İçeriğe geç

Geceye Fısıldayanlar

Bölüm 4 · 2 dk okuma

Geceye Fısıldayanlar

Bölüm 4

3. Bölüm : Karanlığın İçindeki Ses

Koridor tamamen kararmıştı.

Lara nefesini tutmuş halde duvara yaslandı. Kalbi o kadar hızlı atıyordu ki göğsü acıyordu.

SÜRÜÜÜK…

Ses yeniden geldi.

Bir şey yerde sürünüyordu.

Ve bu kez çok daha yakındı.

Lara titreyen elleriyle telefonunu yerde aramaya başladı. Kırık ekran parmaklarına battı ama telefonu sonunda buldu. Ekran hâlâ çalışıyordu.

Kamerayı açtı.

Karanlık koridor ekrana yansıdı.

Ama çıplak gözle görünmeyen şey kamerada vardı.

Koridorun sonunda siyah bir şekil yerde sürünerek ona doğru geliyordu.

İnsan gibi değildi.

Kolları çok uzundu.

Bacakları ters dönmüş gibiydi.

Ve kafası… kafası garip şekilde yana eğilmişti.

Lara korkuyla geri çekildi.

Telefon ekranındaki yaratık bir anda durdu.

Sonra yavaşça başını kaldırdı.

Ve kameranın içinden doğrudan Lara’ya baktı.

Ekran aniden parazitlenmeye başladı.

CIZZZT—

Bir kadın sesi duyuldu:

“Bakmaya devam etme…”

Lara telefonu kapattı.

Tam o anda üst kattan yeniden çocuk ağlaması geldi.

“Ablacım…”

Bu kez ses daha çaresizdi.

“Lütfen beni yalnız bırakma…”

Lara gözlerini kapattı.

Gitmek istemiyordu.

Ama o sesi görmezden de gelemiyordu.

Koridorun sonundaki merdivenlere baktı.

Yukarıdan ince bir ışık sızıyordu.

Sarı ve soluk bir ışık…

Sanki biri üst katta hâlâ yaşıyormuş gibiydi.

Lara yavaş adımlarla merdivenlere yürüdü.

Her basamak gıcırdıyordu.

GICRT…

GICRT…

Üçüncü kata çıktığında hava değişti.

Burası daha soğuktu.

Duvarlar nem içindeydi.

Ve her yerde siyah el izleri vardı.

Sanki biri karanlığın içinde sürüklenerek dolaşmıştı.

Koridorun sonunda yarım açık bir kapı vardı.

İçeriden hafif bir ninni sesi geliyordu.

Bir kadın eski bir çocuk şarkısı söylüyordu.

Ama sesi bozuk bir kaset gibiydi.

Yavaş…

Boğuk…

Ve yanlış.

Lara kapıya yaklaştı.

Kapıyı hafifçe itti.

Kapı gıcırdayarak açıldı.

Oda küçüktü.

Eski oyuncaklarla doluydu.

Duvarlarda çocuk resimleri vardı.

Ama bütün resimlerde insanların yüzleri karalanmıştı.

Odanın ortasında küçük bir sandalye duruyordu.

Ve sandalyede oturan biri vardı.

Az önce gördüğü küçük kız.

Başını öne eğmişti.

Siyah göz boşluklarından karanlık akıyordu.

Lara korkuyla fısıldadı:

“Sen… kimsin?”

Küçük kız yavaşça başını kaldırdı.

“Geç kaldın…” dedi.

O anda odanın kapısı ARKALARINDAN sertçe kapandı.

BAM!

Lara çığlık atarak döndü.

Kapı açılmıyordu.

Sonra odanın içindeki bütün oyuncaklar aynı anda dönmeye başladı.

KIRRR…

KIKIR…

Bozuk kahkahalar yayıldı.

Tavandaki lamba deli gibi sallanıyordu.

Küçük kız ayağa kalktı.

Bu kez sesi değişmişti.

Artık çocuk sesi değildi.

İç içe geçmiş onlarca insan aynı anda konuşuyor gibiydi.

“O seni buldu.”

Lara geri çekildi.

“Kim… kim buldu?”

Küçük kız yavaşça parmağını odanın karanlık köşesine uzattı.

Lara istemeden oraya baktı.

Önce hiçbir şey göremedi.

Sonra karanlığın içinde iki beyaz göz açıldı.

Ve uzun saçlı kadın yavaşça gölgenin içinden çıktı.

Ayakları ters dönüktü.

Boynu insan gibi hareket etmiyordu.

Ve yüzünde korkunç, ince bir gülümseme vardı.

Kadın bir adım attı.

Odadaki bütün oyuncaklar aynı anda sustu.

Sessizlik çöktü.

Kadın fısıldadı:

“Artık buradasın…”

Ve Lara o an fark etti.

Kadının gölgesi yerde tek değildi.

Arkasında başka gölgeler de vardı.

Çünkü karanlığın içinde yalnız değildi.

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.