İnsaf'tan gelen harika pası müthiş bir gole dönüştüren Oğuzhan kendi sahasına dönerken Edirne'nin oyuncuları kendi aralarında konuşuyorlardı.
(Sağ Bek)-Tamamdır kaptan.
(Kaptan)-Güzel. Göreyim sizi aslanlarım!
Takımındakilere güzelce cesaret verdikten ve ne yapacaklarını anlattıktan sonra yerlerine geçmişlerdi. Daha maçın başında yedikleri bu golü iade etmeleri için iyi bir plana sahip gibi görünüyorlardı. Tabii bunu başarıp başaramayacakları meçhuldü.
İnsaf radar şeklindeki gözlerini inanılmaz bir hassasiyetle ayarlamış ve rüzgarla sallanan çimleri bile net bir şekilde görebileceği bir raddeye kadar odaklanmıştı. Bütün oyunu okumak için daha iyi bir an düşünemiyordu.
Edirne santradan sonra koşmaya başladığında İnsaf iki eliyle Pars ve Atilla'ya dur işareti yapıp beklemeye başlamıştı. Edirne'nin kaptanı topa dokunup koşmaya başladığında Oğuzhan ileri atılmış ve direkt olarak kaptanın önünü kapatmıştı.
Seçkin ise soldan koşup kaptanın sola pas vermesini engellemişti. Sağ taraf boş olsa da sağ bekte Pars vardı ve kesinlikle geçmelerine izin vermezdi. Yani Edirne'nin sakin bir oyun belirlemesi gerekiyordu. Büyük Fatih takımı canavarlarla dolu bir savaş makinesiydi.
(Kaptan)-Pekâlâ. Sanırım düşündüğüm kadar kolay olmayacak.
Kaptan hızlıca sol tarafına pas verdi ve boşta olan oyuncu topu aldı. Koşmaya başlarken tekrar ortaya pas attı ve topsuz bir şekilde koşmaya devam etti. Kaptan hemen zıplayıp bir kafa vuruşuyla topu sağa attı ve Seçkin'in tuttuğu oyuncu boy avantajını kullanarak hava topunu yakaladı.
Ancak Seçkin sakince bekliyordu. Tuttuğu oyuncu topla birlikte yere iner inmez ani bir hareketle topu kaptı ve koşmaya başladı. Aynı anda da Oğuzhan olduğu yerden fırladı. İkili hızlı paslarla ilerlerken top tam Seçkin'e geçtiğinde önü bir anda kapandı ve 4 oyuncu etrafını sardı.
(Seçkin)-O kadar da değil.
Seçkin hemen en yakınındaki oyuncuya atıldı ve topu bacak arasından geçirip boşa çıktı ancak önü yine kapandı. Hemen ardından topuğu yardımıyla topu kaldırdı ve o oyuncuyu da geçti. Sonra zıpladı ve göğüs kontrolüyle topu önüne indirdi. Önünü kapatan iki oyuncuya karşı hızlı ve seri çalımlarla birlikte onları da geçti ve defansa doğru ilerlemeye başladı.
Topu tüm hızıyla sürüyorken Oğuzhan'ı düşünmüyordu bile. Bu golü atan kişi kendisi olacaktı. Diğerleriyle antrenman yapa yapa onların egosu ona da bulaşmaya başlamıştı.
(Seçkin)-Kurt Hücumu.
(Spiker)-TAM OLARAK NE OLDUĞUNU ANLAYAMAMIŞ OLSAM DA SAYIN SEYİRCİLER SEÇKİN BAŞKURT'UN HIZI ARRTIYOR GİBİ GÖRÜNÜYOR! 4 OYUNCUYU HİÇ ZORLANMADAN GEÇTİ VE DEFANS KARŞISINDA DA ZORLANMAYACAKMIŞ GİBİ DURUYOR!
Seçkin giderek hızını artırırken Oğuzhan koşmayı bırakmış ve onu izlemeye başlamıştı. O kadar antrenmandan sonra bu kadarını yapabilmeli diye düşünüyordu.
Seçkin defanslarla karşı karşıya kaldığında bir an bile yavaşlamamış ve artan hızıyla birlikte topu sektirip ilk oyuncuyu geçmişti. İkinci oyuncuyla karşı karşıya kalmadan hemen önce ileri atılmış ve topuğuyla havadaki topu ileri atarak oyuncunun üstünden aşırtmıştı.
Oyuncu öylece topa bakmakla yetinirken Seçkin topun yere düşmesine izin vermeden kafasının üzerinde sektirerek üçüncü oyuncuyu da geçmiş ve geriye kalan son oyuncuyu da geçmek için harekete geçmişti.
Oyuncuyla karşı karşıya geldiğinde topu dizi ve karnı arasına sıkıştırıp topuğu üzerinde keskin bir dönüş yaparak çocuğun etrafından dönüp arkasına geçmiş ve topu bırakmıştı.
(Seçkin)-Alfa Dönüşü.
(Spiker)-SEÇKİN BAŞKURT SANİYELER İÇİNDE 8 OYUNCU BİRDEN GEÇEREK EDİRNE'Yİ DARMADAĞIN EDİYOR!!! RESMEN EDİRNE'YLE DALGA GEÇİYOR! BÜYÜK FATİH TAKIMI BURAYA KAZANMAYA DEĞİL ED EĞLENMEYE GELMİŞ GİBİ GÖRÜNÜYOR SAYIN SEYİRCİLER! HER BİR OYUNCULARI RESMEN BİR CANAVAR!
Seçkin, keskin dönüşünü de yaptıktan sonra kaleciyle karşı karşıya kalmış ve topa vurmak için ayağını kaldırmıştı. Fakat o anda...
(Spiker)-BU HARİKA İLERLEYİŞİN BU ŞEKİLDE BİTMESİ KÖTÜ OLDU SAYIN SEYİRCİLER! SEÇKİN BÜTÜN ÇALIMLARININ ARDINDAN ŞUTUNU VURAMADAN AYAĞININ KAYMASIYLA BÜTÜN POZİSYONU MAHVEDECEK GİBİ GÖRÜNÜYOR!!!
(Azap)-Aptallar için ayağı kaydı gibi görünüyor tabii.
Topa vurmadan hemen önce sol ayağı kaymış gibi görünen Seçkin sağ ayağını sertçe topun sol yanına basmış ve kendini sol tarafa yatırarak sol ayağıyla topa ters bir şekilde vurmuştu.
(Seçkin)-Sahte Rabona.
(Spiker)-SEÇKİN'İN SOL AYAĞINDAN FIRLAYAN TOP KALECİNİN TEPKİ BİLE VEREMEMESİYLE BİRLİKTE AĞLARLA BULUŞUYOR DEĞERLİ İZLEYİCİLER!!! EDİRNE'NİN KALECİSİ YALNIZCA TOPU İZLEMEKLE YETİNEBİLDİ!
(Azap)-Topa uzak bir mesafeden şut çekecek gibi pozisyon almak ve topun doğru açısına girebilmek için sol ayağını kaydırıp kendini bilinçli olarak uzak mesafeden doğru mesafeye getirerek ani bir rabonayla kaleciyi şaşırtıyor. Kaleci Seçkin'in ayağı kaydı diye düşündüğü için savunmasını indiriyor ve beklemediği anda gelen rabonaya tepki bile veremiyor.
Azap göz ucuyla Erdem'e baktı ve Erdem'in kibir dolu bir gülümsemeyle sahayı izlediğini gördü. Kendi de aynı gülümsemeyi takındı ve...
(Azap)-Bakıyorum da oyuncaklarını biraz geliştirmişsin. Zengin bir çocuksun sanıyorum.
(Erdem)-Oyuncaklarını kırmayı seven bir çocuğum diyelim. O yüzden kırılmayacak oyuncaklar aldım.
(Azap)-Neyse ki senin oyuncakların aynı zamanda benimde oyuncaklarım. Yoksa daha sağlam oyuncaklara ihtiyacın olacaktı.
(Erdem)-Bundan o kadar emin olmazdım.
İkili konuşurken birbirlerine bakmıyorlardı bile.
(Seçkin)-2-0. Hepimiz bir gol atsak 11-0 kazanabiliriz. Doruk atmasa da olur gerçi.
Seçkin kaleci Doruk'un gol atmasa da olabileceğini söylenip kendi sahasına dönmüştü. Seçkin yerine geçerken Oğuzhan göz kırparak onu tebrik etmişti. Seçkin'de aynı şekilde karşılık vermiş ve yerine geçmişti.
(Kaptan)-Bu sıkıntı oldu. Çocuklar! Beni dinleyin! İstanbul bu sene bir sürü canavar getirmiş. Bu şekilde oynamaya devam ederlerse onları yenebilir miyiz emin değilim. Ama elimizden gelenin en iyisini yapalım.
Edirne'nin kaptanının bu sözlerden başka söyleyebilecek bir şeyi yoktu çünkü eğer Büyük Fatih'in bütün oyuncuları bu seviyedeyse onları yenmeleri imkânsız sayılırdı. Ellerinden gelenin fazlasını bile yapsalar bırakın yenmeyi gol atabileceklerinden dahi emin değildi.
O yüzden şu anda takımını canlandırmak için diline gelen hiçbir şey yoktu.
(Pars)-Sahneyi sadece size bırakırsak güzel olur mu sanıyorsunuz? Lan, deniz üstü radarı, diğer topu bana ver. Sadece kurtların ve köpeklerin parlamasına izin yok. Doğanın en seksi hayvanının parlama zamanı geldi.
(İnsaf)-Çok konuşma lan sen! Doğanın en seksi hayvanıymış. Pas istiyorsan pençelerini sapla ve al! Ha, şunu da unutma bak!
İnsaf Pars'ın gözlerine bakıp irrite edici bir şekilde gülümsedi ve...
(İnsaf)-Alabilirsen tabii.
***
Büyük Fatih-Edirne maçından yaklaşık 4 saat sonra Kızıl Kartal yani Huzur'un takımı ve Kütahya arasındaki maçın 27. dakikası oynanıyordu. Ve işler Kütahya için çok iyi gidiyor denemezdi.
(Spiker)-Maçın 27. dakikasına girmemizle birlikte Huzur Vefa NeşeGönül 7. golünü atarak aradaki farkı biraz daha açıyor ve Kütahya giderek maçtan kopuyor. Artık çabalamıyorlar bile. Ve görüyorum ki Kızıl Kartal'da bu durumu sıkıcı bulmaya başlamış gibi. Huzur'u oyundan alıyorlar.
(Koç)-Bu kadarı yeterli mi?
(Huzur)-Değil. Ama oyundan alındığım için yapacak bir şeyim yok.
(Koç)-Sakinleş. Onlar Azap ya da senin kademende oyuncular değiller. Onlara karşı bu kadar hırslı olmanın bir anlamı yok.
(Huzur)-Hırslı değilim koç. Sadece eğlenmeme bakıyorum. O da onları ezmekten geçiyor.
Huzur oldukça sakin bir tonda konuşuyordu ama sesinin derinlerinde Kütahya'nın oyuncularını aşağılayan bir delinin tınısı vardı. Huzur'un bu kadar etkili oynaması bundan 4 saat önce Büyük Fatih – Edirne maçında gördüğü Azap'ın çektiği şuttu. O şutu gördükten sonra finale kadar yumuşak oynama hissini kaybetmiş ve her takımı en çok zevk aldığı şekilde, yani tüm gücüyle oynayıp ezerek yenme kararı almıştı.
---4 Saat Önce---
(Spiker)-Büyük Fatih dakika 19 itibariyle 4. golünü atarak Edirne karşısında iyice öne geçiyor! Bu noktadan sonra işler Edirne için inanılmaz zor olacak. Bu kadar büyük bir farkı kapatmak için akıldışı bir oyun sergilemeleri gerekiyor ama bunu yapabilecek gibi görünmüyorlar. Büyük Fatih şu anda yaptığı bu yeni atakla da farkı 5'e çıkarma konusunda fazla kararlı görünüyor.
Seçkin ayağında topla koşarken Oğuzhan onun peşindeydi. İkisi de ikişer gol atmışlar ve üçüncü gol için kendi aralarında hesaplaşmaya çalışıyorlardı.
(Kaptan)-Lan siz şaka mısınız!? Bizi bıraktınız kendi aranızda oynuyorsunuz!
(Oğuzhan)-Sen kimsin lan!? Yenileceksiniz zaten! Çekil önümden!
Oğuzhan omuz omuza mücadelede Edirne'nin kaptanını delip geçerken çarptığı bir sonraki kişi Seçkin olmuştu.
(Oğuzhan)-Sence de çok oynamadın mı? Bırak biraz da abilerin oynasın ha?
(Seçkin)-Hassiktir lan! Kuduz Köpekleri yakalama derneği kapandı mı? Niye hala dışarıdasın sen!?
(Oğuzhan)-Bilmem. Belki bana güçleri yetmemiştir. Dişlerimi görmek ister misin?
Oğuzhan bir anda kayarak Seçkin'in ayaklarını hedefledi ancak Seçkin zıpladı ve bu hamleden kurtuldu.
(Seçkin)-Kokuşmuş nefesini benden uzak tut.
(Oğuzhan)-Aa, hiç olur mu öyle? Küçük kurdumuz kuduz kapmaktan mı korkuyor yoksa!? Göster dişlerini de görelim kimin çenesi daha güçlü!
Oğuzhan bir kez daha Seçkin'in ayağındaki topa atılmış ve bu sefer topa vurmuştu. Seçkin'in ayağından çıkan top bir anda Atilla'nın ayağında kalmış ve...
(Atilla)-Görüşürüz hayvanat sakinleri! Birbirinizi yemede iyi şanslar!
(Pars)-Sen çok konuşma istersen seks oyuncağı! Kapanmamış bir davamız var seninle!
(Atilla)-Hoş geldin sirk hayvanı! Dans etmek ister misin!?
(Spiker)-ŞU ANDA NELER OLDUĞUNU BİLMİYORUM DEĞERLİ SEYİRCİLER AMA BÜYÜK FATİH TAKIMI EDİRNE'Yİ BIRAKIP KENDİLERİYLE MAÇ YAPIYORLAR!!! SANKİ TAKIM DEĞİL GİBİLER! AYNI TAKIMDAKİ DÜŞMANLAR GİBİ DAVRANIYORLAR VE BU DURUM DA ONLARIN OYUNUNU ANLAŞILMAZ KILIYOR!!!
Pars bir anda Atilla'nın önünde belirmiş ve lafa girmişti. Atilla'yla bitirmesi gereken bir husumeti vardı ve bunu şu anda, hemen burada, tam şu anda bitirecekti. Ta ki...
(İnsaf)-Kesin lan çenenizi! Sahibiniz geldi!
Aniden önlerini kesen İnsaf bir bıçak gibi kayarak topu Atilla'dan almışken Seçkin bir anda onun aldığı topa vurarak ters yönde uçurmuştu.
(Oğuzhan)-Edirne'den sıkılıp kendi kalene mi gol atasın var lan mal!? E bana uyar amına koyayım!!! KOLLA GÖTÜNÜ DORUK!!! SENİNDE AMINA KOYMAYA GELİYORUM!!!
Oğuzhan deliler gibi haykırıp koşu hızını neredeyse iki katına çıkartırken Seçkin hemen arkasından koşmaya devam ediyordu. Top havada süzülmeye devam ederken Deha topu almak için yükselmiş ancak Oğuzhan kendisinden en az 7 metre uzaktayken tüm gücüyle zıplayıp resmen uçarak Deha'dan önce topa yetişmişti.
Deha topa kafa atmayı planlarken Oğuzhan tekme atacak kadar yükseldiğinden Deha kendini çekmiş ve Oğuzhan topa gelişine vurmuştu. Kendi kalesine doğru bir füze gibi ilerleyen topa karşı Doruk zıplamış ve topu yakalamak için hamle yapmıştı ancak...
(Oğuzhan)-KANDIRDIM!!!
... top bir anda üst direğe çarpmış ve yeniden yükselmişti.
Seçkin topu gözleyip topun altına geçerken İnsaf orada belirmiş ve Seçkin'e omuz atarak onu itmişti.
(İnsaf)-Çekil lan yerimden kurtların yüz karası!
Ancak Seçkin İnsaf'ın omuz darbesine rağmen yerinde kalmıştı ve Oğuzhan koşarak oraya yetişmişti. Top yere iner inmez Seçkin ve İnsaf arasında kalmıştı. Seçkin tüm gücüyle topa vurmak için hazırlanırken İnsaf tam tersi yönde vurmak için hazırlanmıştı.
İkili tam topu aralarına alıp yok edecek güçte bir baskıya maruz bırakacakken...
(Oğuzhan)-ÇEKİLİN LAN!!!
Oğuzhan hemen yanlarında belirip topa olabilecek en sert şekilde vurmuş ve topun fırlamasıyla oluşan hava baskısı İnsaf ve Seçkin'i geri itmişti. Top ise daha önce hiç olmadığı kadar yüksek bir hız ve aşırı bir güçle taca doğru ilerliyordu.
Aynı anda da Azap oturduğu yerden kalkmış topa doğru yürüyordu. Elleri cebindeydi ve çok rahat görünüyordu. Taç çizgisine yaklaşmış ve kendisine doğru gelen topa vurmak için bacağını kaldırmıştı. Ellerini cebinden hala çıkarmamıştı ve maç sırasında gerildiği kadar gerilmemişti bile ve top taç çizgisini geçtiği anda...
... her şey dondu. Gökyüzü kilitlendi. Bütün seyirciler o an için bir maçta olduklarını unuttular ve gözleri önündeki görsel şölene odaklandılar. Her şey yerini zamanın yokluğuna bırakmışken Azap dudaklarını fazla kıvırmadan gülümsemiş ve donuk bir ses tonuyla...
(Azap)-Görüşürüz.
Diyerek bacağını savurmuştu.
Azap'ın topa vurmasıyla birlikte bütün zaman parçaları çözülmüş ve top bütün seyircilerin gözlerini 1 defa kırpması kadar geçen kısacık bir sürede sahanın öbür taç çizgisini geçmiş ve seyircilerin hemen altındaki duvara çarparak bir bomba gibi patlamıştı.
Duvara gömülen patlak top duvardan kopup havada süzülürken Azap seyirciler dahil kimseyi sikine bile takmadan sakince yerine geçmiş ve oturmuştu.
Ancak orada ne olduğunu gören bir kişi vardı.
Turuncu gözleri kocaman açılmış, beyaz saçları bir meleğin kanatları gibi parlak olan ve bütün dişlerini gösteren korkutucu gülümsemesiyle Huzur oradaydı.
Azap'ın şutunu gördüğünde o kadar heyecanlanmıştı ki bütün bedeni heyecandan titriyordu.
(Huzur)-AMINA KOYDUĞUMUN CANAVARI!!!