İçeriğe geç

Geçmişin İzi

Bölüm 5 · 7 dk okuma

Geçmişin İzi

Bölüm 5

5.bölüm

Yarım saatte eşyalarımı yerleştirip spor çantamı alıp dışarıya çıkmıştım. Aslında bu gün antrenmana gitmeyecektim fakat ayağım artık düzelmişti. Zorlamadığım sürece sıkıntı olmazdı.

Kulübün önüne gelmiştim. İçeriden sesler geliyordu. İçeri girip direk soyunma odasına geçtim. Tek kız olmanın Hala varlığını hissettiren dizimin ağrısı yüzünden hızlı yürüyemiyordum. Yavaş adımlarla caddeye doğru ilerlerken arkamdan biri kolumu tutup kendisine döndürdü. Tam o kişiye sövmeye başlayacaktım ki Ayaz olduğunu görünce sustum. Kolumu çekmeye çalıştım fakat bırakmadı. Kaşlarını çatarak;

“O kız sendin dimi? O yüzden Berat dan bu kadar çok korkuyorsun.” Diye sordu. İstemsizce gözlerim dolmaya başlamıştı. Gözlerimi ondan kaçırıp kafamı evet anlamında salladım. Utanıyordum ama neyden utandığımı bilmiyordum. Ayazdan mı? Hayır. Yaşadıklarımdan mı? Hayır. Kendimden mi? Sanırım evet.

Kolumu tekrar çekmeye çalıştığımda bu sefer bırakmıştı. Dizimden dolayı ne kadar hızlı yürüyebildiysen o kadar hızlı yürüdüm. Yürürken Ayaz arkamdan seslendi;

“1 saate kulüpte ol! Antrenman var!” dedi. Duymazdan gelip yürümeye devam ettim.

Otobüs ile yurdun önüne gelmiştim. Artık yurtta kalacaktım. İçeri girip müdür odasını aramaya başladım. Aslında bu yurt bizim okulun yurduydu. Sadece bizim okuldaki öğrencilerin yer aldığı. Tabii ben daha okul tatil diye yeni okuluma gitmemiştim ama sonuçta kaydım vardı. Müdürün odasını bulup kapıyı tıklattım. Gir sesi ile içeri girdim.

İçeri girmemle Ömer amcayı görmem bir oldu. Ömer amca babamın eski bir dostuydu. “Doğa kızım hoş geldin. Baban hiç geleceğinden bahsetmemişti.” Deyip ayağı kalktı. Hemen yanına doğru gidip;

“Merhaba Ömer amca. Normalde annemin yanına gelmiştim fakat ani bir gelişmeyle yurtta kalmam gerekti.” Diyerek kendimi açıkladım. Kafasını anladığını göstererek salladı.

Kayıt işlemleri tamamlanmıştı. Odam 2.kattaydı. Şansıma asansör vardı. Asansöre binip 2. Kata bastım. Asansör 2.kata gelince kapısı açıldı. 21 numaralı odayı aramaya başladım. Odayı bulduğumda kimsenin olmadığını bildiğimden direk içeri girdim. Aslında odalar iki veya üç kişilik olurdu fakat ben rahat edeyim diye Ömer amca bana boş odayı vermişti.

avantajı diye buna denir.

Üstümü değiştirip salona geçtiğimde her kes ısınma hareketleri yapıyorlardı. Ben de boş bir kenar bulup ısınma hareketlerine başladım.

On beş dakikanın sonunda ısınma hareketleri bitmişti. Şimdi ise ikili antrenman yapacaktık. Hoca eşleşmeleri kendi seçiyordu. Bir anda;

“Doğa ve Ayaz kenarda çalışmaya başlayın.” Dedi. Ben ve Ayaz çift olmuştuk. Bandajımı ve eldivenimi alıp Ayazın yanına gittim. Ama dikkatimi çeken şey hocanın benle Ayazın ismini söyleyince tanımadığım kızın birden ayağa kalkıp kaşlarını çatmasıydı. Ayazın yanına vardığımda yüzüne bakmadan bandajı elime sarmaya başladım. Ayaza baktığımda o sadece kenarda oturuyordu ve beni izliyordu.

“Sen neden bandajını sarmıyorsun?” diye sordum.

“Ben lapayı tutacağım sen ise çalışacaksın.” Dedi. Kafamı onaylar biçimde sallayıp eldivenlerimi giydim ve ayağı kalktım. Benle beraber Ayaz da ayağı kalkıp lapayı aldı. Ayaz da hazır olunca çalışmaya başladık.

Yarım saattir mola vermeden çalışıyorduk. Tam ona biraz da onun çalışması gerektiğini söyleyecektim ki bana doğru bakıp ben yumruk atarken

“Doğa ben sana bir şey diyeceğim.” Dedi ben de hala çalışmaya devam ederken kafamı söyle der gibi salladım. “Ben öyle laf dolandırmayı sevmem direk söylüyorum. Doğa ben sana çok pis aşık oldum be kızım.” Dedi. O sırada attığım yumruk şok yüzünden ayazın yüzüne girdi. Duyduklarım karşısında şaşkın şaşkın Ayaza bakıyordum. Sonra neler olduğunu anlayıp hemen Ayazın yanına çömeldim ve iyi olup olmadığına baktım. Tam yumruk attığım yere yani yanağına elimi götürüp dokunacaktım ki o bize dik dik bakan kız koşarak Ayazın yanına geldi;

“Ayaz iyi misin? Çok canın yanıyor mu?” dedi ve bana doğru dönerek. “Ne yaptığını sanıyorsun kızım sen!” dedi ve ayağa kalkıp üstüme doğru yürümeye başladı. Ne olduğunu anlamadan her kes bize bakıyordu. Tam o sırada kızın eli saçıma doğru yönelmişken bileğini tutup kendime doğru çektim ve karın boşluğuna dizimi geçirdim. Yere doğru düşecekken saçını kavrayıp kendime doğru hızlı bir şekilde çektim. Kız bir yandan bağırıp bir yandan da dirseğiyle vurmaya çalışıyordu. Kız yerde olduğu için dirseği dizime gelmişti. O an ki acıyla daha da çok sinirlenip kafasına yumruk atmaya başladım. konu yumruk olunca kulüptekiler bizi ayırmaya çalıştılar ama ben bırakmayı düşünmüyordum. Ben yumruk tekme girişirken hocamız Ayaza seslenip;

“Ayaz ne orda kıs kıs gülüp oturuyorsun. Kalksana lan ayağa. Yardım et!” dedi. Ama ben bırakmayı düşünmüyordum. Ayaz hoca gelip kızı benden çekmeye çalıştı. Ayaz da arkamdan belimi tutup çekmeye çalıştı. Bu beni daha da sinirlendirdi. Ben de Ayaz beni bıraksın diye kolunu ısırdım. Ama yine de bırakmadı. Hoca kızın saçını elimden kurtarmaya çalışıyordu. En sonra dizimdeki ani ağrıdan dolayı kızın saçını bırakmak zorunda kalmıştım. Ayaz bunu fırsat bilip beni dışarıya doğru götürmeye başladı. Ben de kıza bağırıyordum. Dışarı çıktığımızda ayaz beni banka oturtup derin bir nefes çekti içine ve konuşmaya başladı;

“Sen neymişsin be kızım. İki saatte zor ayırdık bütün kulüple sizi.” Dedi tam o sırada kız içeriden bana küfür ediyordu. Tam ayaklanmıştım ki Ayaz beni omuzumdan tutup geri yerime oturttu. “Dur artık.” Dedi. Aklıma gelen şey ile odak noktamı kızdan alıp aklımdaki şeye yöneldim.

“Ayaz?” dedim ona bakarak. Ayaz ayakta olduğu için ona aşağıdan bakıyordum. Bana ne oldu der gibi bakarken ben konuşmaya devam ettim. “Ben de lafı dolandırmayı sevmem. Bodoslama söylüyorum. Sen beni küçükken Berat’ın elinden kurtardığın zamandan beri ben sana aşığım. Sen benim ilk aşkımsın.” Dedim. Bana şaşkın gözlerle bakıp;

“Ciddi misin?” diye sordu. Ben de kafamı olumlu anlamda salladım. İnanamayan gözlerle bana doğru baktı ve “Kahve içerken o yüzden mi öyleydin?” diye sordu. Kafamı tekrardan olumlu anlamda sallayıp;

“Aklıma bir anda senin beni kurtarırken ki halin gelmişti.” Dedim. Gülen suratı bir anda soldu ve

“Sen o yüzden mi Berattan korkuyordun. Hastanede de çok korkmuştun ama ben anlayamamıştım.” Dedi. Ben de o konuyu konuşmamak için sadece kafamı sallamakla yetindim. O da bu konudan rahatsız olduğumu anlamış olacak ki konuyu değiştirdi. “Dizin nasıl. Aleyna’nın senin dizine dirsek attığını gördüm. Çok acıyor mu?” diye sordu yanıma otururken. Ben de ona;

“Kulübe geldiğim ilk gün ki kadar olmasa da acıdı.” Dedim. Aklına bir şey gelmiş gibi tekrar bana doğru yönelip;

“Harbi sen niye o gün öyle oldun?” diye sordu tekrar. Ben de Berattan dolayı olduğunu söyleyince kafasını anladığını göstererek salladı.

Daha demin Ayazdan isminin Aleyna olduğunu öğrendiğim kız kulüpten çıkarken göz göze gelmiştik. Onu görmemle tekrar sinirlenirken Ayaz beni ayağa kaldırıp “Hadi ben seni eve götüreyim. Hem Deniz seni merak etmişti o da evdedir şimdi. Çantanı al da gidelim hadi.” Dedi. Dediğini yapıp çantamı almaya gittim. İçeri girdiğim gibi her kes bana bakıyordu. Soyunma odasına gidip üstümü değiştirdim. Kulüpten çıkıp Ayazın yanına gittim ve onunla beraber evlerine gitmek için yürümeye başladık.

Evlerine gelmiş hatta yarım saattir Deniz ile kahve eşliğinde muhabbet etmiştik. Denizin zorlaması ile bu akşam burada kalacaktım. Eşyalarımı Ayaz almaya gitmişti. Yarın okul vardı ve ben Ayaz ile beraber gidecektim.

Yaklaşık on beş dakikanın sonunda Ayaz gelmişti. Ben de eşyalarımı alıp misafir odasına geçmiş ve ebeveyin banyosunda kısa bir duş almıştım. Saat 22.47 idi. Hızlıca üstüme rahat bir şeyler giyip odadan çıktım. Salona gittiğimde sadece Ayazın salonda olduğunu gördüm. Denizi sorduğumda ise bana uyumaya gittiğini söylemişti. Ben ise bu durumu fırsat bilip Ayaz ile bana kahve yapmaya gittim. Onunla konuşmam gerekti. Bana her baktığında sanki benden bir yanıt bekliyormuş gibi geliyordu.

Kahveleri hazırladıktan sonra yavaş adımlarla kahveleri dökmemeye dikkat ederek salona gittim. Salona girdiğim gibi Ayaz beni görüp hemen ayağa kalktı ve elimdekileri aldı. “Senden kahve istediğimi zannetmiyorum.” Dedi. Onun söylediğine karşılık göz devirdim ve koltuğa oturdum. Ona bir şey söyleyeceğimi anlayıp bana doğru dönerek oturdu. Ben ise hazır olduğumu anladığımda konuşmaya başladım;

“Ayaz senin kulüpte dediğin şey arada kaynayıp gitti kusura bakma.” Dedim ilk. Sorun yok dercesine kafasını salladı. Ben ise devam ettim. “Ama ben bu konuyu konuşmak istiyorum. Sen beni Berattan kurtardığın zaman aslında ben sana o gün aşık olmuştum.” Dedim tek nefeste. Eğer bekleye bekleye söyleseydim büyük ihtimalle söyleyemeyecektim.

Ayaz bana şaşkın şaşkın bakıyordu. “Beş yıldır sen bana mı aşıksın? Madem aşıksın neden ben seni o günden sonra hiç görmedim?” dedi haklı olarak.

“Çünkü ben bir sonraki hafta babamın yanına taşınmıştım. Ve sen o günden sonra benim aklımdan hiç gitmedin. Ne ismini biliyordum senin ne de kaçıncı sınıf olduğunu fakat yine de sana aşık olmuştum. Benim ilk aşkım sendin Ayaz.” Son itirafım ile beraber Ayazın gözleri daha da büyüdü şaşkınlıktan. Bana doğru temelli dönüp

“Doğa ben sana senin gibi çok önceden aşık olmadım fakat seni ilk gördüğümde sana aşık olmuştum.” Dedi. Ben ona tebessümle bakarken o “sevgilim misin artık yanı?” diye ortaya saçma bir soru attı. Ben ilk başta bu soruyu garip bulsamda sonrasında kafamı evet anlamında salladım. Bana gülerek bakıp sarılmak için kollarını açtı. Ben ise hiç beklemeden kollarının arasına girdim.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.