İçeriğe geç

GEÇMİŞE DOĞRU *Tek bedende üc insan *

Bölüm 2 · 7 dk okuma

GEÇMİŞE DOĞRU *Tek bedende üc insan *

Bölüm 2

2. Bölüm

Bu kolye dedelerden ilk doğan kız toruna geçeceği felan deniyordu .Fakat halan olmadığı için bu kolye sana kaldı kızım dediği anda kolyeyi baktım. O anda tüm düşüncelerim bir anda bozguna ugradi ve ben de onula birlikte şaşıp kaldım.

Konuşmak istiyordum ama bir türlü sesim çıkmıyordu okadar şaşkındım ki zar zor kendimi toparlayıp konuştum

Baba bu kolyede ki detay dedim çünki bu benim tablodaki gördüğüm melek resmi ile aynıydı ama nasıl olur çok şaşkın bi haldeydim .

Şaşkınlığımi gören annem ve babam biseyler anlamaya çalışıyorlardı .

Durumu onlara izah ettim, babam da benimle birlikte o kütüphanedeki sergiye gelmeyi istemisti .

Ama önce bu kolyeyi sana takmalıyız kızım bu yaşına kadar unuttuk bu kolyenin varlığını oysaki senin büyümeni bekliyorduk, deden sıkı sıkı tembih etmişti annen hamileyken bana

Kızım büyüdüğünde bu kolyeyi mutlaka ona takın diye sürekli uyarıyordu .Yaşı müsade etseydi hayatta olsaydı sana kendisi takmayı isterdi.

Babam kolyeyi boynuma takmak için yaklaştı. Taktığım anda bi garip hissettim sanki .Bu kolye nin ağırlığını taşıyabilecek miyim babacığım, ya kaybedersem ,dedem çok üzülür mezarında vicdan azabı çekerse

Sen boş bi kız değilsin canım emin ol onun kıymetini iyi bilirsin

Çok ta güzelmiş dedi eliyle boynumdaki kolyeye bakarak.

*********Kolyeyi söyle hayal edebilirsiniz

sonsuzluk isareti olan simgenin dikey halini yani 8 gibi dusunun heryeri pirlantalrla kucuk taslarla kapli olacak .tam üst kisminda bir kral taci var ve 8 in tam orta kismindan kanarlar mevcut .insallah hayal edbilmissinizdir aslinda görsel yükledim lakin sistem izin vermiyor .Bircok fotoğraflarda koymak istedim dedigim bi sistem onay vermiyor malesef*********

Sandığı temizleyip kitabı ve haritayı da biraz inceleyip tekrar yerine koydular .Sabah olunca Anne va babasıyla birlikte kütüphaneye gideceklerdi, juwon hocasıyla orada buluşacaklarını konuşmuşlardı zaten

Telefonu çalıyordu arayan arkadaşı Ilaydaydı. Yarınki kampı hatırlatıyordu Mihra 'ya

Akşamdan çantasını hazırlayıp kütüphaneden gidecekti yanlarına. Odasına geldiğinde büyük sırt çantasını almaya planladı malum 3 gün kalacaklardi ve tam hazırlıklı olmalıydı.

Çantasına telefonuna yedek 2 tane batarya aldı, bir defter ve çeşitli kalemler ,makyaj malzemeleri kıyafetler gece rahat yatabileceği birkaç gecelik şort takımları ,en çok sevdiği şey iç çamaşırlarına aşırı düşkündü dantelli iç çamaşırları en büyük zaafıydı çünkü onun ,bir spor birde düz ayakkabı aldı yanına birkaç atıştırmalık yiyecekler özellikle konserve olanlarından, vs birkaç eşya daha .Hep temkinli olurdu zaten bir yere gidecek olsa illa herseyden bolca koyardı çantasına.

Çıkmadan aklına kitap koymayı unuttuğu geldi ve kitap okumayı gerçekten çok seviyordu .3 ,4 tanede kitap koydu .Canları sıkılabilir düşüncesiyle flash bellek de aldı yanına cunki o bellekte yok yoktu Mihranin .

Sabah birlikte kütüphaneye gelmişlerdi ve juwon hocası daha henüz gelememişti. Babasının da kararı üzerine kolyeden hocasına bahsetmemesi gerekiyordu .

Bu durumu kimseye anlatamazlar di çünki kolyedeki figür ile tablodaki figür tamamen aynıydı.

Bu tablonun tarihcesi belli değildi ve kimse bilemiyordu. Tek cevap da bizde gizliydi yani dün ki çıkardığımız sandıktaki kitap ve harita da olmalıydı.

Hocası geldiğinde selamlasip tabloyu göstermişti Mihra ama bir bilgi olmadığından pek bisey anlayamamislardi.

Hocasınin da erken çıkması gerekiyordu .

Anne ve babası yorgun oldukları için gitmek istemişlerdi fakat Mihra biraz daha burada kalmak ve incelemek istiyordu

Sergi yine geç saatlere kadar açık olacaktı ve mihra yine serginin başında dikkatlice inceleyip düşünmeye casliyordu ki birden kolyesinin üzerinde bi titreşim hissetti,bu öyle yoğun bi titresimdi ki ziyadesiyle onu yoracak kadar kalbine baskı yapıyordu

Heyecanlanmiş ve korkmaya başlamıştı. Kendisini zorlada olsa sergi alanındaki boş olan kuytu köşeye dogru dikkat çekmemeye çalışarak sürükledi. Evet burada kimse yoktu ve biraz yere oturursa bi müddet dinlenip kendine gelebilir diye düşünüyordu.

Gerçekten aşırı bir baş ağrısı olmustu ve göğsü sıkışıyordu,derin nefesler almaya çalışıyorken göğsü bir inip bir çıkıyordu solukları kendine yetmiyordu artik .Elleri titremeye başladı bir anda gözleri kararınca sırtını yasladığı duvardan destek alarak gözlerini kapattı sanki kanı çekiliyordu büyük bir acı hissediyordu mihra .

🇰🇷🇰🇷🇰🇷

Gözlerini açtığında kendisini bir odada buldu etrafına bakınıyordu ama bu oda onun bulunduğu kütüphaneye kesinlikle benzemiyordu .

Başını tutarak ayağa kalmaya çalıştı. Etrafına bakınmaya başladı .Burasıda neresiydi ?

Duvarda raflar vardı ,raflarda da elbiseler katliydi.Sonra dışarıdan bir ses duyuldu neler oluyor acaba diye etrafına bakınıyordu ki bu pek mümkün olamamıştı ,heryer karanlıktı ve bir pencere bile yoktu.Yukarıda bir yerlerden süzülen ışık hüzmesini farketti Mihra .Gözlerini o ışık hüzmesine dogru sabitleyip bakınıyorken sesler de gittikçe artmaya devam ediyordu. Bir dakika bu sesler de neydi böyle.

Sanki kılıç sesine benziyordu bi yerlerde televizyon mu acıktı yoksa ,bu ne gürültüydü böyle ama çok da netti, sanki gerçek gibi duyuluyor du sesler derken içeriye birinin dalmasiyla ne olduğunu anlayamadan kendini yerde buldu .

Canının acısıyla koparılan koca bir çığlık yankılandı bulunduğu yerden .

Karanlıkta beni farkedememiş olmalıydı ki üzerime doğru düşünce sırtım yere vurdu aşırı bir inleme sesi ve canımın yanması çığlık atmama sebep olmustu.Buda kimdi neler oluyordu. Üzerimde tüm ağırlığıyla birisi uzaniyordu ve bu kisi çok ta ağırdı nefes alamiyordum resmen ,elimle itelemeye çalıştım , vurmaya basladim ama nafile bir türlü kımıldatamamıştım.

Elleriyle kalkmaya çalışırken göğüslerime dokunmasiyla çığlığı tekrar basmistim ."Kalk üzerimden!!! sen ne yaptigini saniyorsun? çek ellerini benden seni pis sapik "diyerek ona vurmaya başladım

Gücüm yettigince vuruyordum bi yandan da itelemeye çalışıyordum.Ellerini göğsümden çekerek kendi ellerinin arasına alıp başımın iki yanına koyarak bastırdı "Dur bağırma sende kimsin beni ele vereceksin, senin ne işin var burada ,hay aksi bu kadında nereden çıktı " dedi ellerim tamamen avuçlarında kayboluyordu nefesi ,soluklari yüzüme değiyor benimkilerle karışıyorlar dı

Bir dakika bu adam Türkçe konusmuyordu Korece konuşuyordu ve ben ona Türkçe bağırıyordum tabi beni anlamadı .Korece söylemeye başladım bu kez

"Byeontae -sapık kkeojyeo -kalk üzerimden" diyerek altında tepiniyordum

"Ne sapığı.....sende kimsin" diye bana tekrar sordu ama hala üzerimdeydi

Ben yine avazım çıktığı kadar bağırıyordum gerçekten aşırı korkumustum .Hızla elini ağzıma kapattı

"Sus !bağırma bizi ele vereceksin ?"

Altında debeleniyordum üzerimden de atamiyordum onu ,çok güçlüydü. Bir eli ağzımda iken diğer eliyle biseyler arıyordu üzerimde, ne yapmaya casliyordu bu gözlerimden yaşlar boşaltmaya başladı. Elleri tenimde gezindi ,üzerimde crop bluz ve kot şortum vardı ve ne ariyorduysa artık tüm vücuduma dokunması beni iyice korkutmaya fazlasıyla yetiyordu.

Elleri karnıma degiyorken sonrasında aşağıya kalçalarıma değdiği anda duraksadi yüzü omzumdaki açık kalan yere temas ediyordu .Ağlıyordum hıçkırıklarım kapalı olan ağzımdan bile firar ederken pis sapik beni kokluyordu.Allahim bana yardım et.Halimi anlamış olacak ki

"Bağırma elimi çekeceğim "dedi, boguk sesiyle tamam anlamında kafamı salladım ,bana güvenmiş olmalı ki ellerini ağzımdan cekti

Lütfen bana dokunma yalvaririm bana dokunma lütfen lütfen diye yalvarıyordum

Beni dinliyordu ama hala uzerimden kalkmamıştı.

"Gözlerini aç "dedi bi an

Ne!! dedim, benim gözlerim kapalımiydi bende karanlıktan göremiyorum zannediyordum oysaki

Bana tekrar "gözlerini aç "diye yineledi sözlerini

Gözlerimi açtığımda onun bakışlarıyla buluştu gözlerim. Şaşkındım o da şaşkındı ne oluyor sende kimsin neredeyiz biz diye sordum onu incelerken ama Türkçe konuşmuştum yine beni anlamamisti tabi hala bana şaşkınca bakıyordu ve hala üzerimdeydi evet bi fark var üzerimdeydi ama ağırlığını tam vermiyordu bu kez .

Direkt gözlerime bakıyordu bi müddet öylece baktı ve yavaşça üzerimden kalkmaya çalışıyordu ki duraksayınca kalkamadım. Neler oluyordu neden kalkmadı ki diye düşünürken derince ve yavaşça yutkunarak tek eliyle yerden destek alıp diğer eliyle de crop umun önünü yukarıya dogru çekiştirmeye çalışıyordu. Elleri göğsümün oluğuna değiyordu ve heyecandan mıdır yoksa korkudan mı bilemedim ama göğüs kafesim senkronize bi şekilde bir inip bir çıkıyordu. Oda benimle aynı şekilde bana bakıp incelemeye başladı.Uzerimden kalkıp hızla arkasını dönüp sert sesiyle

"Bu ne hal" dedi bana bakmamak için çok çaba sarfediyordu ,ben de yavaşça ayağa kalktım ama bu kez onu inceleme sırası bana geçmişti

Üzerinde hanbok vardı ve göğsündeki kolye detayı dikkatimi cekinde donup kaldım yerimde.

Kendime geldiğimde bana seslendiğini işittim.

"Konuşsana, sana bir soru soruyorum " dedi ama sesi okadar sertti ki korktum ve tekrar sustum .

Gözüm tekrar hanbok un uzerindeki şekle takıldı bi yandan hıçkırırken bir yandan da şaşkınlığımı gidermeye çalışıyordum. birden kolumdan tutarak beni sarsmaya başladı gözlerime bakıyordu

Sen de kimsin dedi, bu halinde ne?? Benim krallığımda ne arıyorsun nereden geldin konuş.....

K,k,krallık mi dedim kekeleyerek

Allahim ne oluyor ben neredeyim? ellerimle saçlarımı tutmuştum o ise beni inceliyor her yaptığım hareketime bakıyordu ,birden belinden kılıcını çıkarıp boğazıma dayadı ,beni duvarla kılıcı arasına sıkıştırdı. Bir koluylada üzerime bastırdı.

Korkuyordum gözü pekti ,sanki gerçekten bana zarar verecekti bu bu çok gercekciydi .Birden boğazımda hissettiğim acı ile ellerimi onun ellerinin üzerinden tuttum ,ellerime baktı sanki tutuşlari gevşemiş ti zor şer konuşmaya çalıştım

Yapma dur boğazım acıyor beni öldürmeye mi çalışıyorsun dedim ama gercekten ciddiydi

Bi an duraksadi boğazımdan kılıcını çekerek hafif geriledi elimi hemen acıyan boğazıma götürdüğümde elime bulaşan kan ile yavaş yavaş gözlerimin karardigini ve düşecek olduğumu hissettigim anda belime dolanan kollar ile sert bir yere beni dayadığını anladığım son şeydi.

Gözlerimi açtığımda yine bir odadaydım fakat bu kez daha aydınlık ve ferah bi odaydi .Etrafım tüller ile çevrilmiş bir yatakta yatıyordum.Boğazım acıyordu ve aşırı yorgundum .Elimle başımı ovalamaya başlamıştım ki birden karşımda yine o belirdi .Hızla yattığım yerden dogrulmaya çalıştım ama canım çok yanıyordu.

O ise sadece bana bakıyordu. Üzerimde kendi kıyafetlerim yerine banada hanbok giydirilmişti.

Bölüm sonu

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.