaldığımız yerden devam edelim.
"Siz de majestelerine söyleyin de sizi ben varken başka bir prensle anlaşma niyetiyle evlendirmeye kalkışmasın,
Sevgilerimle Magnus"
Oldu canım başka bir emrin var mıdır ben daha seninle evlenmek istemiyorum bir de başka bir prensle mı evleneceğim. Bir de Magnus nedir Magnezyum gibi.
Mektubu az önceki gibi katladım. Ve karşımda ki kadına uzattım. Kadın elimdeki mektubu aldı
"Prenses cevap olarak ne yazmamızı istersiniz?"
Duyduğum sözle afalladım şimdi adama nasıl cevap vermem gerekiyordu.
"Adın neydi"
Kadın sanki bu sorumu beklemiyor gibi eğik olan başını kaldırdı
"Felinda"
"Felinda bu mektubu gönderen adam kim"
Kadın kekeleyerek cevapladı
"Prens Magnus, prenses hani büyük aşkınız"
Büyük aşkım mı yok kalsın canım eski yaşamımda o hataya düştüm bir daha düşmem.
" Felinda bu adamla mektuplaştığımı hatırlamıyorum"
Felinda'nın yüzü neşelendi
" Nasıl yani artık onu sevmiyor musunuz"
" O adamı sevdiğimi bile hatırlamıyorum beni dinle şu an çok yorgunum bu yüzden herhalde hatırlamıyorum ama bu mektubu görünce bu adamla olamayacağını hemen anladım bu yüzden bu adamla olan tüm mektupları yakmanı istiyorum ve Magnus denilen adama da artık onunla görüşmek istemediğimle ilgili bir mektup yaz "
Felinda'nın yüzünde ki tebessüm artık kahkahaya döndü. Hemen sonra da bana reverans yapıp odayı terketti
Şimdiki Zaman
Felindanın arkasından onun duyabileceği bir sesle bağırdığımda bana döndü. İkimizde birbirimize doğru adım attık.
" Prenses ne istemiştiniz"
Ona gördüğümde telaşlıydı üstünde ki gecelik bile terden sırılsıklam olmuştu.
"Nereden geliyorsun sanki telaşlı gibisin bir şey mi oldu."
Kafasını hayır anlamında salladı. O böyle yapınca ben de belki de anlatmak istemiyordur diye düşündüğümden hiçbir şey sormadım.
" Şu Magnus denilen adama ayrıldığımız ile ilgili mektubu gönderdin mi"
"Evet prenses gönderdim yakında cevap yazacaktır Magnus"
Prens Magnus diye değil de normal bir şekilde hitab etmesi gözümden kaçmamıştı.
Ona iyi akşamlar dileyerek odama döndüm artık uyuma vakti gelmişti.
💌💌💌💌💌💌💌💌💌💌💌💌💌💌💌💌
Selamün aleyküm arkadaşlar bu bölümde biraz kısa oldu Rabbim nasip ederse diğer bölümü uzun yazacağım.
Normalde bu bölüm pazartesi gelecekti ama erken bitirince hemen atmak istedim.
Ve artık Başrol Erkeğin hangi bölümde geleceğini hesapladım 7 veya 8. Bölümde erkek karakterimizi göreceğiz
bu ar
ada diğer kitabımı okursanız çok sevinirim.
Diğer bölümlerde görüşmek üzere en sevgiliye emanetsiniz 👋👋👋