İçeriğe geç

Geçmişim&Geleceğim - Kod adı:Aşk

Bölüm 3 · 5 dk okuma

Geçmişim&Geleceğim - Kod adı:Aşk

Bölüm 3

Bölüm 3 - Kek bahane.

O olaydan sonra bir daha çıkmamıştım odamdan. Çıkıp Alp'e ona ne hissettiğimi söylemek istemiştim ama pek olası bir durum değildi bu düşündüğüm. Sorduğu soru üzerine donakalmış bir şey diyememiştim. Ne söylersem söyleyeyim iki ucu bokluk değnekti açıkçası. Düşünmeden duramıyordum niye böyle bir soru sordu diye. Odamdan çıkmam gerekiyordu ve salondan konuşma sesleri geliyordu.Kapıya doğru yöneldim ve açtım. Koridorda yürürken ses gittikçe daha da artıyordu. Salona girdiğimde Alp abinin gözleri bana döndü gözlerinde herhangi bir duygu yoktu, en azından ben tahmin edemiyordum. Bana bakarak telefonu kapattı ve odasına yürüdü. Yanımdan geçerken konuştu. "Cevap almayarak aldım cevabımı." Sözleri biraz çapkın biraz tatlıydı. Anlamıştı.                                                                Bu gece abim gelecekti. Herşeyi Alp'e açıklayıp rızasını alacaklardı, Meral abla zaten biliyordu kızıyla abimin sevgili olduğunu. Bu akşam kaos çıkmaması için onu da çağırma gereği duymuştum. Kendisiyle aynı hastanede çalıştığımızdan dolayı samimiydik. Alp ise burada kalıyordu çünkü Duru’nun başına bir şey gelmesini istemiyordu. Akşam için yemek hazırlamam gerekiyordu mutfağa gittim ve Malzemeleri çıkartıp sarmanın içini hazırlamaya başladım. Pirinci yıkayıp baharatları koyup hazırladım ve sarmak için masaya oturdum. Mutfağa giren bedenin sahibi Alp'ti. Her zamankinden farklı olarak üstünde tişört vardı. Vücudunu görmeye alışmıştım açıkçası başkası bu kadar görmüş müdür bilmem. Bakışlarımı ona yönelttim bana ne yapıyorsun bile dememişti beni kardeşi olarak görse daha iyiydi ama görmezden gelmesindi. "Ne aradın abi?" Bardak alırken konuştu. "Su içmek için geldim abisi."  Abisi.. Bu söz içimi yakıyordu gerçi ben ona abi demeyi seçiyordum ama yine de o bana abisi demesindi aslında sözünde hafif bir dalga vardı, ama ufacıktı işte.. "Sarma mı?" Ona bakmayarak konuştum bakmak istemediğimden değilde sarmalarımın güzel olmasını istediğimdendi. "Evet abi sen seviyorsun diye yaptım." Ne demiştim ben? "Ben seviyorum diye? Hatırlamışsın demek." Dedi mırıldanarak, açıkçası bu cevap karşısında dilim tutulmuştu sesimin düzgün çıkmasını umarak konuştum. "En son ne zaman yedin Alp?" Abi dememiştim tepkisini merak ediyordum açıkçası. "4 yıl önce yedim Asena, Doğum günümde..." Onu doğum günündeki sarmayı ben yapmıştım. "Tesadüfe bak, en son 4 yıl önce benim sarmamı yemişsin şimdide benim sarmamı yiyeceksin." Dedim gülerek. "Ne tesadüf..." Fırındaki kekin alarmı ötmüştü. Ayağa kalkmaya yeltendim. "Dur ben çıkartırım." Kapağı açtı ve eline bez almadan tuttu. "Alp! Sıcaktır!" Çok geçti çoktan tutmuştu bile.Ayağa kalkıp elini suyun altına götürdüm, sesi çıkmıyordu azarlar gibi konuşmaya başladım. "Aklına sıcak olacağı gelmedi mi? 180 derece keke elliyorsun?" Sanki süt dökmüş kedi gibiydi. "Niye hep kendine zarar veriyorsun?" Dedim üzgün bir ses ile, bakışları bana döndü. "Endişelendin mi sen?" Dedi sırıtarak. "Alakası yok, çokta birşey olmamış zaten sadece kızarmış." Sırıttı. "Yardım edilecek birşey var mı?" Vardı, o lazımdı bana. "Sarma sarabiliyorsan ben tamamım." Aslında şaka yapmıştım ama sandalyeyi çekip oturdu, herşey çok hızlı gelişmişti. "Bana öğretir misin?" kaşlarımı çatıp baktım. "Tabii ki; istekli öğrenci severim, yaprağı önüne aç, dikkat et yırtılmasın." Dediğimi sinir bozucu ama tatlı bir ciddiyet ile yaptı. "Sarma içini koy ama ne çok olsun ne de az bak bu şekilde yapacaksın." Beni izleyip aynısını yapmaya başladı. "Oldu mu?" Baktım, fena değildi hatta ve hatta başlangıca göre efsaneydi bile diyebilirdim. "Şimdi yanlardan katla ve sar."Dediklerimi taklit ederken kapı çaldı." Sen devam et ben bakayım. " Kapıya yöneldim ve açtım."Meral teyzem, hoşgeldin." Sarıldım ve ceketini aldım. "Benim kızım yorulmasın diye yardıma geldim, yorulmadın inşallah." Güldüm. "Yardımcım var teyze." Mutfağa ilerlerken Alp'in sesi geldi. "Asena bunlar oluyor mu?" Meral teyze mutfağa girdi ve gülmeye başladı. "Kalın sarmışsın oğlum onları." Gözlerini bana çevirdi, hayatımda gördüğüm en güzel gözlerdi. "Bak Asenanın sardıklarına incecik ne kadar güzel."Alp hâlâ bana bakıyordu çok güzel baktığınıda es geçemeyeceğim açıkçası." Ama Asena fena değil dedi. " Çok masum konuşmuştu, yasak olan şeylerin bir çekiciliği olduğu doğruydu elbette ama onun bu çekiciliği sadece yasak olmasından ibaret değildi uzun süredir onu izlediğimi farkettiğimde her şey için çok geçti çünkü onu izlediğimi Alp farketmiş ve bana göz kırpmıştı, kalbim niye bu kadar hızlı atıyordu? "Ee sen herşeyi bitirmişsin kızım?" Kalkıp yanına gittim. "Evet teyzem her şey bitti, gel seninle karşılıklı kahve içelim." Arkamdaki masadan  kahve makinesini almak için döndüğümde Alp ile göz göze gelmiştik, elini çenesine destek yapmış bana bakıyordu. Göz göze gelince gülümsedim hafifçe, o ise bana karşılık vermişti.Ben kahve makinesini alana kadar Meral teyze çoktan almıştı. "Asena, kızım fincanları çıkartır mısın?" İçimden farketmemiş olmasını dileyerek fincanları çıkarttım. "Asena sen koyar, getirirsin bekliyorum ben seni içeride." Dedi ve gitti. Telefonuma gelen bildirimle telefonu elime aldım, yazan kişiden pekte hoşlandığım söylenemezdi. Onur bey : Kahve sözünü unuttun mu Asenacım? Hassiktir. Hiç kabul etmek istemediğim birinin davetini 'Bizden olmaz' demek için kabul etmiştim ve üstüne üstlük unutmuştum. :Onur bey ertelesek olur mu? Acil bir işim çıktı da. Onur bey :Şu 'bey' i bir atsak mı Asena? Ayrıca ertelenmeyi hiç sevmem. Mesajını üstten okuyup açmadım. "Gerizekalı." "Bana mı dedin Asena?" Sesli düşünürken karşımda oturmuş sarmaları daha ince sarmakla uğraşan Alp'i unutmuştum. "Yok, sana demedim herifin teki salak saçma konuşuyor da." Elleri durdu, ayağa kalkıp karşımda dikildi ve birden korkunç bir yüz ifadesi takındı, konuşurken başımı yukarı yönlendirme gereği duyuyordum. "Seni rahatsız mı ediyor?" Evet, ediyordu ama Alp'e bunu söylersem kesinlikle sağlam yerini bırakmazdı, lisede benimle Duru'yu rahatsız eden çocuğu abimle dövmüşlerdi hemde öyle böyle dövmek değildi. "Yok ya sadece saçma sapan şeyler söylüyor, ben hallederim sorun yok." Bakışları az da olsa yumuşamıştı. "En son Duru ile beni rahatsız eden çocuğa  yaptıklarınızdan sonra rahatsız etse de söylemem zaten abi." Dedim esprili bir şekilde. "İlla gittiğin yere birlikte mi gidelim abisi?" Gidelimdi, lütfen gidelimdi. "Olur, neden olmasın?" Sırıttı ve bir adım daha yaklaştı. "Mesela nereye gidelim abisi?" Elini benim dayandığım tezgaha dayamış  ve yaklaşıp konuştu, ne yapacağımı bilmez bir şekilde gözlerimi kaçırdım çok yakındı bu kadar yakın olması dengelerimi alt üst ediyordu, ben tekrar gözlerine baktığımda gelen ses ile onu itleyip kaçtım. " Oğlum kızı bırakta kahveleri getirsin." Gelen Meral teyzeydi, akıllı bir kadındı ve benim onun oğluna olan bakışlarımı kesinlikle anlamıştı. ...

Onur hakkındaki düşünceleriniz neler? Sizce nasıl bir karakter olacak?

Bölüm sonu

1 yorum