İçeriğe geç

Gamzeli Ay

Bölüm 1 · 2 dk okuma

Gamzeli Ay

Bölüm 1

Gece ve İlk Kıvılcım

Aras için hayat, kalın ders kitaplarının sayfaları, kütüphane kokusu ve geleceğe dair düzgünce yapılmış planlar arasında sessiz sedasız akıp gidiyordu. Çevresindeki herkes onu çalışkanlığı, sakinliği ve bitmek bilmeyen anlayışıyla tanırdı. Kimsenin işine karışmayan, kendi halinde, o eski tarz efendi çocuklardandı. Birini sevdim mi tam sevecek, ömür boyu sadık kalacak bir kalbi vardı ama henüz o kalbin anahtarını kimse bulamamıştı. Ta ki o yağmurlu salı gününe kadar...

Okul çıkışı, herkes eve yetişmek için koridorlarda koştururken Aras kütüphanede kalan son ödev kitabını teslim etmeye çalışıyordu. Kafasını test kitabından kaldırıp tam kapıdan çıkacaktı ki, hızla içeri giren birine çarptı. Elindeki tüm notlar ve kitaplar büyük bir gürültüyle yere saçıldı.

"Ah, çok özür dilerim! Acele ediyordum da..."

Aras, yerdeki kağıtları toplamak için eğilirken duyduğu bu sesle duraksadı. Başını kaldırdığında, ıslak saçlarını geriye doğru atan ve çarptığı için mahcup bir şekilde ona bakan Gamze’yi gördü. Gamze, Aras’ın şaşkın halini görünce dayanamayıp hafifçe gülümsedi. İşte o an, Gamze’nin sağ yanağında öyle derin, öyle güzel bir gamze belirdi ki... Aras hayatında ilk defa ders notlarından başka bir şeye, gökyüzündeki o ulaşılamaz, gizemli Ay'a bakıyormuş gibi hissetti. Kalbi göğsüne sığmıyor, adeta maraton koşmuş gibi çarpıyordu.

"Önemli değil," diyebildi Aras, sesi heyecandan biraz pürüzlü çıkmıştı. Yerden topladığı kitapları Gamze’ye uzatırken gözlerini onun gözlerinden alamıyordu. İçinden bir ses, bu kız için dünyaları ters düz edebileceğini söylüyordu. Çünkü Aras biliyordu; o birini sevdim mi, tam severdi.

Gamze kitapları alıp ona tekrar teşekkür etti ve "Ben Gamze bu arada, yan sınıftan," diyerek elini uzattı.

"Ben de Aras," dedi genç çocuk, elini sıkarken.

O günden sonra hiçbir şey eskisi gibi olmadı. Aras, Gamze ile daha fazla vakit geçirebilmek için onun katıldığı okul projelerine dahil oldu. Gamze’nin neşeli, cana yakın tavırları ile Aras’ın anlayışlı ve kibar yapısı birbirine çok güzel uyum sağlamıştı. Birkaç hafta süren tatlı mesajlaşmalar ve okul bahçesindeki ayaküstü sohbetlerin ardından, beklenen o an geldi. Gamze, cuma günü okul çıkışı sahildeki o şirin kafede buluşmayı teklif etti.

İşte bu buluşma teklifi, Aras’ın içindeki o uykucu aslanı uyandıran kıvılcım oldu. Gamze’nin karşısına her zamanki gibi sıradan, hırkalı ve çekingen ders çalışan çocuk olarak çıkmak istemiyordu. Onun yanına yakışacak, ona güven verecek ve baktığında gözlerini alamayacağı bir Aras olmak istiyordu.

Cuma günü geldiğinde, okul kapısından içeri giren çocuk herkesin dönüp bir daha bakmasına neden oldu. O eski çekingen Aras gitmiş, yerine bambaşka biri gelmişti. Üzerinde tam oturan cool bir ceket, özenle şekillendirilmiş saçlar ve en önemlisi, yüzünde o güne kadar kimsenin görmediği, kendine güvenen havalı bir gülümseme vardı. Ama gözlerindeki o anlayışlı, sevgi dolu bakış hiç değişmemişti.

Koridorun sonundan Gamze’nin ona doğru yürüdüğünü gördü. Gamze, karşısındaki bu havalı ve göz alıcı Aras’ı görünce adımlarını yavaşlattı, gözleri şaşkınlıkla açıldı ve yanağındaki o meşhur gamzesiyle Aras'a gülümsedi. Aras ise kendinden emin adımlarla ona doğru yürürken içinden fısıldadı: "Bu sadece başlangıç, Gamzeli Ay..."

Bölüm sonu

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.