Ailem kaza geçirdiğimi öğrendi tabi ne kadar kaza denilebilirse. Ah bi de taşınıyorduk yani bu o kadar ani gelişti ki benim için. Aslında ailem söyleyecekmiş önceden ama arkadaşlarım olduğu için onlardan ayrılmamın kolay olmayacağını düşünerek yaz tatilini beklemişler. Resmen taşınıyoruz aslında bu benim açımdan iyi arkadaş dediğim kişiler beni paramparça etti ve 2 sene daha onları görmek istemiyordum. Gidecektim başka bir okula ailemde şaşırmıştı bu duruma, bu kadar çabuk kabulleneceğimi düşünmemişlerdi.
Eşyalarımı hazırlıyorum 3 gün sonra gidecektik ve nakliyat firması ile anlaştık büyük eşyaları önceden yollayacağız. Başka bir şehire taşınıyorduk şuana kadar kimse bilmiyor çevremdekilerden. Özge'ye mesaj atmıştım yarın buluşup ona diyeceğim en azından onunla vedalaşmak istiyorum bana gerçekleri o dedi kendisini riske attı.
Özge'ye buluşma yerini Çınar Park olarak mesaj atmıştım. Şuan bekliyorum daha gelmedi. Biraz burukluk var içimde burada ki günlerimizi hatırlıyorum ne kadar safmışım o gün Özge'nin dediklerini şimdi daha iyi anlıyorum. Dalgınlığım Özge'nin sesiyle gitti.
"Geldiğin için teşekkür ederim." dedim Özge'ye içtenlikle.
"Geldim tabii. Sen ne diyecektin neden çağırmıştın?"
"Ben gidiyorum Özge. Buraya seninle vedalaşmak istediğim için çağırdım, en azından bir vedayı hak ediyorsun."
"Nasıl yani tüm bu olanlar yüzünden gerçekten gidiyormusun?"
"Aslında ailem iş için taşınıyor ve bana söylemek için yaz tatilini beklemişler eh bu da benim işime geldi daha fazla kalmak istemiyorum burada. 2 gün sonra gidiyoruz."
"Gerçekten gidiyorsun. Gittiğin yerde çok mutlu ol ve lütfen arkadaşlarını iyi seç. Sen tanıdığım en iyi arkadaşsın dilerim ki senin değerini bilen birisini bulursun." sözlerini söyledikten sonra sarıldık ve o zamana kadar tuttuğum gözyaşları artık dayanamadı.
"Ağlama Simay bak yoksa seninle gelmek zorunda kalırım." dedi gülerek. Beni güldürmeye çalışma çabasına kayıtsız kalmayıp ben de güldüm. Gözyaşlarımı silerken iki kişinin bize doğru geldiğini gördüm. Bir kız ve erkek. Dur bi dakika Berker değil mi o? Yanında ki kim ya!
"Selam Simay ve Özge. Buradan geçiyorduk selam verelim dedik."dedi Berker yanımıza geldiğinde.
"Tanıştırayım sevgilim Alkım. Kendisi bir süredir şehir dışındaydı yeni geldi kaydını bizim okula aldırdı. Artık seneye bol bol görüşürüz." şok oldum hayat bana çelme taktı düştüm bacağım burkuldu kalktım şimdi ikinci çelmemi yiyorum ve bacağım koptu koptu!! Şuan ne kadar saçmaladığımı bilmiyorum ne diyeceğim onu da bilmiyorum gerçekten çok şaşırdım. Sevdiğiniz insan sizin onu sevdiğinizi bile bile karşınıza geçip sevgiliniz ile tanıştırırsa ne yaparsınız? Ben giderim o beni sevmiyorsa zorla güzellik olmaz ya o yüzden silerim onu. Demek ki Berker'in hastanede söylediği 'kalbinin kapılarını başkasına aç' demesi bu yüzdendi. Onun sevdiği vardı.
"Merhaba Alkım. Ben Simay, ama maalesef seneye görüşemeyeceğiz ilk ve son görüşmemiz."
"Neden?" dedi Berker şaşırmış halde. Alkım ise bi böyle sinsi bir şekilde tebessüm ediyordu sanki sevmedim bu kızı hıh.
"Taşınıyoruz. Ailemin işleri işte 2 gün sonra gidiyoruz."
"Öylece gidiyorsun yani. Okul ne olacak daha 2 senen var liseyi bitirmek için. Hem arkadaşların var onlar ne olacak?" bir an düşündüm ki gitmemi istemiyor. Sevgilisi yanındayken böyle bir şey düşünmem gerçekten saçma.
"Ne arkadaşı Berker? Daha geçen ki olayları ne zaman unuttun? Benden sakladıklarınızı, sırtıma sapladığınız bıçakları hangi ara unuttun? Kimseyle vedalaşmadan gidecektim ben ama Özge'nin bir vedayı hak ettiğini düşündüm. Sonra sen geldin seninle vedalaşmak zorunda kaldım sen bir vedayı bile hak etmiyorsun. Düşünmeden konuşuyorsun sadece kendi iyiliğini düşünüyorsun. Şimdi gelmiş sevgilini takmışsın koluna bir şeyler zırvalıyorsun, yapma bunu bare sevgilin yanındayken yapma." bütün içimdekileri söyledim daha fazlasını söylemek istiyordum benim canımı yaktığı gibi onun da canını yakmak istiyordum ama yanındaki kızın hiç bir suçu yoktu sevgilisi olsa da sırf kıskanıyorum diye daha fazla ileri gidemezdim.
"Ne diyo bu kız Berker? Ben yokken yine ne yaptın acaba?" dedi Alkım. Ne demek istiyordu 'yine' derken?
"Sevgilim ben sana sonra anlatırım düşündüğün gibi bir şey değil. Simay sen de fazla ileri gidiyorsun lütfen sözlerine dikkat et. Ben diyecektim Özge benden önce davrandı."
"Neyse ya Berker daha fazla dinlemek istemiyorum seni. Mutluluklar dilerim Alkım ve çevrene dikkat et sevgilini elinden kapmak isteyen yırtıcılar olabilir. Görüşürüz Özge kendine iyi bak." dedikten sonra gittim. Oh be içimdekileri söyleyip kurtulmuştum. Bu ne güzel bir hismiş.
~
Evet artık lisede yaşananları biliyorsunuz. Kurgumuzu hatırlayalım üniversite de resim çantası çalınan karakterimiz lise de yaşayacaklarını tekrar yaşayacağını düşünür. Bu kişinin kim olduğunu bulmaya çalışır. Eski arkadaşlarımı yoksa tanımadığı birisimi?