Son maçtı ülkemin son maçı dünya tarihine ilkleri başarmış olan biz bu maçta herşeyi kanıtlıcaz. Ben Gaye Turgut şuan Dünya Kupası'nın son maçı olan Türkiye-Portekiz maçında şirketimizin sağladığı avantaj sayesinde şuan buradayım. Türkiye yedek kulübesinde beklerken fotoğraf çekiyordum bir yandan elim ayağım titriyordu.
Omzuma dokunan el ile yerimde sıçradım Yusuf abi. "Gaye" dedi yüzüne şaşkın şaşkın bakarak
"Yusuf abi"
"Gaye daha maç başlamadı ne bu heyecan?" dedi haklıydı. Yüzene bakarak ofladım. " Ne biliyim abi ya heyecanlandım" son 16 turundan beri birlikteyiz.
Beni sanki takımdan biriymiş gibi görünüyorlar sadece onlar değil, Türk halkı da öyle sabah altı da onlarla birlikte kalkıp stadyum geliyorum, onlar ne yerse bende yiyorum takım yaşça en küçüğü benim hani benimle yaşıt olanlar bile bana öyle davranıyorlardı. Galiba beni sevdiler.
Yusuf abiyle yedek kulübesine gelmiştik. Ne mutlu bana "Burada heyecandan bayılacak biri var" diyerek beni anons etmişti tebrikler abi alkışlıyorum seni hem de ayakta . Bize bakan Portekizli futbolcularla kendimi iyice rahatsız hissettim. "Abi niye bağıyorsun? Hem herkes bize bakıyor lütfen sessiz mi konuşsak ha?"dedim. Dememle Bertuğ'nun yanımda bitmesi bir olmuştu. Etrafa bir bakış atmıştı off off eridi buralar. " Kim bakıyor benim kardeşime?" beni kolunun altına almıştı. " Aslında beni bıraksanız da fotoğraf çeksem nasıl olur?" diyerek yüzüne bakmaya çalışıyorum evet çalışıyorum çünkü kendisi hâlâ etrafa bakmakla meşguldü. "Bırakın lan kızı işi yapsın" diyen Zeki abiyi kucaklamak istedim. Kolunu altından çıkarak Zeki abiye el sallayarak koşmaya başladım.
Sahayı, taraftarı, gazeteciler, türk bayrağı ve A milli takımımızı çekiyordum. Birbiriyle garip bir şey şekilde eğleniyorlardı ve bu biz yani ülkemizi mutlu ediyordu. Bir kaç poz almak için geriye doğru gidiyordum ki bir bedene çarptım. Özür dilemek için arkamı döndüğümde Joao Névés hemen kendimi uzaklaştırdım.
" I am sorry" (Özür dilerim)
" Can I ask why you are apologize?" ( Neden özür dilediğini sorabilir miyim?) dedi. Gözleriyle beni süzdükten sonra "Journalist girl" Gazeteci Kız mı? Daha iyi bir isim bulabilirdi. Yüzüne bön bön bakarak " When I bump into you, if you have permission, I would like to take pictures of you and your team for the newspaper." ( Size çarptığımda izniniz olursa gazete için takımınızın ve sizin fotoğraflarınızı çekmek istiyorum) dedim. " Yeah, plase" dedim kafa sallayarak teşekkür ettim.
Arkamı döndüğümde Tolga'nın bakışlarının altında ezildim, kendi çok kötü hissettim. Hızlı adımlarla yanıma geldi. Hızlıca kendimi açıklamaya başladım. "Yanlışlıkla çarptım sonra uzadıda uzadı konu b-"
"Şşş sakin ol gördüm olanları iyi misin diye geldim" dedi gözleri o yeşil de boğuluyorum. Başımı salladım. Saçımı kulağım arkasına sokarak "Hep iyi ol" dedi. O antrenman giderken bende olduğum yerde mıhlandım. Sadece onda böyle oluyorum, sadece o beni böyle yapıyor.
Galiba ben sevdim.