19. BÖLÜM: Kuledeki İhanet
Devasa dişlilerin tıkırtısı kulenin tepesinde yankılanırken, Karahan’ın namlusunun ucu tam Aras’ın kalbine kilitlenmişti.
"Haritayı masanın üzerine bırak," dedi Karahan, adımlarını yavaşça öne atarak. "Ve o kızdan uzaklaş."
Aras elindeki altın işlemeli parşömeni yavaşça masaya koydu. Ancak bakışları Karahan’ın arkasında duran siluete kaydı. Teşkilat adamlarından biri yüzündeki maskeyi çıkardı. Aras’ın gözleri şaşkınlıkla açıldı.
"Sen..." dedi Aras, sesi titreyecek kadar sarsılmıştı. "Sana güvenmiştim. Babamın en yakın dostuydun!"
"Dünya sadakatle değil, güçle döner Aras," dedi adam soğuk bir tebessümle. "Baban bu gücü paylaşmayı reddetti, ama ben Karahan’la anlaştım."
Gözlerim Aras’a kaydı. Onu ilk defa bu kadar çaresiz ve yaralanmış görüyordum. Bize en yakın olanın ihaneti, Karahan’ın silahından daha ağır bir darbeydi.
