Ela geri adım atmadı. Pencerenin önündeki vampirin gözleri karanlıkta parlıyordu. Odanın içi buz kesmişti. “Prens seni koruyamaz,” dedi vampir alaycı bir sesle. “O artık zayıf.” Ela’nın bileği yandı. Kan Bağı. Aron yakındaydı. Ama yetişemeyecek kadar uzakta. Vampir bir anda hareket etti. İnsan hızının ötesinde. Ela refleksle elini kaldırdı. Ne yaptığını bilmeden. Bileğindeki işaret parladı. Odanın içindeki gölgeler aniden kalınlaştı. Vampirin hareketi bir saniyeliğine yavaşladı. Kendi gölgesi ayaklarına dolandı. Vampir şaşkınlıkla hırladı. “İmkânsız…” Ela nefes nefeseydi. “Beni hafife aldın.” Tam o anda pencere camı paramparça oldu. Aron içeri girdi. Gözleri kan kırmızısıydı. Oda bir anda baskıyla doldu. Vampir geri sıçradı. “Prens.” Aron’un sesi buz gibiydi. “Ona bakmaya bile hakkın yok.” Vampir güldü. “Kraliçe’nin emri var.” “Kraliçe burada değil.” Bir anda çarpıştılar. İnsan gözü takip edemezdi. Duvar çatladı. Masa devrildi. Ela bağ sayesinde her şeyi hissediyordu. Aron’un gücü. Öfkesi. Ve… bir anlık tereddüt. Vampir bunu fark etti. Aron’u duvara çarptı. Keskin bir metal parçası omzuna saplandı. Ela aynı yerde acı hissetti. Dizlerinin bağı çözüldü. “Aron!” Vampir sırıttı. “Bağınız sandığımdan güçlü.” Ela acıyı bastırdı. Bu kez korkuya teslim olmadı. Gözlerini kapadı. Bağın içine daldı. Aron’un içindeki karanlığı hissetti. Onun açlığını. Onun gücünü. Ve ilk kez… ona doğru itti. Aron’un gözleri bir anlığına büyüdü. Ela’nın enerjisi bağdan aktı. Vampir bir hamle daha yapacaktı ki… Aron kayboldu. Bir gölge gibi arkasında belirdi. Elini vampirin boğazına geçirdi. Bu kez tereddüt yoktu. “Kraliçe’ye şunu söyle,” dedi dişlerinin arasından, “Ela artık bir tehdit değil.” Vampirin gözleri büyüdü. “Ne o zaman?” Aron’un bakışı karardı. “Rakip.” Vampiri pencereden aşağı fırlattı. Sokakta bir çarpma sesi yankılandı. Ama vampir ölmemişti. Ayağa kalktı. Yaralı ama canlı. Ve geri çekildi. “Kraliçe artık seni sadece tehdit değil… rakip görüyor!” diye bağırdı. Sonra geceye karıştı. Oda sessizleşti. Ela titriyordu. Aron hemen yanına geldi. “İyi misin?” Ela başını salladı ama gözleri omzundaki yaradaydı. “Sen kanıyorsun.” Aron omzuna baktı. Yara derindi. Ama iyileşmeye başlamıştı. Ela elini uzattı. Kanına dokundu. Soğuktu. Ama bağ güçlendi. Bir anlığına göz göze geldiler. Artık sadece korunan bir insan değildi Ela. Savaşın içindeydi. Aron yavaşça fısıldadı: “Şimdi geri dönüş yok.” Ela cevap verdi: “Zaten istemiyorum.” Dışarıda rüzgâr yükseldi. Gece artık onları saklamıyordu. Gece… onları seçmişti. Ve savaş başlamıştı.
Bölüm 7
Geceye Meydan Okumak
Bölüm sonu
Sonraki bölüm kilitli
8. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.