İçeriğe geç

GEÇMİŞİN İZLERİ

Bölüm 6 · 4 dk okuma

GEÇMİŞİN İZLERİ

Bölüm 6

Tanışma

Hazırlandım okula gitmek için. Felsefe bölümündeki dersimiz yarındı ve ben derse girmeyi sabırsızlıkla bekliyordum. O eskilerdenmiydi? Yoksa beni buldularmı? Tekrardan grubu bir arayamı topluyorlardı? Peki onlarsa ne yapacaktım, 3,5 yıldır ne aradılar ne de aramalarıma cevap verdiler. Şimdi pat diye karşıma çıkarak ne yapmaya çalışıyorlardı. Kalbimi kırıp paramparça ettiler, onların isimlerini unutmaya çalışmak bile eziyet gibiydi. Şimdi tekrardan aynı şeyleri yaşayamazdım. İçten içe arkadaşlarımı (eskileri) özlüyordum ama onlar beni silmişti. Onlar sayesinde hayatı, iki yüzlülükleri, gerçekleri tanıdım. Kime güvenip kime güvenemeyeceğimi öğrendim.

Liseden bir kesit: Bugün lisenin ilk günü yeni okulum ve yeni arkadaşlarım olacağı için heyecanlıyım. Sınıfıma çıkıp boş olan sıralara göz gezdirdim ve cam kenarı üçüncü sıraya oturdum. İstiklal Marşı'nı okumak için 15 dakika kalmıştı ve ben de çantamı sıraya bırakıp aşağı indim. Dışarısı çok kalabalıktı herkesin yüzünde ki heyecanı, merakı görebiliyordum, benimde onlardan bir farkım yoktu. İstiklal Marşı'nı okuduk kısa bir konuşmanın ardından sınıflara çıktık.

İlk iki hafta gayet iyi geçti. Öğretmenlerimi sevdim, dersleri güzel anlatıyorlar ama daha arkadaşım yok.

Okulun üçüncü haftası ve bugün pazartesi sabah beden dersimiz var iki saat. Hiç sevmiyorum çünkü herkes şimdiden arkadaş olmuş voleybol, basketbol ve futbol oynuyorlardı. Ben ise her zamanki gibi okulun yan tarafında ki banka oturmuş kitabımı okuyordum. Kitaplar benim arkadaşım olmuşlardı. Onlar da olmasa tamamen yalnız kalırdım. Benden dersi bitti ve sınıfa çıkıp okul formamı aldım, kitabımı sıranın üzerine bıraktım. Üstümü değiştirip geldiğimde ise kitabım sıranın üstünde yoktu. Kim almıştı? Neden almıştı? Sınıfta bir kaç kişiye sordum ve görmediklerini söylediler. Ne yapacağımı ve kime danışacağımı bilmiyordum o yüzden boşverdim. Kitabı tekrar sipariş ederdim ne de olsa daha 125 sayfa okuyabilmiştim.

8 gün sonra (lise): Öğleden sonraki ilk ders bitmişti ve diğer dersler boştu. Lavaboya gidip işimi hallettikten sonra çantamı almaya sınıfa geldim ve ne göreyim kitabım sıranın üstünde duruyordu! Kim almıştı ve geri getirmişti? Hemen içini açtım ilk sayfada ikiye katlanmış bir kağıt vardı. İlk önce onu açtım ve okumaya başladım.

"Merhaba! Kitabını izinsiz aldığımız için özür dileriz. Her gün elinde farklı bir kitap var ve her beden dersinde onları okuyorsun. Merak ettik ve kitabını aldık okumak için. Aslında kitabını almamızın nedeni sadece bu değildi. Seninle arkadaş olmak istiyoruz. Öğleden sonra ki son iki saatimizin dersleri boş biliyorsun. Yalıkent Kafe'de buluşacağız, senide arkadaş grubumuzda görmek isteriz."

Ne yapacağımı bilmiyordum eve mi gitmeliydim, yoksa onların yanına mı? Sanırım arkadaşım olmasını istiyordum o yüzden çantamı alıp Yalıkent Kafe'ye doğru gitmeye başladım. Geldiğimde ise onların kim olduğunu bilmiyordum ve etrafa bakmaya başladım. Cam kenarı masalardan birinde 3 kişi oturuyordu, yüzleri tanıdıktı çünkü aynı sınıftaydık. Sanırım onlar kitabımı alan ve beni buraya davet eden kişiler. İçlerinden birisi beni farketti ve el sallamaya başladı sanırım beni yanlarına çağırıyordu. Oraya doğru adımlamaya başladım.

"Merhaba ben Simay. Kitabımı çalıp arasına not bıraktığınız kız." Gülüşmeye başladılar.

"Merhaba kitabını ödünç aldığımız ve 8 gün içinde yerine bıraktığımız kız. Oturmazmısın?"oturdum ve tek tek yüzlerine baktım. Solumda oturan kızın saçları dalgalı turuncuydu ve gözleri kahverengiydi.

Solumda oturan kız " Selam Simay, ben Ahsen." dedi içtenlikle. "Karşında oturan grubun en akıllısı Cihan. Çaprazında oturan ise Merih grubun eğlencelisi."dedi tatlı bir tebessümle.

"Tabii Ahsen'de grubun en sempatiği en güzeli."dedi Cihan, siyah saçları ve siyah gözleri vardı.

"Tanıştığıma memnun oldum. Benimle sınıfta direkt konuşmak yerine neden kitabımı çalıp buraya çağırdınız?"

"Sadece konuşmaya çekindik ve böyle bir yola başvurduk. Seninle arkadaş olmak istiyoruz ve sende istersen bize katıl."dedi Merih, sarı saçları ve mavi gözleri vardı.

"Peki madem nasıl bir arkadaş grubu olacağız bir bakalım."

İşte böyle başladı benim arkadaş grubuna katılma maceram. O günden sonra teneffüslerde, boş derslerde hep konuşmaya başladık. Okulun olmadığı günlerde dışarıda buluştuk. Onları tanıdıkça daha çok sevmeye başladım, filmlerdeki gibi dostluklarımız oldu. Ayrılmaz dörtlü olduk. Lisenin ilk dönemi bitti ikinci dönem arkadaş grubumuza üç kişi daha eklendi. Elvin, Yazgı ve Ferhat. Yazgı okulumuza ikinci dönem geldi ve Cihan'ın kuzeni olduğu için onu gruba aldık. Ferhat, Yalıkent Kafe'nin sahininin oğlu. Ferhat'ın babası ve Merih'in babası arkadaş olduğundan Merih ve Ferhat'ta arkadaşlarmış. Merih, Ferhat'ı grubumuza almak için bizlere danıştıktan sonra onu da gruba aldık. Elvin ise grubumuza katılan en son kişi. Sınıfında yaşadığı sorunlar yüzünden kaydını bizim şubeye aldırdı. Ahsen'in komşusu olduğunda ailesi böylesinin daha mantıklı olduğuna karar verip bizim şubeye aldırmış. Böylelikle o da bir şekilde bizim grubumuza dahil oldu. İyi ki dahil oldu çünkü grubumuz daha çok genişledi ve hepsini tanıdıkça çok sevdik. Arkadaş grubumuz çok özel ve güzel hepsini çok seviyorum.

Bölüm sonu

2 yorum