12. BÖLÜM: İkinci İpucu
Aras masadaki antik haritayı düzeltip cebindeki pusulayı ortasına yerleştirdi. Pusulanın üzerindeki dairesel mekanizma dönmeye başladı ve haritanın belirli noktalarına kırmızı bir ışık yansıttı.
"Harita sadece müzedeki geçidi göstermiyordu," dedi Aras, parmağıyla haritadaki kırmızı noktayı işaret ederek. "Esas sır, şehrin en eski kulesinin altındaki gizli mahzende."
"Yani burası sadece bir duraktı," dedim hayretle. "Oraya gitmemiz mi gerekiyor?"
"Evet," dedi Aras, gözlerini haritadan ayırmadan. "Ama Teşkilat sokakları kapatmıştır. Şehre yukarıdan değil, bu yeraltı tünellerinin sonundaki eski su sarnıcından çıkacağız."
Tam o sırada, salona girdiğimiz ağır demir kapının arkasından şiddetli bir patlama sesi yükseldi! Taş duvarlar sarsıldı, tavandan üzerimize toz ve küçük taş parçaları dökülmeye başladı.
"Dinamit kullanıyorlar!" diye bağırdı Aras, haritayı hızla katlayıp çantasına atarken. "Kapı fazla dayanmaz, sarnıç yoluna koş!"

