İçeriğe geç

Geceye Gölge

Bölüm 1 · 4 dk okuma

Geceye Gölge

Bölüm 1

Bölüm 1- Plan

Gözler yalan söylemezdi, öyle demişlerdi bana. Gözler konuşur ve herşeyi anlatırdı. Saklısı yoktu gözlerin, böyle söylemişlerdi. Ama bence vardı. Benim gözlerim bana dahi anlatmıyordu hiçbir şey. İnsanlara, aynada baktığım bana... Anlatmıyordu. Böyle olmasını o istemişti, o istedi diye ben yapmıştım. Gözlerimi susturdum. Aslında tam anlamıyla susturmamıştım. İçimdeki duyguları öldürmüştüm. Geriye hiçbir şey kalmayınca gözlerimde boş bakıyordu artık.

Acılarım gözlerimden okunamazdı. Babam öyle demiş ve öğretmişti. Öğretmeye de devam ediyordu.

Bir kemer darbesi daha alan sırtım uyuşmuştu. Sırtımı hissedemiyordum. Ama bunu göstermedim.

Babam bir kere daha vurdu kemeri sırtıma.

Bir kere daha.

Bir kere daha.

Ve durdu.

Hızlı soluklar alıyordu, yorulmuştu. Saçlarımı eline dolayıp kafamı sertçe geriye doğru çekti.

"Saçlar seni zayıflatır, kızım. Düşmanın ellerini saçlarına daldırsa ve çekse herşey senin için o an biter." Saçlarımı daha sert çekti. "O yüzden güzel kızım saçlarını keseceğiz. Zaten uzun saç sana yakışmıyordu." Son cümlelerini alayla söyleyen adama baktım. Pisliğin tekiydi. Benden bir canavar yaratmak istiyordu. Ama yarattığı canavarın ilk kendisini alt edeceğini bilmiyordu. Çünkü gözlerimi susturmuştum. Çünkü duygularımı öldürmüştüm. Onun yüzünden.

Yüzüme yumruğunu geçirdi.

Bir kere daha vurdu.

Bir kere daha.

Darbeler sağımdan solumdan geliyor.

Bazen karnıma, bazen yüzüme, bazen göğüs kafesime.

Yorulunca durdu, benimde nefes alacak halim yoktu. Kafam o kalkınca zemine düştü. Gözlerim kapanıyor gibiydiler, ama kapanmamalılardı. Her yanım acıyordu. Göğüs kafesime aldığım darbelerden dolayı nefesi dahi yeterli alamıyorudum. Daha önceki yaralarım yeni aldığım yaralarla sızlıyordu.

Babam kendini tekli bir koltuğa attı. Eline kadehini alıp tek dikişte bitirdi. Bende inceledim onu. Siyah saçlarının arasına ak tutamlar düşmüştü. Gözleri zifiri karanlığı anımsatırcasına siyahtı. Yüz hatları pekte belirgin değildi. Sakallarında yer yer beyazlıklar vardı. Vücudu yapılıydı, giydiği siyah takım elbise onu oldukça genç göstermişti. Ruhu... Ruhu kirliydi, binlerce masum insanın kanı vardı ruhunda. Pisti ruhu, çürümüştü. Kokusunu en az 30 metre öteden alıyorudunuz. Tabii onu tanıyorsanız.

Gözlerim daha fazla dayanamadı ve kapandı.

*******

Yaşı genç ama ruhu yaşlı kız gözlerini yavaşça araladı. Tüm her yeri sızlıyordu. Kendini yorgun, tükenmiş hissediyordu. Sanki bir daha asla mutlu olmayacakmış gibi. Mutlu olabileceğini de sanmıyordu.

Babasının, tabii ne kadar baba denilebilirse o köpeğe, onu dövüp bir daha burada bıraktığını anladı. Bir kere kızını yerden kaldırıp odasına götürmemişti. Hep bu soğuk betona düşüyodu kafası işkencelerden sonra ve de saatler sonra kaldırabiliyordu başını. Onu da binbir zorlukla yapıyordu.

Ama bunlar bitecekti. Çünkü işkenceler ettiği bu kız tam tamına 2 yıldır planlar kuruyordu. Babası olacak o şerefsizi öldürecekti. Lakin o kadar kolay olmayacaktı. Öylesine bir plandı ki bu babası olacak nefesi batasıcanın ona yaptığı işkencelerden daha kötü işkenceler barındırıyordu.

O köpek, kızını tanıyacaktı.

Aden Kırsoy'u tanıyacaktı.

Ve onu tanımasına sadece 3 gün 7 saat 15 dakika kalmıştı. Sadece 3 gün 7 saat 15 dakika. Sadece bu kadar. Ve tanıyacaktı, ardından en iyi dostunun evinde ölü bulunacak, yaptığı tüm pisliker kanıtlarla birlikte aynı anda 99 polis merkezine gönderilecek internette paylaşılacaktı. Öylesine bir palndı ki bu, en iyi dostu katil olacaktı. O en iyi dostu olan adamı ne parası ne de ünü kurtaracaktı. İşte bu kadar kusursuz bir plandı.

Aden Kırsoy ise yüklü miktardaki parayı zimmetine geçirecek böylece ömrünün sonuna kadar para derdi olmayacaktı ve kendine sil baştan bir hayat yaratacaktı. Tabii o sırada herkes onu ölü bilecekti.

Aden'in hakkında planlar kurduğu adam şu an herşeyden habersiz içiyordu. Ama içtikleri fitil fitil burnundan gelecekti.

...7 YIL ÖNCE...

Cevdet Kırsoy, yanında kızıları Aden Kırsoy ve Alya Kırsoy ile en yakın arkadaşı Hamza Şahin'in şirketine giriş yaptı. Hiç duraklamadan kendinden emin adımlarla, bu küçük dağları ben yarattım havasıyla asansöre bindi. Peşinden binen kızlarına bakmadan 34. katın düğmesine bastı. Kapanan asansör kapılarının arkasına gizledi endişesini. Bugün burada kızları ile bulunuyordu çünkü işlerini kimin devam ettireceği konusunu suç ortağı Hamza Şahin ile konuşacaktı.

Büyük kızı, 16 yaşındaki, Alya Kırsoy ise küçük kardeşi, 13 yaşındaki, Aden Kırsoy'u yüz ifadesi ve mimikleriyle rahatlatmaya çalışıyordu. Sakin ol der gibi gözlerini yumup açıyor, hafiften gülümsüyordu. Lakin Aden bir türlü sakinleşmiyordu. İlk defa babası onu da bu şirkete getiriyordu. Hep ablası giderdi şirkete. Yıllardır bu böyleydi.

Asansör durduğunu belli eden sesi çıkardı ve asansörün kapısı iki yana doğru açıldı. İlk Cevdet çıktı asansörden. Peşinden kızları Alya ve Aden... Tamamen beyaz olan koridordan dümdüz yürüdüler. Bir süre sonra sola dönerek ilerlemeye devam ettiler. Her yer beyazdı, hiç kapı yoktu. Resmen koskocaman koridor bomboştu.

Büyük altın rengi bir kapının önünde durdular. Alya, hızla babasına baktı. Gerginliğini, stresini en başından beri hissediyordu. Hissettikleri ise onun kaçınılmaz olan sona doğru giderek yaklaştığını gösteriyordu. Alya, bu düşünceleriyle vücudundaki yaraların sızladığını hissetti, hafiften ürperdi.

Cevdet daha fazla durmanın anlamsız olacağına karar verdi, sadece konuşacaklarını erteliyordu o kadar. Ani gelen cesaretle altın renginde ki kapıyı iki kolundan tutarak ileri doğru ittirdi. Kapı iki yana doğru açılırken odada bulunan Hamza Şahin ve oğlu Arda Şahin'in başı onlara döndü.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.