İçeriğe geç

Forma Numarası 6

Bölüm 7 · 8 dk okuma

Forma Numarası 6

Bölüm 7

Gittin

Gittin

Sabah gözlerimi açtığımda kollarım boştaydı.Dikelip gözlerimi ovuşturdum ve odaya baktım.Odada değildi , sonra ayağa kalktım ve mutfağa gittim ordada değildi.Tüm eve baktıkdan sonra evde olmadığını anladım ve koltuğa hayal kırıklığı ile oturdum.Dün bana sığınmıştı ve bugün sabahda haber vermeden kaçıp gitmişti.Merakla telefonumu elime aldım ve onu aradım ama meşgule atmıştı.Tüm gün onu aradım ve mesaj attım ama mesajıma dönmedi ve telefonlarıma bakmadı.Beni o evde öyleve bıraktı.Gece ben ona destek olmuştum yardım etmiştim.Birşey mi yapmıştım onu rahatsız eden?Sonr akpı çaldı koşarak gittiğim ve hemen açtım.Karşımda Beyza'yı görünce biraz yüzüm düştü ama belli etmemeye çalıştım.

"Sürpriz!"dedikden sonra hemen elimi tuttu.

"Ne bu yüz? Ne oldu sana?"

"Ne yüzü?"dediğimde eve bakıyordu biri var mı diye...

"Benden önce biri mi geldi? "Dedi birden.

"Yok!"desemde anlamıştı ve direk mutfağa ilerledi.Tabakları gördü sonrada odama ilerledi ve hala toplamadığım yatağımı gördü.Ve şüpheyle bana döndü.

"Ülkücük sen benden birşey mi saklıyorsun?"

dediğinde sustum ne diyebilirim ki?Çağrı dün evime geldi ,koynumda yattı diyemezdim.

"Hayır..."dedim en son.Saniyeler sonra ise kendimi onunla balkonda karşılıklı oturmuş kahve içerken buldum.

"Anlat şimdi Ülkücük , ne oldu?Eve kim geldi?Ama bana yalan söyleme."dedi.

"Çağrı."dedim sadece.Gözleri kocaman açıldı ve beklemediğim bir anda bağırdı.

"Sana birşey mı yaptı yoksa deyip kollarıma filan baktı."

"Evet."dedim açıkça.

"Ne yaptı!"

"Kullanıp attı beni."dediğimde tokat yemiş gibi öylece kaldı.

"Nasıl yani?"

"Okuldan çıkışda eve yürüyordum ,midem bulandı kustum.Beni Aras isimli bir çocuk buldu.Bizim okul takımından.Eve öyle gitmemi istemeyince beni evine davet etti.Çokda düzgün biri.Beni misafir etti sonra Çağrı aradı bir numaradan.Geldi beni aldı.Sen niye burdasın diye bağırdı bende bağırdım kavga ettik.Ama hiç iyi görünmeyince yardımcı olmak istedim.Kısacası tüm gece yanımda uyudu ve derdini dinleyip ona destek oldum.Taki sabah beni öylece not bile yazmadan bırakıp gidene kadar..."dediğimde Beyza ağzı açık bana bakıyordu.

"Sen o şerefsizi mı dert ediyorsun yani!"dedi birden.Bunu beklemiyordum...

"Hayır da..."

"Evet dert ediyorsun!Ülkücük boşver şunu ya!"

"Dert etmiyorum da..."

"Ülkücük bu hayatta hiçbir üzüntü erkekler yüzünden olmamalı!O senin gibi mükemmel bir kızı kaybettiği için üzülüyordur eminim!"

Umarım öyledir...

KURAL 3:Gözyaşlarını ve üzüntünü bir erkeğe değil, bozulan makyajına harcamalısın.

(Yazar Anlatımıyla)

Çağrı balkonda oturmuş öylece gökyüzüne bakıyordu.

"Niye böyle birşey yaptım ki?"dedi kendi kendine.Neyden mı bahsediyordu?Hayır şuan Ülkü'yü öylece bıraktığı için lişman değildi ,Ülkü'ye sığındığı için pişmandı.

"Aptalın tekiyim gerçekten."dedi elleriyle yüzünü kapatarak.

Nasıl o kıza sığındım ben?Birde gittim hesap sordum kıza sen niye başka erkeğin evindesin diye.Sanki senin malın Çağrı...diye devam etti kendini kandırmaya çalışarak.

Başka insan mı yoktu?Gittin kızın koynunda uyudun birde...Gerçi niye Aras'ın evinde Aras'ın kıyafetleriyleydi?Sevgililer mi?Sevgili olsalar bana öyle davranmazdı sanırım.diye düşündü bu seferde.Kafası karışıkdı , kendini sorguluyordu neden yaptım diye.Uzun bir süre kendi başının etini yedi sonra ise böyle otururarak duramayacağını farketti ve spor salonuna attı kendini gece gece.Dönüşte ise ne yapacağına karar verdi.

(Ülkü)

Gözümü pazartesi sabahına açtığımda oflayarak yatağımdan kalktım ve büyük bri sırt ağrısıyla giyinip okula yol aldım.Çağrı ile karşılaşmak istediğim son şeyken tahmin edin ne oldu?Kadın müdür yardımcımız yanında basketbol takımının koçu ile geldik ve ikiside durak bana baktı.

"Hocam biz Ülkü'yü alabilir miyiz?"

"Neden?"dedim panikle.

"Alın tabiki hocam." dediğinde ilk önce sınıftaki hocaya sonra bezmiş bir şekilde müdür yardımcısına baktım.Saniyeler sonra kendimi Koç'un odasında budlum.

"Lütfen otur böyle."dedi Erdal hoca gülümseyerek.

"Hocam ben birşey mi yaptım?"dedim.

"Hayır seni bir teklif için çağırdım."deyince merakla baktım.

"Dinliyorum Hocam."dediğimde derin bri nefes alıp güler yüzle anlatmaya başladı.

"Sen şu aralar basketbol takımının kadın yüzü olarak okulda çok popülersindir bundan haberin olduğunu düşünüyorum."

"Malesef hocam yanlış anl-"

"Basketbol takımı formaları için modellik yapıp maçlarımızı yakından izlersen notlarını arttırmayı planlıyoruz."

"Ne?"

"Doğru duydun bu çok iyi bir fırsat.Ama..."

"Ama?"dedim merakla.

"Senden bir isteğim daha var Ülkü'cüm.Senin takım kaptanı ile çıktığın okul dışında basketbolda ilgili kanallarda ünlü oldu ve bu bizim işimize gelmeye başladı."

"Nasıl yani?"dedim telaşla.

"Yüzüm heryerde var ve sevgilim olduğu mu sanılıyor?(!)"

"Şey...Şöyleki doğru ve senden isteğimde şu; Eğer istediğim süre boyunca Çağrı ile çekimlere katılırsan ve onunla yakın davranırsan çok iyi olur böylece gelmediğin günlerde kalkar.Ne diyorsun?"dedi neşeli bir sesle Erdal Koç bu durumdan çok mutlu olmalıydı ,ligde birincilerdi ve birde ünleniyorlardı.

"Hayatta olmaz!"dedim hemen.

"Neden?"dedi Erdal hoca yalvarır gibi.Erdal hoca beni güldürürdü ev onu severdim ama bu konuyu asla kabul edemezdim.

"Ben Çağrı ile hiçbir ortaklık kurmam!"dedim yüksek sesle .

"İyide ne istiyorsun?Ders notların yükselecek ,devamsızlık sıfır olacak ayrıca yanında oldukça yakışıklı boylu poslu takım kaptanı olacak!"dediğinde güldüm.

"Sağolun hocam ben almayayım."deyip kalkarken Erdal hoca beni geri tuttu.

"Okulumuza katkılarından dolayı annen aranıp tebrik edilecek."deyice akan sular durdu.Annem bu konuya çok sevindirdi.Erdal hoca bağrıma basmışdı.Annem benimle gurur duyar ve çok mutlu olurdu bu yüzden kabul etmemek elimde değildi. Ve evet ben teklifi kabul ettim...Bana birçok artısı vardı zaten sadece Çağrı'ya katlanacaktım.Son dersden sonra Erdal Hoca beni Çağırdı.

"Hoşgeldin Ülkü ,Çağrı'da birazdan gelir zaten."dediğinde ister istemez yüzüm düştü.

"Bir sorun mu var Çağrı ile?"dedi Koç merakla.

Var hocam , arkadaş kullanıp yarı yolda bırakanlardanda...

"Yok ."dedim.

"Bunlar giyeceğin kıyafetler."dedi ve elime iki kıyafet verdi.Biri takımın eşofmanı biride tişörtüydü.

"Tamamdır hocam."diyerek soyunma odasına gittim.Ben soyunma odasında üzerimdekileeri değiştirirken birinin girdiğini duyup tedirgin oldum.

"Kimsin?"

"Benim."diyen sert sesi hemen tanıdım.

Bu Çağrı'dan başkası değildi.Onun olduğunu anlayınca son hızda giyinip kendi kıyafetlerimi dolaba koyarak kapıya ilerledim.Ve yanından tek bir laf dahi etmeden gittim.Beş dakika sonra ikimizde hazırdık.

"Sırtsırta verin ve topları ayaklarınız altına alın."dediğinde ikimizde sırtımızı döndük ama aralıklı durduk.Fotoğrafçı güldü.

"Gençler sizin birbirinizle derdiniz ne yakınlaşın biraz!"dedi kahkahayla.Biz sırt sırta verdik ve o fotoğrafı çektiği anda geri ayrıldık bunu gibi birkaç poz daha verdikden sonra tam bitti derken fotoğrafçı kıayeftimizi değiştirip gelmemizi istedi değişeirip geldiğimizdede bize talimat verdi.

"Sen sağ kolunu kıza dola ve birbirinize bakın ."deyince sinirle bağırdım.

"Siz bize basketbol pozunu yoksa çift pozunu verdiriyorsunuz?"dedim sinirle Erdal hoca fotoğrafçıya işaret yaptı ve bende çekip soyunma odasına girdim.Sonra arkamdan Çağrı'nında girdiğini farkettim.

"Ne yapıyorsun sen?"dedi Çağrı öfkeyle ban adoğru gelip.

"Ben seninle saçma sapan rollere girmek için değil basketbol çekimleri için geldim buraya!"dedim bende sinirlenerek.

"Hiç yanındakini düşünmüyor musun?Erdal hoca bana laf edecek! "dedi bağırarak.İyice gelmişti üzerime ve arkamda dolap vardı.

"Ya sen?Sen koynunda yattığın kişiyi hiç düşünmüyor musun?"dediğimde başımın sol tarafında kalan elini dolap kapağına sertçe vurdu.

"Kapa çeneni, sana belirli bir süre tanıdım gereksiz dedikoduları ortadan kaldır dedim ve şimdi sen dediğimi yapmadığın için lanet okulun lanet haberlerinde seninle yanyana yüzüm olacak!" dediğinde yüksek ve sinirli sesi ,öfkeli gözleri beni gerçekten korkutmuştu ve ordan kaçamıyordumda.

"Bundan sonra sana hiçbir şans tanımayacağım.Kaç benden kaçabilirsen."dedi net sesiyle ve dolapdan kıyafetlerini aldığı gibi çıktı.Ben derin bir nefes alıp kıyafetlerimi giydim.Okul kapısına çıktığımda Erdal hoca ile Çağrı konuşuyordu.Erdal hoca beni görünce hemen çağrıya döndü.

"Çağrı akşam oldu Ülkü'yü de eve bırak."dediğinde Çağrı bana baktı bende Hemen Erdal hocaya baktım.

"Hocam hiç gerek yok ben gideyim."deyip arkamı dönecekken tekrar konuştu Erdal hoca.

"Öyle olmaz Çağrı seni bırakır, değil mi Çağrı?"dediğinde Çağrı zorla cevap verdi.

"Bırakırım."dediğinde mecbur ona doğru ilerledim.

Erdal hoca bindiğimden emin olmak için ben motora binene kadar bekledi.Ben Çağrı'nın arkasına biner binmez Erdal Hoca'da arabaya ilerledi.Çağrı birden geri indi.

"Ne oldu?"

"Kask diye bri şey var haberin var mı?"

"Unuttum."dediğimde kaskı pat diye kafama geçirdi.

"Erdal hoca gitti ben eve tek giderim deyip inecekken beni durdurdu."

"İki dakikaya mesaj atıp beni darlamasını istemiyorum.O yüzden seni eve bırakacağım."

"İyide annem evde görmesin."

"Umrumda mı?"dediğinde ofladım ama mecbur inmedim.Motoru hızlı sürmesi beni korkutuyordu ama katlanmaya çalışıyordum.Kalbim çok hızlı atarken evin önüne gelmiştik.Ve annem bizi görünce koşarak yanımıza geldi.

"Çağrı yemeğe kalsana oğlum."dediğinde Çağrı'ya annemin arkasından sert bakışlar attım.

"Yok ben kalmayayım."dedi Çağrı.

"Sizin suratınız niye bu kadar asık tartıştınız mı?"dedi annem ikimizede bakarak.

"Yok annecim birşey hadi içeri girelim."deyip annemi kolundan içeri çekecekken annem kolumdan sıyrıldı.Annem biraz sert bir sesle konuştu.

"İkinizde doğru içeri geliyorsunuz yemek yemeden ikinizide bırakmam bir yere."

"Ben zaten biryere gidemiyoru-"derken annem beni durdurdu.

"Sus."dedi ve Çağrı'da mecbur içeri girdi.

"Anne ya!"dedim oflayarak.Bizi masaya oturttu.

"Evet şimdi anlatın bakalım ne oldu?"dediğinde Çağrı'dan da benden de çıt çıkmadı.

"Ee susarsanız ikinizde gece bu masada uyursunuz."deyince ben cevap verdim.

"Hiçbirşey yok ikimizde yorgunuz ."dedim ama annem şüphe duyuyordu.

"Ben sizden müsade istesem Ülkü'yü dışarı çıkarabilir miyim?" Dedi birden Çağrı.

"Ne?"dedim şaşkınca.

"Halledip gelin sorunlarınızı."dedi annem gülümseyerek ve Çağrı'nın arkasından dışarı çıktım.

"Nereye gidiyoruz ve neden?"

"Biryere gittiğimiz yok seni annenden kurtarmak için yaptım."

"Hani bana yardım etmeyecektin?"dedim merakla.

"İstersen annene gidip herşeyi anlatayım ."dediğinde güldüm.

"Anlatsanda suçlu sensin ben senin kullanıp atabileceğin biri değilim."dediğimde sinirle güldü.Ve dudaklarını yaladı.

"Biliyor musun belkide kendini bu kadar ucuza satmamalıydın."dediğinde içindeki Ülkü bağırdı;

Haklı , sen ona izin verdin.

"Belkide sende bana sığınmamalıydın ,biliyor musun o akşam sana acımıştım."dedim.Beklemiyordu ve söylediklerime hem şaşırdı hemde çok sinirlendi.

"Ben bir hata yapıp sana geldim ama geri dön bir bak istersen bana izin verdin, kollarını açtın.Eğer yapmasaydın ben sana hiçbir zaman adım atmazdım.Ayrıca acınası durumda olan sensin , o kadar yalnızsın ki benim bir lafıma kandın."

Acımasız sözleri tüm vücuduma duvar gibi çarparken öylece kaldım ve tek bir laf bile edemedim.Evet ben bunları ona sinirimden söylemiştim ama onun sinirle dediğini hiç sanmıyorum...Gözlerini gözlerimden hiç ayırmıyordu bende ayırmazdım normalde ama üzüntüm gözlerime yansınasın diye ayırdım.Kara gözleri acımasız bakıyordu bana.Başımı başka hönde gezdirdim ve kabullendim.

"Evet aptalın tekiyim ve bu yüzden kandım."O an ne dediğinin farkına vamış gibi yutkundu ve sustu.Sonra motoruna binip gitti.Bende içeri girdim sahte bir gülümsemeyle.

"Halletiniz mi?"dedi annem merakla.

"Hallettik."dedim ve odama geçtim.

Ne güzel halletmiştik öyle...

~ Acımasız Bakışlar ~

Bölüm sonu

2 yorum