Ertesi sabah Heiter birden uyandı
sanki dün olan her şey adeta bir rüya gibiydi
30 dakika sonra bütün yarışmacılar yeniden toplandı.
Bu kez sadece 300 kişiydiler.
Dev ekran açıldı.
"2. ETAP"
"SEÇİM"
Kimse ne olacağını bilmiyordu.
Meydanın ortasında iki kapı belirdi.
Birisi beyazdı.
Diğeri siyahtı.
Hoparlör konuştu.
"Bir kapı seçin."
"Doğru seçim sizi bir sonraki etaba götürecektir."
Yarışmacılar paniklemeye başladı.
Kimse hangi kapının doğru olduğunu bilmiyordu.
Bir süre sonra insanlar beyaz kapıya yönelmeye başladı.
Çünkü daha güvenli görünüyordu.
Heiter de ilerlemek üzereydi ki bir şey gördü.
Siyah kapının yanında küçücük bir çizik vardı.
Bir insan eliyle kazınmış gibiydi.
Yaklaştı.
Neredeyse görünmeyecek kadar küçüktü.
Ama okuyabildi.
"Beyaz kapıya güvenme."
Heiter'in kalbi hızlandı.
Bir önceki not...
Şimdi bu mesaj...
Bunları kim bırakıyordu?
Gerçek miydi yoksa hala rüyamı görüyordu?
Tam o sırada siyah saçlı kız yanına geldi.
"Sen de gördün mü?"
Heiter ona baktı.
"Sen de mi?"
Kız başını salladı.
İkisi birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra beyaz kapıya giren kalabalığın içinden çığlıklar yükseldi.
Bir anda meydan sessizleşti.
Heiter ve kız birbirlerine baktılar.
Ve ilk kez yarışın sadece bir oyun olmadığını anladılar..