-Noluyor?! Bu densizliğin sorumlusu kim?!
-Müdür bey lütfen sakin olun öğrencimiz Selim zor bir an yaşıyor velisi gelmek üzere
Sevda sınıfın penceresinden olanları şokla izledi. Süre dolmuştu artık eve dönmesi lazımdı. Okulun kapısından çıkmadan önce Selimle göz göze geldiler. Sevda endişe ve üzgün bir şekilde ona bakıyordu ve Selim Sevdanın yüzünü o halde görünce mahcup bir şekilde anında kafasını çevirdi. Doğruca eve gitti ve ailesinin ona söyleyeceklerine hazırlanmaya başladı.Sevdanın ailesi çok katıydı. Onun özgür bir hayatı yoktu sosyal imkanları çok kısıtlıydı ve hiç arkadaşlarıyla güzel anısı olmadı çünkü arkadaşı yoktu. Ailesi Sevda engelli olduğu için bunca zaman onu dış dünyaya izole bir şekilde büyüttü. “Sen yalnız başına gidemezsin”, “yalnız kalamazsın” ve “tek başına bişeyler beceremezsin” tarzı cümleleri işitti bunca zaman, kafa dağıtmak için yürüyüşe çıkıyordu ama yarım saat sonra annesi arayıp eve gel diyordu. Bu nasıl yaşamaktı böyle? Siz söyleyin, yürüyüşe bile çıkamamak çok acınası bir durum değil mi? İşin en kötü yanı ise ailesinin başkalarının yanında maskelerini takınıp güler yüzlü davranması ve mükemmel ebeveynler gibi rol yapmasıydı. “Ebeveynler çocuklarının iyiliğini düşünür, onları korumak için böyle yaparlar” lafı varya, onlar için geçerli değildi. Ailesi Sevdanın hastalığını zamanla takıntı haline getirip onun bir insan olduğunu, sosyalleşme, gezme ve anılar biriktirme gibi ihtiyaçlarının olduğunu unutmuşlardı. Artık durumları iyiydi ama Sevdanın çoğu vakti doktorlarda ve evde geçiyordu insanlarla konuşmayı beceremiyordu bile çünkü resmen konuşmayı unutmuştu. Her gece ağlıyor ve daha özgür yaşamak için dua ediyordu. Ablası olanlardan bir haberdi aralarında 5 yaş vardı çoktan ehliyetini almış arabasıyla üniversiteye gidiyor ve arkadaşlarıyla geziyordu hatta gece çalışabileceği bir işi vardı tüm gün evden uzakta istediği hayatı yaşıyordu.
-Ne yaptın?! Niye okulda ceza aldın?! Daha 2. gün farkında mısın?!
-Anne ben sadece beni zorbalayan birine sesimi yükselttim. Boş anıma denk geldi isteyerek yapmadım!
-Çabuk odana git Sevda! Sende babası olacaksın anca sus !
Babasıda nasibini almıştı eşinden. Annesi sivri dilli en ufak şeye bile bağıran bir tipti. Babası sürekli susuyordu çünkü o da bu bağırmalara ve kırıcı sözlere katlanamıyordu. Sevdanın ablası cidden çok şanslıydı.Bu gerçekler çok kısa bir süre sonra herkes tarafından duyulacaktı peki nasıl ? Yarın sürprizlere gebeydi…