İçeriğe geç

Geçmişin İzleri

Bölüm 4 · 4 dk okuma

Geçmişin İzleri

Bölüm 4

Güven "Hislerim her geçen gün onunla bütünleştirken ona nasıl güvenmezdim ki?"

Onunlaydım ve birini kovalıyorduk. "Oydu eminim!" Dedi koşarken. "Minho,ne diyorsun? Niye onu kovalıyoruz?" Diye sordum bende koşarken. Artık yorulmaya başlamıştım. Herşey bir anda olmuştu. "O spot ışığı durduk yere düşmedi! Onu biri gevşetti! Benim elimde hem kanıt yoktu hem de kimseye iftira atar gibi olmayayım diye sustum! Zaten eminde değildim! Fakat bu adamdı! Oraya çıkıp ışığı gevşetti! Sen çıkmadan 1 dakika falan önce!" Deyince herşey açıklığa kavuşmuştu. Adamın koşmaktan bağcığı açılmış olmalıki bağcığına takılıp yere düştü. Minho'da onu yakasından tuttuğu gibi duvara yapıştırarak "Söyle,kimsin sen?!" diye sordu nefes nefese. "Pekala pes ediyorum! Ben Donovan! Thomas Ricky'nin adamıyım! O istedi!" Dediğinde donup kalmıştım. O isim,onu tanıyordum. Benim hayatımı mahveden adamın adıydı bu! Thomas Ricky! "Thomas Ricky? Bu isim Avustralya'ca değil mi?" Diye sordu Minho ve bana döndü. "Kim o? Onu tanıyor musun?" Diye sorunca "Malesef tanıyorum." dedim donuk bir şekilde. Zaten elinden zor kaçmıştım. Beni niye öldürmek istiyordu? Minho bir anda adamın kafasını duvara vurup onu bayıltınca yerimden sıçradım. Ve ona korkuyla baktım. "Hani birkaç katil için elini kirletmezdin?" Diye sordum ima dolu bir sesle. "Elim hâlâ tertemiz. Duvar kirlendi,ellerim değil." Diye cevap verdikten sonra arkasını döndü. "Bana resmen herşeyini anlattın ama hiçbir zaman onları anlatmadın. Sebebi ne? Onlardan bu kadar çok mu korkuyorsun?" Diye sorunca sustum. Çünkü cevabını bende bilmiyordum. Onlardan korkuyor muydum? Yoksa Onlardan nefret mi ediyordum?

Minho cevap vermeyeceğimi anlayınca tekrar bana döndü ve "Gel hadi gidiyoruz." dedi. Ne? Nereye gidecektik? Dur bir saniye,yoksa tekrar benimle birlikte mi olmak isteyecekti? Onunla birlikte yaşamamı? "Nereye?" Diye umut dolu bir sesle sorduğumda. Galiba dediği şeyi nasıl anladığımı anlamıştıki sıkıntıyla iç çekti. "Sana hatırlatim aptal,kazanman gereken seçmeler var." Dediğinde bunu nasıl unuttuğumu sorguladım. Neden bilinmez ama onunlayken resmen herşeyi unutuyordum.

Dediği şeyin şokunu atlattıktan sonra hızlıca sahneye gitmiştim. Fakat etrafta sadece birkaç çalışan vardı. Diğer herkes neredeydi? Bir çalışanın hafifçe omzuna dokunduğumda bana doğru dönünce "Pardon ama diğer herkes nerede acaba?" diye sordum. Çalışan yaşlı amca "Ah evlat,seçmeler ertelendi. İyice bir bakım yapılacak buraya ve 2 hafta sonra tekrar seçmeler olacak." dediğinde şoke olmuştum. Bu kadar şeyi sadece birkaç dakikada mı ayarlamışlardı? Zoraki de olsa amcaya döndüm ve yüzüme bir tebessüm yerleştirerek "Teşekkür ederim." dediğimde o da gülümsedi.

"2 hafta ne yapacağım ben? Ya diğer seçmeler kötü geçerse? Ya daha kalabalık olursa? Ya-" Demiştimki Minho benim ağzımı kapatarak susturdu. "Yeter! 2 saattir başımın etini yedin!" Dedi sinirle. Ama elimde değildiki! Korkuyordum be! Keşke beni susturmaya çalışmak yerine bana yardımcı olsaydı! Zaten beni kaçırıyordu! Tamam abarttım,aslında beni kaçırmıyordu ama nereye gittiğimizide söylemiyordu. "Üzgünüm,sadece endişeliyim. Neyse tamam boşvermeye çalışacam. Ee? Nereye gidiyoruz?" Dediğimde durmuştu. "Neden durdun-" Diyeceğim esnada çenemden tutup başımı sağa çevirdi. Bu hareketi niye hoşuma gidiyordu ki?

Kendime gelip başımı kaldırdığımda bir petshop'a geldiğimizi gördüm. Kedilerine mama alacaktı herhalde. "Kedilerine mama alacak olman ayıp birşey değil. Niye susup beni meraklandırdın ki?! Diye sordum sinirle. Bıkmış bir şekilde eliyle alnına vurdu. Ne demiştim ki şimdi ben? "Kedilerim için gelmedik buraya!"

"Ee,niçin geldik o halde?" Diye sorduğumda elimden tutup beni içeri soktu. Neler oluyordu? Neden elimi tutması bu kadar hoşuma gidiyordu? Neden bırakmasını istemiyordum?

İçeri girdiğimizde duyduğum köpek havlama sesleriyle başımı kaldırdım. Aklıma ölen köpeğim geliyordu. Evet,o caniler köpeğimi bile öldürmüştü! Berry'mi almışlardı! Yavaşça bakışlarımı etrafta dolaştıdığımda burada bir sürü köpeğin olması canımı yakıyordu. Gözlerim dolu bir şekilde Minho'ya dönüp "Hadi ne alacaksan alda çıkalım artık şuradan."dedim. Daha fazla burada durmak istemiyordum. "Anlamıyor musun benim için gelmedik. Senin için geldik." Dediğinde afallamıştım. "Bak burada bir sürü köpek var. Kendine bir köpek al işte." Dediğinde "Akıl mı okuyor?" diye geçirdim içimden. "Ama ya kedilerin? Bir köpek onlara zarar vermez mi?" Diye sordum. Evet onunla kalacaktım. Seçmelere kadar onunlaydım. İşim olmadığı için 2 hafta açlıktan öleceğimi söylemişti. Fakat bence bu bir bahaneydi. Bana 2 hafta yetecek kadar para verebilir veya bir iş bulmamı tavsiye edebilirdi. Fakat o "Gel bende kal." demişti. O da bana alışmıştı. "Buradaki tüm köpekler zararsız. Onları başka hayvanlara sahipleri istemediği sürece saldıramayacakları şekilde eğittiler." Dediğinde bu beni sevindirip mutlu etmişti. "Ama sen nereden biliyorsun-" Dediğim an sözümü kesip "Senin hakkında sandığından daha fazlasını biliyorum. Nedenini sorma ve sadece al. Ben ödeyeceğim parasını." dedi. "Hey hey olmaz öyle şey! Ben öderim!" Diye karşı çıktım ona.

Bilmem kaç dakika bunun hakkında tartıştıktan sonra sonuç olarak o kazanmıştı. Eğer parayı ben ödersem onda kalamazmışım diyede tehtid etmişti. Köpeklere sırasıyla bakarken bir köpeği görünce durdum. Bu köpek Berry'e benzemiyordu,resmen aynısıydı! Cinsi ve rengi Berry'nin tıpkısının aynısıydı. Minho köpeğe olan aşk dolu bakışlarımı görmüş olmalıki çalışanı çağırıp "Şunu paket yap." diye emir verince kahkaha attım. Çalışan genç boş boş bir bize birde köpeğe bakıp "Anlamadım efendim?" diye sorunca biraz daha güldükten sonra kendime gelip "Kusura bakmayın,biz bu köpeği almak istiyoruzda" dedim gülümseyerek. Çalışanda bana gülümseyip "Ah tabii efendim." dedi ve köpeği bize verdi.

Eve gidene kadar köpekle oynayıp durmuştum. Ona kırmızı bir tasma almıştık. Tıpkı Berry'nin ki gibi. Eve geldiğimizde neyseki kedilere saldırmamıştı fakat Soonie ile Doongie ondan çok korkmuşlardı. Dori ise sürekli Berry ile oynayıp duruyordu. Yakında Soonie ile Doongie'ninde ona alışacağından emindim.

Lee Minho'yu her geçen gün daha fazla seviyordum. Ben kimdimki ona bu kadar layıktım?

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.