Beyninden vurulmuşa dönmüştü. Elindeki fındık ezmesi kavanozunu tüm kızgınlığıyla Kazım'ın mutfağının zemnine fırlattı, ne yapacağını bilmiyordu o an. Kızgınlıkla sersemlik arası bir şok yaşıyordu. Kazım'ın anlamsız homurttuları ile kendine geldi ve süratle evden çıkıp düş salonuna doğru koşmaya başladı. Düş salonları 23 yüzyılın insansı robot bedenlerle bağlantı kurup düş ve iş yaptıkları Nano dijital merkezlerdi. İnsanlar bu merkezleri kullanarak çok uzak galaksilerde çalışıyor, savaşıyor ve arkadaşlıklar kuruyordu. Bir nevi 21'inci asırda yeni gelişmeye başlayan metaverse sanal dünyalar alemlerinin vücut bulmuş haliydi, mekanlar bedenler gerçekte vardı ve insanlar çok uzak gezegenlerden bu bedenlere mekanlara hiç bağlantı kopması yaşamadan bağlanıyorlardı. BVH kurucu meclisi ilk başlarda bu salonları da kapatmayı düşündü fakat evrende yaşayan 100 milyara yakın insanla bağları koparmanın bilimin gerçekliğine aykırı olduğu sonucuna varıldı. 23'üncü asırda evren; solucan deliklerinin aktif kullanımı ve insansı beden teknolojisinin gelişmesiyle çok küçülmüştü. Bu teknoloji ilk olarak 2071 yılında marsta ilk koloni kurulmaya karar verildiğinde kullanılmaya başlanmıştı. Türk bilim adamları Mustafa ve Çınar Ünal kardeşlerin "uzaydaki kara maddenin simbiyotik bir yapıya sahip olduğunu ve kara madde kullanarak uzayın en ücra yerlerine dahi saniyenin milyonda biri bir zamanda veri alışverişi yapılabileceği" keşfi ile insanoğlunun önüne yeni bir pencere açılmıştı. MÇ kardeşlerin bu keşfi ile solucan delikleri ve kara deliklerin boyut kapıları olarak kullanılabileceği fikri ortaya çıkarak vücut bulmuştu. insanlık zaman ve mekan kavramından bağımsız harekete başlamıştı. ilk etapta Marsa gönderilen 10 bin simbiyotik beden dünyadaki düş salonlarında çalışan insanlarla bağlantıya geçerek büyük bir şehir inşaa edildi. Marsın belli bölgeleri 2100 yılına kadar nefes alınabilir hale getirlmişti.
Bölüm 3
Dünyalar Güzeli Kezban
Bölüm sonu
0 yorum
Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.