Gökyüzü o gün her zamankinden daha açıktı.
Heiter paslı binanın çatısında durmuş, bulutların arasından görünen ışıklara bakıyordu...
Yüksek Şehir
(Gündüzleri sadece dev kulelerin siluetleri seçilebiliyordu. Geceleri ise gökyüzünde asılı duran bir yıldız kümesi gibi parlıyordu.
Alt Bölge'nin karanlık sokaklarından bakıldığında gerçek değilmiş gibi görünüyordu.)
Arkasından ayak sesleri geldi.
"Yine mi oraya bakıyorsun?"
Heiter dönmeden gülümsedi...
"Küçüklüğümden beri bakıyorum, biliyorsun"
Arkadaşı Karel yanına geldi ve çatı korkuluğuna yaslandı.
"Yarın gidiyorsun... değil mi??"
Heiter sessizce başını salladı.
Yarın Geçiş günüydü.
On altı yaşına giren herkes gibi o da yarışa katılacaktı.
Alt Bölge'de yaşayan çocukların bir çoğu için bu, hayatlarının en önemli günü bir kaçış fırsatıydı.
Belki de tek şanslarıydı.....
Aşağıdan siren sesleri yükseldi. Fabrika vardiyası bitmişti.
Yüzlerce işçi sokaklara dökülüyordu.
Yorgun yüzler.
Kirli kıyafetler.
Umutsuz bakışlar.
Heiter gözlerini tekrar gökyüzüne çevirdi.
Bir gün onların arasında olmayacaktı.
Yarışı tamamlayacaktı.
Yüksek Şehir'e çıkacaktı.
Annesine daha iyi bir hayat verecekti.
Buna inanıyordu.
İnanmak zorundaydı.
Karel bir süre sessiz kaldıktan sonra sordu:
"Sence gerçekten oradalar mı?"
Heiter kaşlarını çattı ve sorgulayarak baktı
"Kimler?"
"Kazananlar."
Rüzgâr çatının üzerinden geçti.
Bu soru hoşuna gitmemişti.
Çünkü cevabı bilmiyordu.
Alt Bölge'de herkes kazananlardan bahsederdi.
Ama hiç kimse onları görmemişti.
Geriye dönenler hiçbişey hatırlamıyor bilmiyordu.
Heiter bunu düşünmek istemedi.
"Dönselerdi zaten kazanmamış olurlardı."
Karel omuz silkti.
"Belki."
Uzakta bir hoparlör çalışmaya başladı.
Mekanik bir ses bütün mahallede yankılandı.
"Yarın yapılacak Geçiş Töreni için seçilen katılımcıların saat 06.00'da merkez istasyonda bulunmaları gerekmektedir."
Hoparlör sustu.
Bir anlık sessizlik oldu.
Sonra Karel elini uzattı.
"Yarışı kazanırsan beni unutma."
Heiter gülerek elini sıktı.
"Kazanacağım."
Ama bunu söylerken içinde açıklayamadığı bir huzursuzluk vardı.
Sanki bir şeyler yanlış gidiyordu.
Sanki yıllardır beklediği gün yaklaşırken heyecan yerine korku hissediyordu.
Gökyüzüne son kez baktı.
Yüksek Şehir bulutların üzerinde sessizce parlıyordu.
Ve Heiter henüz bilmiyordu ki ertesi gün başlayacak yarış, onu hayal ettiği cennete değil, çok daha karanlık bir gerçeğe götürecekti.......
