15. BÖLÜM: Yüzeye Çıkış ve Yeni Tehlike
Sarnıcın karşı kıyısındaki eski bir taş merdiven, bizi yukarıya, şehrin yüzeyine götüren gizli bir kapağa çıkarıyordu. Aras merdivenleri tırmanıp ağır demir kapağı yavaşça araladı.
Dışarıda gece yarısı soğuğu ve hafif yağan bir yağmur vardı. Şehrin tarihi kulesi, bulutların arasından kasvetli bir şekilde yükseliyordu. Teşkilat’ın sarnıç çıkışını henüz tutmadığını fark edince hızlıca sokağa çıktık.
Ancak tam kuleye doğru bir adım atmıştık ki, caddenin köşesinden çıkan siyah bir minibüs hızla önümüzde durdu! Kapıları kayarak açıldı.
"Aras, dikkat et!" diye bağırdım.
Araçtan inen adamlar bu kez silah çekmedi. Ortalarından uzun pelerinli, yüzünün bir tarafı derin bir yara iziyle kaplı yaşlı bir adam öne çıktı.
"Pusulayı ve kızı bana ver Aras," dedi adam, boğuk ve soğuk bir sesle. "Yoksa bu gece ikiniz için de son olur."
