Kıyafetlerim nerde beni sen mi giydirdin pis sapık ne bakıyorsun cevap versene dedigim andan yanındaki kişi de hızla boynuma tekrar kılıcı dayamisti .Neler oluyordu burada, bu kilic ta neydi ne söylesem ne konuşsam sürekli boğazıma kılıç dayanıyordu .Eliyle işaret yapıp kılıcı çektirdi boğazımdan tamam sungun korkutma
"Öncelikle korkmana gerek yok kimsin nesin bilmiyorum ama senden zarar gelmeyeceğine inanmak istiyorum şimdi söyle bana, kimsin? ne işin var burada benim sarayımda, yoksa casus musun dün gece o kargaşada nasıl benim sığınağıma girebildin ve o boynundaki kolyeyi nereden buldun anlat" diyerek bağırdı.
Kolye benim, lütfen bana dokunmayın
Kılıcı boynuma dayayan adam bu kez bana bağırarak konuştu" doğruyu söyle kolyeyi nereden buldun "
Gerçekten doğruyu söylüyorum kolye benim,dedelerimizden miras bana
Dedelerimiz dedi anlamayarak bakıyordu ben neredeyim diye sordum
Bana şaşkınca bakıyordular sonra , joseon hanedanindasin burası benim krallıgim dedi heybetli olan.Şaşkındım, inanamıyordum.Aman Allahim ben buraya nasıl geldim... joseon kralligi mı? eger öyle ise o zaman ben 1440 larda mıyım
1444 dedi beni düzelterek sesli mi düşünmüştüm ki ben tekrar korktum ve yanaklarımdan yaşlar süzülmeye başlamıştı yine ve aynı seyler ve ben yine hıçkırıyordum .Bu kadar korkak ve ürkek biri değildim oysaki ama bu yaşadığım durum benim çok da üstesinden gelemeyecegim bir durum du .Sakinlesmeye calsiyordum ama gözleri üzerimdeydi biliyorum benden bi cevap bekliyordu Zoraki de olsa konuşmak için yutkunup sesimi toparlamaya çalıştım
Pekala sen ,yani siz o zaman dedim kekeleyerek ,siz joseon kralı soejun musun?
"Düzgün konuş kralimizla" diye beni uyardı yanındaki adam ve tekrar boğazıma dayadı kılıcı
Tamam ,dur sungun korkuyor indir kılıcı dedi
Ben buraya nasıl gelmiştim, iyice sesim içime kaçmıştı ve benden bi cevap bekliyorlardı
🏯 Joseon Kralligi 🏯
Kralim sayıca çok fazlalar sizi sığınağa götürmeliyim
Şimdi olmaz Sungun onlarla savasmazsam eğer kendimi bi korkak gibi hissederim
Ama kralim henüz tam iyilesmediniz
Sungun kenara çekil dedim sana
Ama majesteleri
Dışarıdan sesler duyulmaya basladi
Yine savaşta o ,hani yaralandı demiştiniz
Öyleydi prensim ama....
Bi işide beceremezmisiniz sizi ahmaklar ,
Tamam çok kayıp veriyoruz söyle askerlerine geri çekiliyoruz dedi Çin prensiydi bu
Majesteleri neredeyse kazanıyoruz lütfen sizi sığınağa götürmeme izin verin artık bakın yaranız da tekrar kanamaya başlamış çok kan kaybediyorsunuz
Haklıydı bu kez kabul etmeliydim sığınağa girdiğimizde artık çok kan kaybettigim için gücüm kalmamıştı ve sendeledigimi hissettim, tabi karanlıkta büyük bir etkendi , birden kendimi tutamayıp yere yığıldım ama altımda debelenen birinin olduğunu sonradan farkettim kalkmak için hareketlendigimde onun kadın olduğunun farkına ona dokunduğumda anladım sonra çığlığı ve bana bağırması ile ağzını elimle kapattım beni ele verecekti neredeyse .
Vücudu tamamen çıplaktı vede nasıl bukadar yumuşak olabilirdi aklıma aldırmıyordum, ya kokusu!..... daha önce böyle bi kokuyu ömrümde hiç hissetmemiştim beni tamamen etkisi altına almıştı baş döndürücü bi kokusu vardı bu kadının
İçerideki loş ışığa rağmen pürüzsüz ve kusursuz güzelliği vardı ama o bir casus olabilirdi yoksa buraya gelmiş olması burayı bilmiş olması imkansızdı. Ellerimle üzerini aramaya basladim ona her dokunuşumda gerildigini anlayabiliyordum .Sonrasinda yanlışlıkla gayri ihtiyari yani farkinda olmadan kalçalarına dokundugumu hissedince soguk soguk terlemeye basladım. Hızla ellerimi ve düşüncelerimi toparlamaya çalışıp onu bir an evvel sorgulamalıydım
Muhafızım sungun bogazina kılıç darbesi bırakınca gerçekten de onun zararsız olabileceğine inandım cunki kendini korumak icin hic bir hamlede bulunmamiştı vede yüzü cok masumdu ama yinede temkinli olmam gerekiyordu .
Belkide bu kız Çin ordusunun esir olması için getirttiğim kral in kızı prenses wang Yuuva 'ydi .Belliki ayaklanma olunca onu buraya getirmişlerdi.
Asıl düşüncem prenses Yuuva yi kaçırıp bizlere ödettikleri bedel ile onlarada aynı bedeli ödetmekti .
Yaralanmış kan kaybetmiştim ve sağlıklı düşünecek kadar şuurum açık degildi bu kız Çin hükümdarın kızı prenses yuuva olabilir miydi gerçekten ,iyide bu nasıl bir kıyafet giyinmisti böyle hic benzemiyordu bizim halkımızın kıyafetlerine, kızı sorgulamalıydım ama daha fazla dayanamayıp kızla beraber yere yıgıldığımı hatırlıyordum .
Kedime geldigimdeyse odamda uyanmıştım. Hızla kızın nerede olduğunu sorduğumda burada benim odamda olduğunu öğrendim.
Hizmetçiyi çağırın kızın üzerine düzgün hanbok giydirsiler
Emredersiniz majesteleri
İçeriye giren hizmetli elinde tuttuğu hanbok u giydirmek için izin istiyordu kendim odamdan çıkmayıp herkezi dışarı gönderdim ben arkamı döndüğümde kızı giydiriyorlardi .o sırada kızın sayıkladığını duyuyordum ama ne dediğini anlayamıyordum.Bu hangi dil di acaba .Birçok dil biliyordum fakat böyle bir dili ilk kez duyuyordum .
Kızı giydirmişlerdi ki Sungun içeriye gelmek için izin istiyordu
Gir Sungun
Selam verip girdi
Majesteleri .. Çin hükümdarınin kızı prenses Yuuva Biryu nehri kıyısında ölü bulunmuş belliki uçurumdan düşmüş.
Peki gören ve şahit olan varmiymis o olduğundan eminmisiniz
Evet efendim prenses olduğu kesinleşti fakat şahit olan birkaç kişiden başka kimse yoktu onlarida zaten ortadan kaldırdılar .Bu duruma şahit olan Yüzbaşı Çoul geride şahit bırakmamış
Nerede şimdi Yüzbaşı Çoul
Sungun seslendi içeri gir
Majesteleri diyerek selam verdi
Evet Çoul seni dinliyorum
Herseyi en başından anlatmaya başlayan çoul u dinleyen kral sojhun sessiz kalmasını emrederek huzurundan gönderdi.
Ne düşünüyorsunuz sojhun dedi sungun kendisi kimse yokken kral ile daha rahat oluyorlardı bu kral sojhun un istegiydi .
Düşünüyorum sungun ama galiba bu kızı onun yerine koyabiliriz diye geçiyor aklımdan yoksa bu bizim için hiçte iyi olmayacak .
Neden kızı korumanız gerekiyor ki sojhun bırakın icabına bakayım
Hayır dedi net bi dille .Hayır ona bisey yapmayacaksın sungun
Majestem yoksa siiizzz
Saçmalama sungun bu kızı Çin prensesi olarak elimizde tutup faydalanacagız ve işlerimiz de yarım kalmayacak
Haklısınız kralim ama kıza nasıl bu durumu izah edeceğiz
Baksana şuna zaten kabul etmek zorunda önce bi uyansın kendine gelsin sonrasına bakacağız
Kız uyanmaya başladığında tam karşısındaydım gözlerinin icine içine bakıyordum beni gördüğünde afallamisti ne yapacağına ne söyleyeceğine sanki karar vermeye çalışıyordu. Okadar masum görünüyordu ki bu kızda bir gizem vardı ama ben bu gizemi bir türlü çözemiyordum.
Ben buraya nasıl geldim diye düşünüyordu mihra ama karşısında ondan cevap bekleyen adamlara biseyleri anlatması lazımdı. Herseyi anlatsamıydi yok ,yok bunlar benim daha dinlemeden boğazıma kılıç dayadilarsa bildiklerimi anlatsam beni direkt öldürürler diye düşündü.
Konuşsana neden sessiz duruyorsun
kimsin sen, adın ne dedi kral olduğunu düşündüğüm kişi
Be beeben ismim Mihra ,Mihra Gökçe HAN
Ikiside birbirlerine kısa süre baktıkları anda kral sojhun yanındaki muhafızının kılıcını kınından çıkarıp direkt boğazıma dayadı.
Soyadın Han demek yani sen bi Çin prensesisin
Neee hayır ben prenses değilim gercekten inanın bana hele Çinli hiç degilim
O sırada kafası iyice karışan sojhun ve sungun bu nasıl bi isim diye düşünüyorlardı. Hiç duyulmamış bir isimdi .
Pekiyi o kolye ,kolyeyi nereden buldun bak bana dedi bir eli bogazimdaki kılıçta iken bir eliylede üzerindeki hanbok da işlenmiş deseni gösteriyordu sojhun
Deseni görmemle taşlar birer birer oturmaya başlayacaktı sanki
Elimi usulca onun üzerindeki işlemeye doğru uzatmaya çalışmıştım ki kılıçı izin vermedi durmak zorunda hissettim.
Lütfen kılıcı boğazımdan çekin çok acıyor
Cevap ver bana o kolye nereden geçti elinize
Bakın size anlatacağım ama önce kılıcı boğazımdan çekin canım çok yanıyor
Pekala dedi kılıcı çekerken sojhun anlat çabuk
Oturduğu yerden yavaşça ayağa kalmaya çalışıyordu Gökçe
Sungun hızla onu tekrar yere oturtmuş kalkmasına izin vermiyordu
Lütfen dedi mihra tekrar
Sungun bırak dediginde hemen ikiletmeden geri durmuştu muhafizi
Mihra tekrar elini sojhun un göğsündeki işlemeye doğru uzatmisti sojhun mihra nin dokunusuyla kendini biraz tuhaf hissetti , kızın üzerinden gözlerini çekmemiştide lakin o ne yapıyorsa her hareketini pür dikkat izliyordu o sırada bir eliylede boynundaki kolyeye dokunup karşılaştırmaya başladı mihra. Bu iki model birbirinin aynısıydi.Bu ,bu nasıl olur dedi
Ne söylüyorsun bir büyü felan mi yapıyorsun yoksa Korece konuş dedi sert sesiyle Sojhun
Aaa şey afedersin dedi tekrar Mihranin eli hala sojhun un göğsündeydi sojhun kızın elinin hala kendi göğsünde olmasını hatırlayınca transtan çıkmaya çalıştı. Bu kızdan gerçekten etkileniyormuydu yoksa hızla elini kızın elinin üzerine koyarak çekmek istedi ama eline dokunduğu anda yüksek bir enerji hissetti. Direkt kızın gözlerine baktı. O sirada kızda aynı anda ona bakınca elini iteleyerek kendinden ayırdı
Ne bekliyorsun konuş artık dedim sana
Mihra şaşkındı
Bu kolyeyi bana babam verdi onada kendi babası derken tam 8 kuşak öncesinde Dedelerimiz bulmuş bu kolyeyi ve kendi kızına vermiş bi rivayete biliniyor ki bu kolyeyi taktığında çok değişik şeyler yaşamış kız ama ondan sonra takan hiç bir kızda böyle bir değişiklik hissetmemiş
Doğal olarak ta kolye ile bağlantılı olabile ceğini düşünmeyi bırakmışlar. Yani kolye için tılsımlı deniyormuş. Bizde pek inanmamıştık tâki
Tâki?dedi sojhun devam etmesini istiyordu
Ben bu kolyedeki model ile ilgili bir tablo da bu islemeyi görünce çok şaşırdım ve bi anlamı olabileceğini düşündüm sonrasında takma kararı aldım dedi duraksadi hem anlatıyordu olan biteni ,hemde anlatirken düşünüyordu bağlantı kurmaya çalışıyordu .
Anlattıkça kendisi de inanmaya başlıyordu bu duruma, neler oluyordu? kabulleniyormuydu oda yoksa bu kolyedeki tılsım hakkındaki kehanete
Sojhun ve sangun iyicene afallamislardi bu gerçekmiydi yani kızın tüm anlattıkları doğruydu evet ama bunu o kızın bilmesine şaşırıyorlardı.Tarihte bu anlattiklari olmustu .Sojhunun babası ve annesinin de büyüklerinde böyle bi durum olmuştu. Büyük kral olan dedesi büyük ninesine bu kolyeden takmıştı ve onun hatırasının daha kalıcı olabilmesi için birde tablo hediye etmişti.İyide bu kolye kendi ana kralicesindeydi nasil olur da bu kizin boynundaydi hem bu kiz buraya ait gibi görünmüyordu peki buraya nasıl geldi bu kız vede bunca şeyi nasıl öğrenmişti diye düşünüyorlardı.
Ben buraya nasıl geldim dedi mihra
Evet bizde bunu merak ediyorduk anlat bize dedi kral sojhun
Mihra böyle bir şeyin olması için ışınlanması lazımdı ama öyle bir şey henüz icat edilmemişti. İyide nasıl gelmişti buraya
Yoksa ben öldüm mü???
Bölüm sonu