İçeriğe geç

Freddy johnson

Bölüm 10 · 2 dk okuma

Freddy johnson

Bölüm 10

10. Bölüm

Times Square’in ekranları gece boyunca yanıp sönmüş, Freddy’nin başı soğuk taş zemine yaslanmış şekilde sabaha kadar orada kalmıştı. Sokakta yatan diğer evsizlerle karışmıştı ama kimse onun aslında bir evsiz olmadığını anlamamıştı. Gömleği buruşmuş, kırmızı ceketinin düğmeleri açık kalmış, saçları alnına yapışmıştı. İnsanlar sabah işe giderken yanından geçmiş, kimse dönüp bir daha bakmamıştı. New York, kimsenin kimseye bakmadığı şehir olmuştu onun için artık.

Dün gece yine iş çıkışı içmişti. Bu yüzden Times Square’in tam ortasında, ışıkların altında uyuya kalmıştı. Zavallı Freddy, hayattan kopmuş gibiydi

Burger King’in Queens şubesinde Freddy, sadece bir müdür değil; çalışanlar arasında saygı duyulan, bazen korkulan, bazen danışılan bir isimdi. Yalnızca görevini yapmakla kalmaz, ekibin arkasında durur, arada sert kararlar alırdı. Kızgın müşteri geldiğinde, onu sakinleştiren, problem çözen, biriydi

Mutfakta yürürken adımları güçlü, bakışları keskindi Çalışanlar arasında saygı sınırını koruyordu; dediklerini yapmayan yoktu. “Freddy’nin dediği olur,” derlerdi. Ama o, bunun ağırlığını da omuzlarında taşıyordu. Her gün bitmek bilmeyen sorumluluklarla, hesaplarla, stresle boğuşuyordu.

Çünkü insanlık nankördü. Freddy bunu çok geçmeden fark etti. Ne kadar içten olursa olsun, samimiyet çoğu insanın gözünde bir zayıflık göstergesiydi. Oysa o, iyi niyetin kutsal bir şey olduğuna inanıyordu. Ama dünya farklı işliyordu. İnsanlar birine yaklaştıkça, onu küçümsemeye başlıyordu. Sınırlar kayboluyor, saygı çürüyordu. Ve Freddy, o kırılma anlarında bir şeyin değiştiğini hissetti.

Zamanla anladı ki, bazı kalpleri kazanmak için değil, korumak için mesafe gerekir. Ve böylece, bir duvar ördü kendine. Kimseyi içeri almayan, ama dışarıdan bakıldığında neredeyse taşlaşmış bir duvar… O duvarın ardında hâlâ gülen, hâlâ seven biri vardı belki ama kimse göremiyordu artık. Çünkü Freddy, kendini saklamayı öğrenmişti. Bu dünyada hayatta kalmak, bazen görünmemekti.

Freddy yerden kalktı. Time Square’ın tam ortasında, sabah trafiğinin ortasında, kalabalığın ayaklarının arasından doğruldu. Üzerinden geçen bakışlar vardı ama kimse durmadı. O da kimseyi umursamadı. Ayağa kalktı, kıyafetlerini hafifçe silkeledi ve hiçbir yere ait hissetmeden yürümeye başladı.

Sabahın ilk ışıklarıyla beraber, hâlâ yorgun, hâlâ dünyaya yabancı bir halde, evin yolunu tuttu. Gözlerinin altı çökmüş, başı biraz sersem ama içinde tuhaf bir boşlukla yürüyordu. Bir yerden sonra, yol değil, alışkanlık götürüyordu onu eve. Kapının önüne geldiğinde bir an durdu çünkü o kapı sadece bir giriş değil, aynı zamanda bir geçmişti.

Bölüm sonu

Sonraki bölüm kilitli

11. bölümü 5 jetonla uygulamada açabilir, kaldığın yerden devam edebilirsin.

0 yorum

Bu bölüme henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu sen yaz.