Buz Geçidi'nin üzerinde uğuldayan rüzgâr dışında hiçbir ses kalmamıştı.
Lisandra hareketsiz duruyordu.
Yıldız Cadıları.
Bu isim zihninde yankılanıyordu.
Daha önce hiç duymamıştı.
Hayatı boyunca yüzlerce kitap okumuş, sayısız efsane dinlemişti. Ancak böyle bir halktan hiç bahsedilmemişti.
Sanki tarihten silinmişlerdi.
"Yıldız Cadıları kimdi?"
Selyra'nın gözlerinde hüzün belirdi.
"Bir zamanlar dünyanın en güçlü büyü soyuydu."
Kar taneleri etraflarında dönmeye devam ediyordu.
"Gece göğünü okuyabilirdik. Yıldızların dilini anlardık. Geleceği değil... olasılıkları görürdük."
Lisandra dikkatle dinliyordu.
Selyra'nın sesi yavaşça geçmişe dalmış gibiydi.
"Krallıklar yükselirken biz vardık. Krallıklar yıkılırken de vardık. İnsanlar bize danışırdı. Hükümdarlar karar vermeden önce yıldızların ne söylediğini öğrenmek isterdi."
"Sonra ne oldu?"
Bu soruyu sormaktan korkuyordu.
Çünkü cevabı tahmin edebiliyordu.
Selyra acı bir gülümsemeyle baktı.
"İnsanlar korkmaya başladı."
Sessizlik çöktü.
Bu cevap tanıdıktı.
Çok tanıdık.
Çünkü Lisandra'nın hayatı da aynı sebeple şekillenmişti.
---
"Aradia son kraliçeydi."
Selyra yeniden konuşmaya başladı.
"Ve gördüğüm en güçlü Yıldız Cadısı'ydı."
Azrael sessizce dinliyordu.
Başını hiç kaldırmamıştı.
Selyra bir an ona baktı.
Sonra tekrar Lisandra'ya döndü.
"Doğduğun gece yıldızlar değişti."
Lisandra'nın kalbi hızlandı.
Bu cümleyi daha önce de duymuştu.
Farklı şekillerde.
Farklı insanlardan.
Ama hiç kimse devamını anlatmamıştı.
"Nasıl değişti?"
Selyra derin bir nefes aldı.
"Bin yıldır kapalı olan bir takımyıldız yeniden ortaya çıktı."
Elara'nın yüzü aniden gerildi.
"Hayır..."
Selyra ona baktı.
"Evet."
Yaşlı cadı gözlerini kapattı.
Sanki bu gerçeğin ortaya çıkmasını istemiyordu.
Lisandra bunu fark etti.
"Ne takımyıldızı?"
Bu kez cevap veren Azrael oldu.
Sessizce.
Neredeyse fısıltıyla.
"Taç."
Lisandra ona döndü.
"Taç mı?"
Azrael başını salladı.
"Yıldız Cadıları'nın kraliyet işareti."
Bir an sessizlik oldu.
Sonra Lisandra'nın aklına korkutucu bir düşünce geldi.
Ve bunu sesli söylemek istemedi.
Ama söyledi.
"Yani..."
Sesi titredi.
"...annem kraliçeyse..."
Kimse cevap vermedi.
Kimsenin cevap vermesine gerek de yoktu.
Çünkü herkes aynı şeyi düşünüyordu.
---
Uzaklarda bir buz kütlesi çatladı.
Ses bütün geçitte yankılandı.
Ama Lisandra'nın dikkati dağılmadı.
Kalbi hızlanmıştı.
"Ben..."
Kelime boğazında düğümlendi.
Selyra'nın gözleri yumuşadı.
"Bizim kayıp varisimizsin."
Rüzgâr bir anda şiddetlendi.
Kar taneleri etraflarında dönmeye başladı.
Sanki bütün geçit bu sözleri duymuştu.
Lisandra nefes almayı unuttu.
Çünkü hayatı boyunca kendisini yalnız hissetmişti.
Bir kehanetin kurbanı.
Bir lanetin merkezi.
Bir tehdit.
Ama ilk kez biri ona başka bir şey söylüyordu.
Varis.
---
Tam o sırada kolye yeniden parladı.
Bu kez daha önce hiç olmadığı kadar güçlü.
Mavi ışık gökyüzüne yükseldi.
Kar taneleri ışığın etrafında dönmeye başladı.
Ve herkesin gözleri yukarı çevrildi.
Bulutlar ayrılıyordu.
Yavaş yavaş.
Sessizce.
Gökyüzü açıldığında yüzlerce yıldız görünmeye başladı.
Ama içlerinden biri farklıydı.
Daha parlak.
Daha büyük.
Sonra ikinci yıldız yandı.
Ve üçüncüsü.
Birbirlerine bağlanmaya başladılar.
Gökyüzünde bir şekil oluşuyordu.
Selyra dizlerinin üzerine çöktü.
Elara'nın yüzü bembeyaz oldu.
Azrael ise gökyüzüne bakıyordu.
Sessizce.
Sanki uzun zamandır beklediği bir şeyi görüyormuş gibi.
Lisandra da yukarı baktı.
Ve gördü.
Yıldızlar bir taç şekli oluşturmuştu.
Gökyüzünde parlayan devasa bir taç.
Tam başının üzerinde.
---
Kimse konuşmuyordu.
Çünkü bunun ne anlama geldiğini herkes biliyordu.
Taç geri dönmüştü.
Bin yıl sonra ilk kez.
Ve bu yalnızca tek bir anlama gelebilirdi.
Kehanetin son bölümü başlamıştı.
Tam o sırada Selyra'nın yüzü aniden değişti.
Şaşkınlık.
Sonra korku.
Bakışlarını kuzeye çevirdi.
Azrael de aynı anda döndü.
"Hayır..."
Bu kez onun sesi çıkmıştı.
Lisandra'nın içi buz kesti.
"Ne oldu?"
Azrael cevap vermedi.
Selyra verdi.
Ve sesi ilk kez korkuyla titriyordu.
"Malakar bizi buldu."
Geçidin çok uzağında, karanlığın içinde kırmızı bir ışık yükselmeye başlamıştı.
Ve bu kez yalnız değildi.
Arkasında bir ordu vardı.