Azap'ın bir anda önünde belirmesiyle refleksleri sayesinde topu çekip kendi etrafında dönen Huzur sırtını Azap'a dayayıp koşmaya başlamıştı.
Koşarken arkasına dönüp dilini çıkarmış ve gülümseyerek koşmaya devam etmişti. Azap ise ayağını yere saplarcasına sağlam basmış ve vücudundaki tüm kasları ateşleyerek patlayıcı gücünü serbest bırakmıştı. Sadece 1.5 saniyede aralarındaki 23 metrelik mesafeyi kapatmış ve yetmediği gibi birde Huzur'un önüne geçip topa hamle yapmıştı.
Huzur etrafını çevreleyen karanlığı hissettiği için aniden durmuştu. Durduğu için Azap'ın ileri atılımı ayağındaki topa ulaşamamıştı.
(Huzur)-Işınlanıyor musun amına koyayım!?
(Azap)-Bilmem yapıyor muyum!?
(Spiker)-Azap ve Huzur hem savaşıp hem de sohbet ediyor gibi görünüyor ekran başındakiler. Profesyonel ligde bile bu kadar tansiyonlu çok az maç görmüşümdür. Böyle küçük bir ligde bu kadar iyi oyuncular görmeyi kimse beklemiyordur. Durun! Azap bir anda ileri atıldı ve omzuyla Huzur'a çarpıp onu geri itti. Topu aldı ve koşmaya başladı. İnanamıyorum! Toplu hızı topsuz hızına çok yakın görünüyor!
Topu alıp depara kalkan Azap saniyeler içinde bir sürü geçti ve top hakimiyetini bir an için bile olsun kaybetmedi. Arka arkaya çalımlar atıyor ve yavaşlamadan yoluna devam ediyordu.
(Spiker)-Huzur tüm gücüyle koşuyor ve aralarındaki koca mesafeyi kapatmayı başarıyor. Fakat Beyaz Mucize için çok geç gibi görünüyor! Azap çoktan şut çekmek için pozisyon almış bile. Kaleyle arasında 25 metre var. Sahip olduğu yeteneklerle o mesafeden kesinlikle gol atabilecektir!
Azap bacağını gerip kaslarını ateşledi ve...
(Azap)-Hafif bir başlangıç...
... topu inanılmaz bir hızda uçurdu. Top göz açıp kapayıncaya kadar ağlara çakıldı bile ve kaleci yerinden bile kıpırdayamadı.
(??)-Efendim. Az önceki şut... 117 kilometreye ulaştı.
(???)-Neredeyse dünyanın en iyilerinin seviyesinde ha? Yarınki haber başlığını şimdiden hazırlayın. "Azrail Gençler Ligine İndi."
(??)-Anlaşıldı efendim.
(???)-Ama haberin içeriğini maçın bitimine saklayın. İçimden bir ses çok daha fazlasını göreceğimizi söylüyor.
Gazeteciler düzgün bir haber çıkarabilmek adına dikkatlerini hiç ayırmadan maçı izliyorlardı.
Kalecinin tepki bile veremeyeceği kadar güçlü bir şutla gole ulaşan Azap hiç heyecanlanmadan kendi sahasına dönmeye başladı. Hiçbir şey yapamadan Azap'ın gole gidişini izleyen Huzur ise gülümsüyordu. Gol yediği için üzgün değildi. Dudakları kulaklarına kadar gerilmişti.
(Huzur)-Sen en iyisisin! HAHAHAHAHA!!!!! SEN EN İYİSİSİN AMINA KOYAYIM!!!!!
Kollarını iki yana açıp haykıran Huzur Azap'a döndü. Tüm oyuncular kendisine bakarken Huzur gözlerini Azap'tan ayırmıyordu. Azap bu haykırıştan sonra Huzur'a döndü ve yaptığı tek şey ona bakıp gülümsemek oldu.
Kibirle parlayan o gülümseme Huzur'un içindeki melek görünümlü canavarı delicesine besliyordu.
Huzur santra için orta sahaya gelirken Azap tüm dikkatini ona vermişti.
(Azap)-Sonunda kendini maça verecek misin?
(Huzur)-Uzun zamandır beklediğim o canavar sensin. Elbette ki maça kendimi vereceğim.
Huzur o kadar uzun zamandır kendini zorlayacak bir rakip bekliyordu ki artık kendini nasıl tutacağını öğrenmişti. Hatta buna öyle alışmıştı ki artık normal oyunu seviye düşmüş ve ortalama bir seviyeye belki de daha altına inmişti. Ama artık kendini tutmasına gerek yoktu. Azap olduğu sürece istediği gibi oynayabilirdi. Hatta "Cehennem Meleği" lakabını aldığı zamanlara bile dönebilirdi.
Hakemin düdüğü ardından top Huzur'a verilmişti ve Huzur bir anda gerilip hiç beklenmedik bir şekilde orta sahadan şut çekmişti. Kurtuluş ve Oğuzhan aynı anda topa atılıp topu durdurmak isteseler de top onların sağlam darbelerini aşmış ve gökyüzüne yükselmişti. Top Yücelen'in göğsüne doğru inerken Azap ve Huzur aynı anda zıplayıp kafa topuna çıkmışlardı.
Top ikilinin kafaları arasında kalmış ve ikili yere savrulmuştu. Seçkin o anda ileri atılıp topu almış ve doğruca Kurtuluş'a pas atmıştı. Topu alan Kurtuluş Oğuzhan'la ikili bir oyun kurmuş ve rakip kaleye doğru ilerlemeye başlamıştı.
Hızlı paslaşmalarla ilerlerken Oğuzhan birden topu kaldırmış ve Kurtuluş zıplayarak bir kafa topuna çıkmıştı. Sertçe vurduğu top yerden sekip bir oyuncunun üstünden geçerken Oğuzhan zıplamış ve röveşataya kalkmıştı.
(Huzur)-Kolay mı lan o!?
(Azap)-Ağzımdan aldın sikik melek!
Fakat aniden topun üstüne büyük bir karaltı çökmüş ve iki krampon daha topun bedenine baskı uygulamaya başlamıştı.
(Spiker)-Doğru görüp görmediğimden emin değilim sevgili izleyiciler ama sanırım şu anda bir ilke tanık oluyoruz. 3 oyuncu birden röveşataya kalkmış durumda!
3 beden aynı öfkeyle topa asıldı. Top bir anlığına gökyüzünde dondu. Ardından tiz bir ses yükseldi; parçalanan kumaşın sesi seyircilerin meraklı sessizliği deldi. Ve patladı. Top, üçünün şutuna aynı anda dayanamadı ve patlamaktan kurtulamadı. Kale direğinin üstüne bir kurban gibi asılı kaldı.
(Spiker)-Maç başlayalı henüz 10 dakika oldu sayın seyirciler ve şu anda gözleriniz yanılmıyor. Top patladı. Oğuzhan, Azap ve Huzur'un şutlarına dayanamayan top patladı. Kale direğinin üzerinde duruyor.
(Kaleci)-Siz ne çeşit bir varlıksınız lan!? Bu topların 1 tonluk baskıya dayanabiliyor olması lazım amına koyayım! Alt tarafı 3 kişisiniz!
(Azap)-Tch!
(Oğuzhan)-Azap! Ne bok yemeye Huzur'la bir olup önümü kesiyorsun lan!?
(Azap)-Kes lan sesini! Bu onunla benim aramda! Siktirip gidip kulübede oturun!
(Oğuzhan)-Siktir git lan! Madem futbol senin için bir savaş, o zaman bende o savaşa dahil olacağım!
(Huzur)-Yetişebilirsen yetiş velet! Ama yetişemezsen ağlamak yok!
Üçlü kendi aralarında atışırken oyuna yeni bir top girdi ve hakem kalecinin maçı başlatması kararını verdi.
"Biraz daha hızlı olsaydım..."
Oğuzhan yumruklarını sıkarken maç kalecinin atışıyla başladı ve top yarı sahayı geçene kadar havada kalmaya devam etti. Huzur topu göğsüyle yumuşatıp önüne indirdi. Oğuzhan aniden depara kalktı ve topu almak için ileri atıldı ancak Huzur topu geri çekip üstünden aşırtarak Oğuzhan'ı kolayca geçti.
Ancak Oğuzhan'ın vazgeçmek gibi bir niyeti yoktu. Topuğu yardımıyla hızlıca arkasına döndü ve topu almak için zıpladı. Bunu önceden sezip çoktan havada olan Huzur topu kaçırıp Oğuzhan'a yeniden izin vermedi ve hareketi boşa giden Oğuzhan dengesini kaybedip yere düştü.
(Oğuzhan)-Sikeyim!
(Huzur)-İyi deneme ufaklık. Ama sadece "deneme" işte.
Huzur kısa konuşmalarının ardından koşmaya başladı ve diğer oyuncuları geçip gitti. Azap dışında Huzur'un oyununa tepki verebilen tek kişi Oğuzhan'dı. Fakat o da yeterli değildi. Sadece 1 kişi koca takımı devirip geçiyordu.
Ona karşı koyabilen tek kişi Azap'tı. Hatta Azap Huzur'dan daha bile iyi oynuyordu. Ama tüm bunların arasında onlara yetişemediği için deliren biri vardı.
(Oğuzhan)-Siktir git!
Oğuzhan ayağa kalkarken yumruklarını sıkmış ve dişlerini parçalamak istercesine kendini kasmıştı. Öfkesinden bedeni titriyordu.
(Azap)-Bana öyle bakma ama. Utandırıyorsun beni.
Azap iğneleyici bakışlarıyla ve irrite edici ses tonuyla dalga geçiyordu.
(Oğuzhan)-Senin...
Azap'ın kendisini takmayacağını bilen Oğuzhan konuşmaya çalışmadı bile ve doğruca Huzur'a odaklandı. Huzur ayağında topla öylece bekliyordu. Azap ise sakin adımlarla karşısına geçmişti. Öylece onu izliyordu.
(Huzur)-Başlayalım mı?
(Azap)-Eğer istiyorsan...
Azap daha sözünü bitiremeden Huzur inanılmaz bir hızla yanından geçip gitti. Hızlıca koşmaya devam ederken Azap aniden bağırdı.
(Azap)-Hey sikik melek!
Huzur koşmaya devam ederken arkasına baktı.
(Azap)-Bir şey unutmadın mı sencede!?
Azap o anda ayağında duran topu sektirdi. Huzur hemen önüne döndü ve topu önünde göremedi.
(Huzur)-Lan!?
(Azap)-Sonra görüşürüz!
Azap birden koşmaya başladı ve doğruca kaleye doğru uçtu. Huzur hem en geri dönerken Azap hiç beklemediği bir şekilde kendini aniden ikili bir mücadelenin içinde buldu.
(Azap)-Takım arkadaşına mı saldırıyorsun!? Üzüldüm bak şimdi!
(Oğuzhan)-Kes sesini lan! Arkadaş falan değiliz biz! Düşmanız! Bu maçı kazanacaksak senin değil benim sayemde kazanacağız!
Oğuzhan bir anda kayarak Azap'ın ayağındaki topa vurdu.
(Spiker)-Gözlerime inanamıyorum! Oğuzhan takım arkadaşı Azap'a müdahale ediyor! Takım olmaktan çok düşman olmuş gibi görünüyorlar! Oğuzhan'ın bu hamlesi maçın gidişatını değiştirecek gibi görünüyor sevgili izleyenler!
Yükselen top Beyaz Mucize takımına geçerken Azap topu yeniden aldı ve Oğuzhan'a döndü. Gözlerini devirdi ve bir anda Oğuzhan'ın arkasında belirdi.
(Azap)-Yani. Tüm yapabileceğin tepki bile verememekken maçı kazandırabileceğini düşünüyor musun? Babanın yarısı kadar bile iyi olsaydın seni geçmeme izin vermezdin.
Azap bu konuşmayı yapana kadar Huzur yanlarına gelmişti bile ve tüm gücüyle topa doğru atılıp hamle yapmıştı. Ancak Azap topun üzerine basmış ve topu havaya kaldırmıştı. Sonra da yan bir şekilde zıplayarak etrafında bir dur dönerek takla atmış ve sonra da voleyi vurmuştu.
Top dümdüz bir rotada ilerlerken yavaşça yükselmeye başlamış ve kaleci tepki veremezken top üst direğe çarpıp dışarı uçmuştu.
(Azap)-Tch! Topu kaldırmadan hemen önce dokundun demek.
(Huzur)-Beni o kadar kolay yenemeyeceğini bilmen gerekiyor Azap.
Azap'ın bu havalı hareketi gol olmadığı için seyircilerin hevesleri kursaklarında kalmıştı. Maçın ateşi giderek artıyordu ve Azap'la Huzur yorulmak yerine daha da vahşileşiyorlardı.
(Azap)-Merak etme. Çok daha kolay bir şekilde yenileceksin.
(Huzur)-Göreceğiz!
Beyaz Mucize'nin kalecisi maçı başlattıktan sonra defans oyuncuları hızlı paslaşmalarla topu orta sahaya taşımışlardı. Oradan kanada geçen top hızlıca Huzur'a verildi ve Huzur topu alır almaz havaya kaldırdı. Ardından da koşmaya başladı.
Top karşı kaleye uçarken Huzur peşinden tüm gücüyle koşuyordu.
(Atilla)-Lan! O hareket benim...
Top kaleye iyice yaklaştığında Huzur zıpladı ve röveşata için pozisyon aldı. Durdurulamaz şutu topla buluşacakken bir anda bir karaltı önünü kapattı.
(Azap)-Nereye gidiyorsun lan dalyarak!?!?!?
Azap bir anda uçarak hem aralarındaki mesafeyi kapatmıştı hem de Huzur'un şut yolunu engellemişti.
***
(??)-Buna inanamıyorum. Gerçekten bir maçta 10 gol atmayı başardı. Hem de takımdakilerden daha küçük.
(???)-Bu çocuğu ne yapıp edip A takımına alın.
(??)-Tabii efendim. Hemen işlemleri başlatıyorum.
Adam elindeki bilgi dosyasıyla odadan ayrılırken koltukta oturan adam bilgisayarına uzanmış ve bir dosya açmıştı.
(?)-Daha 13 yaşında ve 20 yaşındaki oyunculardan daha iyi futbol oynayabiliyor. Huzur Ziyan Karadiken. Yoksa üvey ailesinin deyimiyle Huzur Vefa NeşeGönül mü demeliyim? İntihar eden deli futbolcu "Sönmeyen Alev" Ateş Karadiken'in tek ve gayrimeşru çocuğu.
***
(?)-Şaka mısınız lan siz!? Bu çocuk melek falan değil. Cehennemden gelen lanet bir iblis!
(Huzur)-Hoy. Kes sesini de oyuna dön.
13 yaşındaki Huzur gözlerini devirmiş bir şekilde karşısında duran çocuğa bakıyordu. Korkutucu turuncu gözleri ateş gibi parlıyordu. Az önce attığı 10. golüyle birlikte takımının antrenman maçında bir rekor kırmıştı.
(Huzur)-Ayrıca bana melek demeyi kesin! Temiz kalpli veledin teki falan değilim! Cehennemden çıktım ve futbolunuzu kendimle birlikte cehennemin en dibine sürükleyeceğim!
(????)-Sen... lanet bir cehennem meleğinden başka bir şey değilsin velet! Pekâlâ istediğin gibi oynayalım bakalım çocuk!!!
***
Huzur o anda önü kapatılmasına rağmen bunu umursamamış ve ayağının ucuyla topa hafifçe vurup Azap'ın üstünden aşırtmıştı. Sonra da yere iner inmez yeniden zıplamış ve Azap tepki bile veremeden...
(Huzur)-Çift Aşamalı Röveşata.
... topu kaleyle buluşturmuştu. Çektiği şut o kadar güçlüydü ki top ağları zorlayıp delip geçmiş ve reklamların geçtiği dijital ekrana saplanıp kalmıştı.
Yüzündeki bütün masumluk silinmişti. Bomboş bakışları cehennemle yüz yüze gelmek gibiydi.
(Huzur)-Ahhh. Boşalacak gibi hissediyorum.
(Azap)-Gerçek benliğin ortaya çıkıyor değil mi? Tüm gücünü istediğin gibi kullanabileceğin birinin olması ne kadar da harika değil mi?
Huzur'un dudakları gerilip 32 dişini birden ortaya dökerken turuncu gözleri büyük bir şehvetle parladı.
(Huzur)-Tahmin bile edemezsin AMINA KOYAYIM!!! BEN! GERÇEK ADIMLA HUZUR ZİYAN KARADİKEN!!! SENİ TÜRKİYE'NİN EN İYİSİ İLAN EDİYORUM!!! VE O ÜNVANI SENDEN SİKE SİKE ALACAĞIM!!! ANLIYOR MUSUN BENİ!? HEM BURADAKİ HEM DE CEHENNEMDEKİ O LANET TAHTIMI SENDEN ALACAĞIM!!!
(Azap)-Mucize olmaktan vazgeçtin yani!?
(Huzur)-Sikmişim mucizeleri lan!!! İnsanların taktığı sikik isimlere ihtiyacım yok! HUZUR ZİYAN KARADİKEN OLARAK TEK LAKABIM "CEHENNEM MELEĞİ"!!! VE BU DA ÖLÜMÜN İÇİN FAZLASIYLA YETERLİ OLACAK!!!