Bir süre sonra- Asena'nın ağızından "Ne demek param bitti?" Dedim sinirle biraz fazla ses çıkarttığım için uyanan Alp panikti."Noldu Asena?" Kınayıcı bakışlar attım. Ne bu panik arkadaşım? "Ne olmadı ki abi! Bütün param bitti görevi yapamıyorum!" Eli ile burnunun üzerini sıktı. "Bir şey oldu sandım Asena, niye öyle çıkışıyorsun?" Beni merak mı etti? "Endişelendirdim mi seni? Özür dilerim" Bakışları artık daha rahattı. Koltuğa geri oturdu ve konuştu. "Bir daha benden özür dileme. Abi de deme aramızda üç yaş var sadece." "Az mı?" "16 senenin karşısında hiç bir şey değil." "Ne diyorsun?" "16 sene önce, 8. Ayın 10'u. Tanıştığımız gün, henüz sen 10 yaşındayken." Onunla ne alakası vardı? "16 seneye ne olmuş? Hem 16 sadece bir sayı. 16 senemin hepsi olmadın sonuçta." Pis pis güldü. "Bir kısmı olmuşum ama?" Lisede ona aşık olmamdan bahsediyordu. "2 yılı falan, çok mu?" "Değil, az önce 16 sadece bir sayı dedin. 3 yaşa neden bu kadar takıldın? Ya da takıldığın şey sadece 3 yaş mı?" Belli oluyor muydu o kadar ya? "2 yıl? Bak bunu yeni öğrendim. Kullanırım ben bunu." "Sevgimi mi?" Yüzündeki keyif bir anda ciddiyete dönüştü. "Asla. Sadece dalga geçerim anlamında söyledim. Özür dilerim öyle demek istemedim." Bu sefer ben gülüyordum. "Cidden açıkladın, bir de özür diledin. Keyfim yerine geldi şuan." Gözlerini kısarak bana baktı. "Ne mutlu bana." "Niye?" "Çünkü sen mutlusun." Sayesinde gece yatmadan önce mal mal sırıtacağım bir sürü anım olmuştu. "Hı, öyleli." "Hıhı, öyleli." Beni öldürmeye yeminliydi. Bu kadar mutluluk fazla kardeşim! İkimizde sustuğumuzda beni izlemeye devam ediyordu. Farkındaydım. "Dikkatini mi çektim niye öyle bakıyorsun?" "Fazlasıyla." Yürüyordu. Açık açık yürüyordu. "Fazla bakma, etkilenirsin falan. Maazallah." Güldü. Komik mi kardeşim? "Belki de ço-" Lafını bitirmeden açılan kapı ile derin ve kısa bir nefes aldı. "Sana yemek getirdim, nasılsın? " Tahmin edebileceğiniz gibi Duru idi. "İyiyim, halsizim biraz sadece." "Bozmadım değil mi?" "Yok hayır, bozabileceğin ne olabilir ki zaten?" Güldü pis pis. "Onuda bana sorma ya." Ardından abim girdi. "Güzelim ,nasılsın iyi misin?" "İyiyim, sen nasılsın abi?" "Sizi görmeden önce daha mutluydum." "Seni gördüm daha iyi oldum denmez mıydı ya?" "Siz, Alp ile sen." "Biz diye bir şey yok abi, nereden çıkarttın." Alp'e bakarak konuştu. "Uzaktan varmış gibi görünüyor ama abicim?" Öyle mi? Bu iyi bir şey ama abicim. "Saçmalama abi ya." "Abiye öyle denmez abisi." Yanıma gelip konuştu. "Kalk kardeşimin yanından!" Alp kalktı ve az önce onun oturduğu yere abim geçti. "Bi' tık sinirli misin ne ?" Alp odadan çıktı ve Duru konuşmaya başladı. "Ne konuştunuz?" Abim varken rahat rahat konuşamıyordum çünkü dediklerini duysa büyük ihtimal onu öldürürdü. "Hiç, iyi misin dedi cevap verdim o kadar." Kapı açıldı girenler Alp ve timdi. "Hoşgeldiniz." "Hoş bulduk! N'aber yenge? Dün apar topar gelince geçmiş olsun hediyesini unutmuşuz, tekrar gelelim dedik." Dedi isminin Hakan olduğunu öğrendiğim adam. "Hoşgeldiniz, ne zahmet ettiniz. Gerek yoktu." Elindeki paketi bana doğru uzatırken konuşan kişi Akın'dı. "Fikir ve rengi komutanım seçti." Kutuyu paketi yırtmamaya çalışarak açtım. Kulaklık almışlardı, hem de mavi renk! "Kulaklık mı? Çok teşekkür ederim, ihtiyacım vardı çok sağolun." Alp konuştu. "Bir kaç gündür evden çıkarken kulaklığını almadığını gördüm, yoksa başka türlü kulaklıksız çıkmazsın evden." Alp'e döndüm. "Maşallah komutanım yenge ile ilgili her detaya hakimsiniz." Abim konuştu. "Hakan biraz daha konuşursan sana öyle bir hakim olacağım ki, baban gelse seni kurtaramayacak." "Emredersiniz komutanım."
Bölüm 9
Bölüm 9- Yenge.
Bölüm sonu
1 yorum
"Gelen Alp ve TİM di" sonunda timdekilerle bir sahne dahaa🤗😉
1Yanıt
