Rüzgâr, baharda yeşillenmiş olan otları sallandırırken etraf, her sabah olduğu gibi insanların sesleriyle doluyordu.
Bazı gençler arkadaş gruplarıyla, sırtlarında çantalarıyla okullarına giderken, yetişkinler de hızla trenlere ya da çoktan dolmuş otobüslere yetişmeye çalışıyordu.
Her zamanki gibi birçok ses etrafta yankılanıyordu. Günlük, sıradan bir sabah.
...
Ve kalabalığın içinde olan,
Ben.
Bir hafta önce ailem buraya taşındı. Eski yaşadığımız eve.
Babam kiracıyı zorla çıkarmıştı. Eskiden zar zor kiracı bulabilen adam, şimdi o kiracıyı tek bir cümleyle evden atmıştı.
İnsanlar çok basit yalanlar söyleyebiliyor.
Şimdi olduğu gibi.
Elimde tuttuğum kâğıt, bu yalanların en bariz kanıtıydı.
Çünkü kâğıtta yazan okul ile önümde duran okul asla aynı olamazdı.
